22 Eylül 2016 Perşembe

2071/BİZ KURALIM DÜNYAYI YENİDEN.


TC.                                                                                                                                                                                               OSMAN TÜRKOĞUZ

              BİZ KURALIM DÜNYAYI SENİNLE!

Tüm arzular duvarlar yasaklar ülkesinde,

Tüm istekler derin, depderin bir kuyuda.

Sap sağır…

Yasaklanmış insanlık, Din ve Allah adına,

Tüm insanlar masallar ötesinde uykuda.

Bir yığın safsata, bir yığın gurur,

Adalet delik kutu, vicdanlarsa sap sağır…

Bir Atom,

                   Bir Hidrojen,

                            Bir de Nötron bombası…

Derin bir sessizlik, derin bir huzur…

Yokolsun tüm şarlatanlar,

Yokolsun din satanlar…

Bir sen kal dünyada bir de ben kalayım,

Kardeşimiz tüm kuşlar, dostumuz tüm hayvanlar…

Ne şeytan olsun aramızda ne melek tavus kuşu;

Ben Âdemin olayım, sen de ol insan Havva,

Aramıza girmesin masaldaki ol Elma…

Bir düzen kuralım insanca yaşamaktan;

Ne kız kardeş uğruna, kardeş kardeşi vursun;

Biri düzen kuralım ki insanca yaşamaktan,

Ulu bir çınar gibi, uludukça ulusun…

 

 

 

16 Eylül 2016 Cuma

2070/İFTİRA.


  TC.                                                                                                                                              OSMAN TÜRKOĞUZ

                İFTİRA!

Emekli olunca insan, bir de yaşlanınca

Yapayalınız kalırmış!

Bir masaldır bu, mış,mışla biten:

Ben bir subaydım tığ gibi,

Vatan derdim, çamurlara bulanırdım,

Görev derdim nice dağlar dolanırdım,

Nerede olay varsa orada olandım,

Ayak izlerim mührüdür dağlarımızın…

Yüreğimde üç şey taşırdım:

ULUS, CUMHURİYET VE VATAN,

BEYNİMDE MUSTAFA KEMALDİ YATAN…

Bunlardan başka servetim de yoktu,

Hâlâ da yok, öyle ya.

Diskim kaymıştı, bir aracı sırtımızda taşırken,

Romatizma oldum dağlarımızın ayazında,

Haksızlıkla boğuştum, Hırsızlarla da savaştım,

Çağdaşlaşma yolunda, yumuşak değildim,

Granitten daha sert bir taştım…

İyi yerlerde yaşadılar Yalakalık edenler,

Ve sonra ve sonra öldüler birer, birer…

Yatan, yiyen ve çalanlar çok mutlu,

Sülalecek yükselmeye de umutlu…

Şeker hastası oldum, meyve yemem de yasak,

Önceleri de yasaktı, parasızlıktan,

Et yemem yasak değildi amma,

Eti de yiyemiyordum, anlayın işte…

Terör, Merör, Enflasyon,

Romatizma, bel fıtığı ve şeker,

Hizmet etti bu Üç dostu hediye,

Bunlarla yaşarım, bunlarlayım her yerde…

İftira etmiştir,kim dediyse,Osman yalınızdır diye….

 

 

 

15 Eylül 2016 Perşembe

2069/İKİ DEMEÇ,İKİ KİŞİLİK!


         TC.                                                                                                                               
                                                                                                                                      
OSMAN TÜRKOĞUZ                                                                                                                                                                                                          OSMANTÜRKOĞUZ                                                                                                                                       
 
osmanturkoguz@gmail.com                                                                                                    
 TVÇeşmealtı,15 15Eylül 2016.

                        İKİ DEMEÇ, İKİ KİŞİLİK!

         “Öğretmenler; Cumhuriyet sizden FİKRİ HÜR, VİCDANI HÜR, İRFANI HÜR nesiller bekler. Öğretmenler, yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır. Cumhurbaşkanımız Mareşal Gazi Mustafa Kemal.

         “EY Karamanda, Kuran Kursunun erkek öğrencileri düzen kuran kursu öğretmenleri, yarınki NONOŞLAR VE POLİŞTİKACILAR sizin eseriniz olacaktır.”AKEPENİN AİLEDEN SORUMLU KADIN BAKANI.

12 Eylül 2016 Pazartesi

2068/PRUSYALI YÜZBAŞIG.VON SCHARNHORST

                TC.                                                    OSMANTÜRKOĞUZ                                                                                                                                                                osmanturkoguz@gmail.com                                                                                                           TV.Çeşmealtı,12 Eylül 2016.

                   PRUSYALIKURMAYYÜZBAŞI,                                                                                    /GENERAL/ GERHARD VON SCHARNHORST./1755-1813/.

Türk ordusunda bir Yüzbaşı Scharnhorst yok mudur?!

Korsikalı Küçük Onbaşı Napoléon Bonapart/1769-1821/Avrupa devletlerini, Prusya, Avusturya ve Çarlık Rusya’yı yendikten sonra, Avrupa haritasını yeniden çizerek, yenik devletlere de yaptırımlar uygulamıştı. Tıpkı, Sevr anlaşmasının Osmanlıya uyguladığı yaptırımlar gibi. Osmanlı Ordusunun mevcudu 50.700 askerden oluşacaktı. Prusya Kırallığının asker mevcudu da 150.000 askerle sınırlandırılmıştı. Kurmay Yüzbaşı Gerhard von Scarnhorst’un Prusya Genelkurmay Başkanlığına sunduğu bir plan hemen uygulamaya konulmuştu.150.000 kişi üç aylık eğitiminden sonra, silahları ile birlikte terhis edilecek, hemen 150.000 kişi silâhaltına alınarak, bunlar da üç aylık eğitimden sonra terhis edilerek bu sistem sürekli işletilecektir. Bu sayede, Prusya çok güçlü bir silahlı kuvvete kavuşturulmuştur. Bismark sınıfı bir savaş gemisine SCHARNHORST adı verilmişti.18 Haziran 1815’te,Belçika’da WATERLO meydan muharebesinde yenmek mümkün olmuştu. AKEPE iktidarının başı, Bay Recep Tayyip Erdoğan Bey, SEVR’İN 168’İNCİ MADDESİNİ UYGULAYARAK TÜM ASKERİ OKULLARIMIZI KAPATMIŞTI. Ulusal Kurtuluş Savaşımızda, Ankara’da cebeci’de çadırlı Karaharpokulu açmıştık.Türk Silahlı Kuvvetleri için,SUBAY VE ASTSUBAY YETİŞTİRME YOLLARINI BULACAK BİR KEMALİST KOMUTANIMIZ YOK MUDUR?!Artık uyanmak zamanı çoktan gelmiştir,İmam YEMİN VE KASEMİNİ UYGULAMAK ÜZEREDİR.

2067/BAYRAK,EGEMENLİĞİN ULUSAL ONURUN SİMGESİDİR.


              TC.                                                                                                                                                                                                    OSMANTÜRKOĞUZ         osmanturkoguz@gmail.com                                                                                           TV.Çeşmealtı,12 12Eylül 2016

                       BAYRAK; EGEMENLİĞİN, BAĞIMSIZLIĞIN

                                               VE

                           BİR ULUSUN ONURUNUN SİMGESİDİR.

İŞGAL EDİLEN BİR ÜLKENİN,ÖNCE BAYRAĞI DİREKTEN İNDİRİLİR VE KULLANIMI DA YASAKLANIR.TÜRKİYE DE 15SENEDİR İŞGAL ALTINDADIR.OSTÜZ.

         15 Mayıs 1919,Albay Zafiriu/Zaferidis/’in EVZON/EFSUN/ tümeni, Konak iskelesinden İzmir’e çıkmaktadır. Çevre zevkten dört köşe olmuş, Osmanlı vatandaşı yerli Rumlarla doludur. Vilayet konağında Türk bayrağı dalgalanmaktadır. İzmirli Meyhaneci Yani’nin oğlu, atının üstünde, elinde Yunan bayrağı ile ilerlemektedir, birden bir tabanca patlar,”Anamu!” Diye inleyen Yunan bayraktarı, elindeki bayrakla yere yuvarlanır. Yunan ulusunun egemenlik sembolü ve onuru yerlere serilmiş olur. Tabancasını ateşleyen Kahraman Osman Nevres Bey,/Hasan Tahsin/ iskeleye kaçan Yunanlılarca hemencecik şahit edilir. İzmir Vilayet konağındaki Türk bayrağı indirilerek, Türk Ulusunun onuru ve gururu ile yere serilir.3 sene,3 ay ve Dört gün sonra,09 Eylül 1922 günü, İzmir vilayet konağındaki Yunan bayrağı indirilerek, Üç Türk subayı tarafından,/Süvari Yüzbaşı Şerafettin İzmirlioğlu, Süvari Teğmen Ali Rıza Akıncı, Süvari Teğmen  Kâzım/halkımızın gözyaşları arasında, Türk bayrağı, Türk ulusunun egemenliği ve kanlarıyla koruduğu onuru bayrak direğine çekilir. Vatan hainlerince indirilen Türk bayrağı, Türk ulusunun onuru bedeli ödenerek lâyık olduğu yere çekilmiş olur…

         19 Ekim 2009 senesindeyiz, demokratik usullerle yapılmış olan genel seçimle yine de iş başına gelmiş olan Türk ve Türklük düşmanı bir siyasi parti iktidardadır. Türk bayrağının kullanılması, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasının TC. Harfleri de yasaklanır. Türk, Türklük ve ATATÜRK aleyhinde ihanetler Ayyuka çıkmıştır. Manisa’da bir Trafik polisi, aracına Türk bayrağını asan bir Türk vatandaşına ceza kesmiştir. Taksimdeki gezi olayında, Türk bayrağı satan bir fakir vatandaşa Tayyiban polisi etmediğini bırakmamıştır. 19Ekim2009’da,Habur sınır kapımızda bir cümbüş vardır, Yüzbin bölücü Kadın ve Erkek, meydanlarda halay çekmekte, bayrak kabul ettikleri Üç renkli bir bez de rüzgârda dalgalanmaktadır. Silopi’den helikopter ile getirilen Çadır Mahkemesinin Hâkim ve Müddei hususisinde de büyük bir telaş vardır. Alelacele yargılama yapacakları yerin duvarındaki Türk Bayrağını ve Atatürk fotoğrafını yerinden sökerek saklarlar. Aslında indirdikleri şey, Türkiye Cumhuriyetinin Onuru ve Egemenliğidir. Etrafı bayrak olarak dalgalandırılan renkli bezlerle çevrili bir yerde, egemenliği yok edilen bir devletin mahkemesi yargılama yapamaz. Mahkemeler, cinslerine göre, yasa ile kurulmaktadır. Gelen 34 Anarşistin her biri  Yedişer dakikada yargılanacaktır.Tüm Anarşistler,pişmanlık duymadıklarını ve başkanları Abdullah Öcalan’ının emrine uyarak,barışa katkı sağlamak için, Türkiye’ye giriş yaptıklarını söylemişlerdir.Kepazeliğin sonunda da,büyük bir saltanatla Diyarbakır’a yönelmişlerdir.

2066/BAYRAK,EGEMENLİĞİN ULUSAL ONURUN SİMGESİDİR.


              TC.                                                                                                                                                                                                    OSMANTÜRKOĞUZ         osmanturkoguz@gmail.com                                                                                           TV.Çeşmealtı,12 12Eylül 2016

                       BAYRAK; EGEMENLİĞİN, BAĞIMSIZLIĞIN

                                               VE

                           BİR ULUSUN ONURUNUN SİMGESİDİR.

İŞGAL EDİLEN BİR ÜLKENİN,ÖNCE BAYRAĞI DİREKTEN İNDİRİLİR VE KULLANIMI DA YASAKLANIR.TÜRKİYE DE 15SENEDİR İŞGAL ALTINDADIR.OSTÜZ.

         15 Mayıs 1919,Albay Zafiriu/Zaferidis/’in EVZON/EFSUN/ tümeni, Konak iskelesinden İzmir’e çıkmaktadır. Çevre zevkten dört köşe olmuş, Osmanlı vatandaşı yerli Rumlarla doludur. Vilayet konağında Türk bayrağı dalgalanmaktadır. İzmirli Meyhaneci Yani’nin oğlu, atının üstünde, elinde Yunan bayrağı ile ilerlemektedir, birden bir tabanca patlar,”Anamu!” Diye inleyen Yunan bayraktarı, elindeki bayrakla yere yuvarlanır. Yunan ulusunun egemenlik sembolü ve onuru yerlere serilmiş olur. Tabancasını ateşleyen Kahraman Osman Nevres Bey,/Hasan Tahsin/ iskeleye kaçan Yunanlılarca hemencecik şahit edilir. İzmir Vilayet konağındaki Türk bayrağı indirilerek, Türk Ulusunun onuru ve gururu ile yere serilir.3 sene,3 ay ve Dört gün sonra,09 Eylül 1922 günü, İzmir vilayet konağındaki Yunan bayrağı indirilerek, Üç Türk subayı tarafından,/Süvari Yüzbaşı Şerafettin İzmirlioğlu, Süvari Teğmen Ali Rıza Akıncı, Süvari Teğmen  Kâzım/halkımızın gözyaşları arasında, Türk bayrağı, Türk ulusunun egemenliği ve kanlarıyla koruduğu onuru bayrak direğine çekilir. Vatan hainlerince indirilen Türk bayrağı, Türk ulusunun onuru bedeli ödenerek lâyık olduğu yere çekilmiş olur…

         19 Ekim 2009 senesindeyiz, demokratik usullerle yapılmış olan genel seçimle yine de iş başına gelmiş olan Türk ve Türklük düşmanı bir siyasi parti iktidardadır. Türk bayrağının kullanılması, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasının TC. Harfleri de yasaklanır. Türk, Türklük ve ATATÜRK aleyhinde ihanetler Ayyuka çıkmıştır. Manisa’da bir Trafik polisi, aracına Türk bayrağını asan bir Türk vatandaşına ceza kesmiştir. Taksimdeki gezi olayında, Türk bayrağı satan bir fakir vatandaşa Tayyiban polisi etmediğini bırakmamıştır. 19Ekim2009’da,Habur sınır kapımızda bir cümbüş vardır, Yüzbin bölücü Kadın ve Erkek, meydanlarda halay çekmekte, bayrak kabul ettikleri Üç renkli bir bez de rüzgârda dalgalanmaktadır. Silopi’den helikopter ile getirilen Çadır Mahkemesinin Hâkim ve Müddei hususisinde de büyük bir telaş vardır. Alelacele yargılama yapacakları yerin duvarındaki Türk Bayrağını ve Atatürk fotoğrafını yerinden sökerek saklarlar. Aslında indirdikleri şey, Türkiye Cumhuriyetinin Onuru ve Egemenliğidir. Etrafı bayrak olarak dalgalandırılan renkli bezlerle çevrili bir yerde, egemenliği yok edilen bir devletin mahkemesi yargılama yapamaz. Mahkemeler, cinslerine göre, yasa ile kurulmaktadır. Gelen 34 Anarşistin her biri  Yedişer dakikada yargılanacaktır.Tüm Anarşistler,pişmanlık duymadıklarını ve başkanları Abdullah Öcalan’ının emrine uyarak,barışa katkı sağlamak için, Türkiye’ye giriş yaptıklarını söylemişlerdir.Kepazeliğin sonunda da,büyük bir saltanatla Diyarbakır’a yönelmişlerdir.

11 Eylül 2016 Pazar

2065/GEÇMİŞ SEVDALARA SERENAT.


           TC.                                                                                                                                                                                       OSMAN TÜRKOĞUZ

             GEÇMİŞ SEVDALARA SERENAT,,,

Koyu Mavi denizde, uçuk beyaz bir gemi,

Acep yerinde durur mu, yoksa çekip, gider mi?

Ufukta bir beyaz martı, kocaman kanatlarında,

Yılın bütün özlemleri, bu solgun akşamlarda acep

Yuvasına, yavrularına döner mi?

Unutulmuş günlerin akşamında,

Başka bir ülkede görülmüş rüya,

Acep Eski renkleriyle geri döner mi?

Düşen Sarı yapraklar, solgun renkli çiçekler,

Bir mevsimden sonra acep yeniden doğar mı?

Yıllarca önce solan tebessümler,

Gün gelirde yeniden eski sıcaklığında

Bir başka göze acep doğar mı?

Kulaklarım sesine Kabe, gözlerim hayaline çerçeve,

İsteseydin bir tek kere,

Canımı verirdim seve, seve…

Günü geldiğinde acep, küllenmiş yorgun ateş,

Kor haline gelerek sevenleri kavurur mu?

Yoksa unutulmuşluk mevsiminde yeniden,

Kül olurda   rüzgârlarda savrulur mu…

2064/BU DELİ GÖNLÜM VAR YA.


    TC.                                                                                                                                                                                        OSMAN TÜRKOĞUZ

             BU DELİ GÖNLÜM VAR YA,,,

Dal boynun, iri gözün ufkun üstünde durmuş,

Yanağının gül rengi güllere örnek olmuş.

Bu şiirle yıkılan, kahrolan Deli gönlüm,

Yıllar yılı bıkmadan seni arayıp durmuş…

Gökyüzümü fırtınalar, bulutlar kapatmış,

Dalgalarla kabarmış Engin Mavi denizler,

Turnalar uçup gitmiş, yuvaları hep boşmuş,

Bu deli gönlüm var ya sana tutuşup, yanan,

Bıkmadan, usanmadan seni arayıp durmuş…

Yokluğunla kararmış şafağın gül ahengi,

Yoktur hiçbir kadında, dudağının al rengi,

Bu deli gönlüm var ya, güzelliğinin dengi…

 

 

2063/YAŞAM ÇIKMAZ SOKAK MI!


TC.                                                                                                                                                                                                    OSMAN TÜRKOĞUZ

                 ÖMÜR BİR ÇIKMAZ SOKAK MI?

Gönlüm coşkun bir ırmak, çöllerde akıp, gitmiş;

Sevgim pembe bir yumak, ellerde solup, gitmiş.

Ömrüm coşkun bir gurur, dağlarda bitip, gitmiş,

Zaman renkli bir selmiş, elimden kayıp, gitmiş.

Dudağımda türküler, gözlerimde tüm renkler,

Alaca karanlıkta, nedense uçup, gitmiş.

Zaman çıkmaz bir sokak, bu çıkmaz sokaklarda,

Tüm sevdiklerim,birer,birer hep gitmiş…

 

2062/GÖNLÜM ESKİ BİR SAAT.


                        TC.                                                                                                                                                                                             OSMAN TÜRKOĞUZ

             GÖNLÜM ESKİ BİR SAAT.

Gönlüm Eski bir saat,

Yeni zamanlarda hep seni vurur,

Gönlüm çok eski bir saat,

Akrebi sende, yelkovanı sende durur.

Ayları günlere getirir, yılları aya,

Zamanı durdurur içinde,

Birlikteyken seninle,

Zamanla birlikte öylece durur…

Sürekli mutluluk, sürekli teklik işte budur.

Gönlüm Eski bir saat,

İşlediği yepyeni zamanla sen,

Seni ne çok sevdiğimi, Ah, bir bilebilsen…

İzleyiciler

Blog Arşivi