10 Temmuz 2013 Çarşamba

1078NASRETTİN HOCANIN EŞEK DAVASI!


                 

                   TC.

         OSMAN TÜRKOĞUZ

         TC.osmanturkoguz@gmail.com

         İzmir;09Temmuz 2013

ŞOFÖRÜNÜN DE MİADINI DOLDURDUĞU ÇÜRÜK OTOBÜSE BİLEREK, GÜLE, OYNAYA BİNENLERİ BİR UÇURUMUN DİBİNDE, ÖLÜM BEKLER! OSTÜZÜ.

NASRETTİN HOCANIN EŞEK DAVASI!

“Halkı ile savaşan, halkına silah doğrultan bir anlayışı şiddetle kınıyorum!”Kubilay’ımızın başını kesen Derviş Mehmet’in Torunu Bay Bülent Arınç.
BAY HÜSEYİN  BAŞBAKAN YARDIMCISIHALKIN  PARASI İLE ALINAN SİLAHLAR HALKA YÖNNLENDİRİLEMZ!DEMİŞ VE ŞAMAR GİBİ YANITINI DA ALMIŞ:GEZİ PARKINDA HALKIMIZIN ÜZERİNE SIKILAN BİBER GAZLARI,ATILAN MERMİLER VE SIKILAN SULAR KİMİN PARASI İLE SATIN ALINDI?RWSİM YAPIŞTIRILAMADI.

“Seçimle gelenler,seçimle gitmelidir!”Hz. Bekr Bozdağ!

Bendeniz bu yazımı bitirdiğimde, omzumun üzerinden yazımı okuyan bir yakınımın önerisi benim de hoşuma gitti.Padişah-Patlıcan ve Dalkavuk!

Padişahı Zülcelâl Hazretleri;yanlarında Baş dalkavuğu,koruması ve maiyeti olduğu halde,seyahat ederlerken bir Patlıcan tarlasının yanından geçerler.Padişah Hazretleri:”Ben,bu patlıcanın her türlü  yemeğine,karnıyarığına,imam bayıldısına ve kızartmasına bayılırım. Sarımsaklı ve yoğurtlu enfes olur!”Der demez,Baş Dalkavuk ileri atılarak;”Devletlu Sultanım;patlıcan çok mükemmel bir sebzedir;tam padişahların sofrasına lâyıktır!”Der.Padişah bu sefer de:”Bu patlıcan denen nesneyi mutfaklara sokanın başını kesmeli,kart,çekirdekli ve acı bir nesnedir,yiyenin dilini ve damağını da yakar!”Deyince;Baş Dalkavuk:

         “Evet Sultanım, bunun yemeğini huzurunuza getireni falakaya çekmeli!Sadrazam Paşaya ferman etseniz de bu berbat sebzenin ülkeniz dahilinde ekimini yasaklasa!”Der.

         PadişahıRuyuzemin bir kahkahayı hümayun atarak:

         “Bire Nevbekârı, ben patlıcanı metherken sen de methettin. Ben patlıcanı zemmederken sen de zemmettin!Bu nice ahlaktır böyle?”Deyince,Padişahın özengisini öpen Baş Dalkavuk:

         “Devletlu Hünkarım; bendeniz  patlıcanın değil sizin dalkavuğunuzum!”Der. Başsavcımız,Baş Derdimiz Sayın Recep Teyyip Erdoğanın aynı cins sosyal olayları farklı,farklı yorumlamasını,delikten süpürülmek korkusu ile,Bırakma Obama’ya göre yaptığını anlamamız gerek!

         Nasrettin Hoca,cami avlusunun gölgelik bir yerinde otururken; komsularından birisi gülerek Hocanın yanına gelir ve:”Hocam;der,gözün aydın.Senin eşek komşunun eşeğinin boynunu ısırarak öldürdü!”Hoca oturduğu yere iyice yerleşerek:”Bundan hiç te şüphem yoktu.O eşek peygamberleri taşıyan eşeğin soyundandır!Keh! Keh! Keh!Başka bir komşusu :”Hocam o komşu yanlış görmüş!Komşunun eşeği senin eşeğinin boynunu kırarak öldürdü!”Hoca yerinden sıçrayarak ayağa kalkar ve:

         “Şimdi davanın seyri değişti, Atmış Akçeden başlar!”Der.

         Türkiye Cumhuriyetinin Başsavcısı ve üç erki de kişiliğinde birleştiren, Türk ve Türklük düşmanlığını da alenen ilan eden Bay Recep Teyyip Erdoğan, canciğer,kuzu sarması Kardeş kabul ettiği  ve Bodrum’da ailecek tatil yaptığı Suriye Cumhurbaşkanı Beşer Esat’a aniden düşman kesildi.Beşar Esat çok kısa zamanda düşürülecektir tahminini ve emrini de ilan etti.Hatay ilimiz;sığınmacılar maskesi altında meşru ve seçimle gelmiş Beşar Esat karşıtlarının eğitim alanı oldu.Komutanları olan bir  zontirik albayın karargâhı da Hatay ilimizdeydi.İsyancıların adına özgür Suriye ordusu denildi.Yaralıları alenen Ülkemiz hastanelerine getirildi.Beşar Esat düşmediği gibi yeniden Cumhurbaşkanlığına da seçilmişti.Yani Seçimle gelmişti,darbe ile de Başsavcımız ve Barak Obama istedi diye gitmeyecekti.Her şeyi herkesten iyi bilen Büyük ustamız,NATO Muammer Kaddafi’yi düşüreceğinde,görüşünü dünyamıza duyurmuştu:”NATO’NUN Libya’da ne işi varmış?”Buyurmuştu.Sonra da iki bavul içinde 300.000.000 Dolları Libyalı Vatan hainlerine gönderdiği gibi üç savaş gemimizi de NATO’NUN emrine vererek Libya’nın ablukasında görevlendirmişti.

         Hatay ilimizin Reyhanlı ilçesinde 52 Vatandaşımızın ölümüne yol açan patlamanın Suriye tarafından organize edildiğinin anlaşılması                

üzerine,Türk tankları Suriye sınırında bitişik nizamda ve açıkta mevziye sokulmuştu.Suriye’nin bir keşif uçağımızı düşürmesi üzerine de laftan başka bir şey yapamamıştık.Suriye’nin arkasında;Rusya;İran;Çin ve kuzey Kore bulunmaktaydı.Bunların onayı alınmadan da Amerika Suriye’ye bir askeri operasyon düzenleyemezdi.Bizim her şeyi en iyi bilen Büyük Ustamız,Patronundan izin almak üzere acele Waşington’a gitti ve yelkenleri inik olarak ülkemize döndü ve Suriye sözünü etmez oldu.

         Haziran ayının  sonlarına doğru; Urla’da bir iş adamının villasında dinlenirken Mısır’da bir askeri darbe ile çağdışı, Amerikanın ve Müslüman Kardeşlerin Uşağı Mursi devrildi. Une conversatione İmaginaire, Mais c’est la vérité!”

Olayı Sayın Büyük Ustamıza aktaran görevli yanlışlıkla:

“Sayın Başbakanımız; Suriye’de,Genelkurmay Başkanı bir darbe yaparak cumhurbaşkanını ve avenesini tutuklamıştır!”Deyince,sevincinden tavana kadar sıçrayan Bay Recep Teyyip Erdoğan:”Ben,Esed’in devrileceğini söylemiştim,bu sonuç benim eserimdir.Az mı her türlü yardımı etmiştim.Oh ya lellim,ya lellim!Hür Suriye Ordusunu ülkemizde eğittik,her türlü silah ve cephane yardımını da yaptık.O Laik dinsiz Esed Bodruma geldiğinde,Emine Hanıma inat eşinin başını açtırtmıştı.Ona neden mi Kardeşim dedim?Tarihten habersiz gafiller.Ben Osmanlı hayranıyım,içkilerden de ayranın hayranıyım.Osmanlıda kardeş Kardeşi ibreti âlem için öldürtmez miydi?Şimdi anladınız mı?” Peygamber Torunu olduğu halde, Karısının başını açtırtan, Anıtkabirde ağlayarak bizi küçük düşüren o Kral Abdullah’a da bunların hesabını sormaz mıyım?Derken,televizyondan Darbenin Mısır’da yapıldığını öğrendiğinde,tüm dünya duysun diyerek avazı çıktığı kadar:”                                                                                 “Seçimle gelenler,seçimle gitmelidir!”Bana Başbakan yardımcılarımı,Genelkurmay Başkanımı ve Fidanımı bağlayınız.Bakanlarım Dolmabahçe’de toplansınlar.Cuma namazı sonrası,bizim vereceğimiz sloganları atmak suretiyle Mursi lehine gösteriler düzenlensin,gösteriye katılanlara Yirmişer Lira verilsin! Bize bağlı sözlü ve yazılı basın Darbe aleyhinde vereceğimiz sloganları kullanarak derhal yayınlara başlasınlar. Allah kahretsin bunlar hep Anıtkabirdekinin işleri…”

         “Seçimle gelenler seçimle gitmelidir!”Mesajı sürekli bir şekilde kullanıldı.Ve Sayın Büyük Ustamız ve Suriye’de darbe olmadığı için de en büyük yastamız,yeni bir politikayla dünyanın karşısına dikildi.

         Sayın R.Teyyip Erdoğan İstanbul’daki metro açılışında iyice geçmişini kötüledi:

         “MISIR’DA DARBECİNİN YANINDA OLAMAYIZ!”

         “ERDOĞAN İstanbul’daki metro açılışında Mısır için “sözde yönetim”ifadesini kullandı.Ekledi:Darbenin üzerinden Dört gün geçti,biz darbecilerin yanında değiliz.”Darbeyle gelenlere eyvallah demeyiz”.Şunu unutmayın,biz,halkın iradesine saygı duymayanlara saygı duyamayız.”Dedi! Yazılı Basın!

         08 Temmuz 2013 tarihli Sözce’ye bir göz atalım:

         “Suriye’yi bıraktı şimdi derdi Mısır”

“Uzun zamandır Suriye’de Esad’ın devrilmesi için çaba harcayan Erdoğan, bugünlerde Mısır’da Mursi’yi kurtarmak için çabalıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Bağcılar meydanı’nda Esenler Otogar-Başakşehir metro hattının açılışındaki konuşmasında,Mısır’ın,Türkiye’nin özkardeşi ,Kahire’nin de İstanbul’un öz kardeşi olduğunu söyledi.Erdoğan,”Biz,Mısır’da sadece mısır’ın huzuru,istikrarı,özellikle de demokrasinin tarafındayız.EK:Bizim için demokrasi amaç değil,araçtır.Demokrasi treninden istediğimiz istasyona vardığımız da ineceğiz.RTE.Türkiye için!””Mısır halkının tamamı bizim kardeşimizdir.”Dedi.işte Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

         “Mısır’da bir darbe yapılmıştır. Kimse kimseyi aldatmasın/Bırakma Obama’ya taş!/Darbe kime yönelik olursa olsun,kimi koltuğundan indirirse indirsin,kötüdür,zararlıdır,demokrasinin ve geleceğin katilidir!

         Demokrasilerde süre vardır,Demokrasilerde sandık vardır.EK:Demokrasi sadece seçim değildir!1864 Rakımlı tepenin AKP Noteri!”Hesap o süre içinde sandıkta görülür.unun dışında her yol gayrımeşrudur,haksızdır,hukuksuzdur.Meydanlarda toplanmak demokratik bir haktır ama meydandaki kalabalığa,coşkuya,sloganlara aldanıp,hiç kimse meydanları bir ülkenin fotoğrafı olarak sunamaz.”

Tahrir’i görenler acaba Adavviye Meydanı’nı neden

görmüyorlar?Oradakiler Mısır halkı değil m i?Mısır halkı sadece

Tahrir’de mi? Demokrasi arkasına meydanı alanın dayatmalar yapabileceği bir rejim değildir. Darbeye açık,açık darbe diyemeyen darbenin destekçisidir”/Elinde Beysbol sopası ile kendisini arayan BOP Başkanına serzeniş/

“Mısır’da tutuklanan,gözaltına alınan başta sayın Mursi ,Sayın Başbakan olmak üzere tüm siyasetçilerin serbest bırakılmasını bekliyoruz.”

         “Darbeyi kınamayanlar, darbeler karşısında tavır takınamayanlar ilkesizlik,samimiyetsizlik içindeki apoletli sivillerdir.Kalbimiz Mısır halkının kalbi ile bir atıyor!”Sefa MUTLU-Filiz KINIK(AA).Politika çok yüzlülük demekmiş;bu sözleri icraatlarını unutarak, yaptıklarının  tam aksini söylemek bence omurgasızlık ve yüzsüzlüktür.Bence Bay Recep Tayyip Erdoğan,acil olarak görevinden alınıp tedavi edilmelidir.Şizofreni megalomani ile birleşmiş,her ikisinin tabanında da Mitomani var!Ostüzü.AKPLİLERDE,bir darbe korkusunun hezeyanları var!

 

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ

Bir okur hatırlattı.
RTE, Mübarek yıkılmadan önce aynen şöyle demiş:
Halkın demokratik taleplerine hiçbir iktidar duyarsız kalamaz.
Tarihte baskıyla, sindirmeyle ayakta kalan hiçbir yönetim yoktur…
Halka rağmen hiçbir iktidar ayakta kalamaz.
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışına dayanırız.
Buradan Mısır Devlet Başkanı Sayın Hüsnü Mübarek’e içten bir uyarıda bulunmak istiyoruz.
Bizler insanız.
Bizler faniyiz.
Kalıcı değiliz.
Her birimiz ölecek ve geride bıraktıklarımızdan dolayı sorgulanacağız…
Bizler halk için varız...
Halktan gelen değişim arzusunu hiç tereddüt etmeden karşılayın.
Halkı tatmin edecek adımlar atın.
Mısır’ın iyiliği için önce siz adım atın...”
Eğer RTE bu sözlerinde hala samimi ise bu sözleri önce ayna karşısında kendisine söyler, sonra da Mursi’ye hatırlatır!
RTE ve AD eğer samimi olarak Mısır halkına sahip çıkacak iseler, Mısır’da sadece tekrar genel seçim istemez, öncelikle Anayasa’nın halkın tümünü kucaklayacak şekilde düzeltilmesini talep ederler.
2.darbenin de demokrasiye dönüşmesine katkıda bulunurlar.
***

Son söz: RTE’NİN esas derdi Ortadoğu’da gördüğü “Sünni Osmanlı” rüyasına vurulan son darbeye tepki vermektir.

Artık dünyada yapayalnız kaldığının farkında.
Mısır’da demokrasinin korunması, ülkesinde demokrasi istemeyen RTE’NİN umurunda bile değil.
Bari esas tepkisinde samimi olsun.
Madem Mısır’da darbeye karşı; Mısır ile tüm ilişkilerini bir sonraki seçimlere kadar askıya alsın.
Kendi Büyükelçisi’ni geri çağırsın.
Mısır’ın Ankara’daki büyükelçisine kapıyı göstersin.
Ama biliyorum ki o yürek RTE’DE yok.
ABD’nin Ortadoğu temsilciliğinden azil edildiği bir dönemde Mısır’daki darbeye sahip çıkan ABD’yi tersleyemez, sadece sütre gerisinden hamaset nutukları atar!
Dr. Cüneyt Ülsever

“Atatürk, günümüzün en büyük lideridir. Her tarafı düşmanla çevrili, yıkık bir imparatorluktan,   yepyeni bir cumhuriyet yarattı. En önemlisi; sınırlarında hiçbir düşman ülke bırakmadı,  dost devletlerle çevrili bir Türkiye bıraktı.”
Mustafa Kemal’in ölümü üzerine,  Javaharral  Nehru’nun,  tutuklu bulunduğu cezaevinden, Kızı İndire Gandi’ye yazdığı mektup.Osman Türkoğuz;TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İÇ VE DIŞ POLİTİKALARI,S.1
 
 

15 GB'lık kotanın 0,19 GB'ı (%1) kullanılıyor


©2013 Google - Şartlar ve Gizlilik

Son hesap etkinliği: 2 saat önce

Ayrıntılar

Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Blog Arşivi