16 Ekim 2016 Pazar

2092/BİRİSİ VATAN HAİNİ,DİĞERİ CUMHURBAŞKANIMIZ.


TC.                                                                                                                                                                                        OSMANTÜRKOĞUZ                                                          osmanturkoguz@gmail.com                                                                                                     TV.Çeşmealtı,16 Ekim 2016.

        Biri vatan Haini,diğeri de onun önerilerini uygulayan Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı?!

              TÜRKÜN KARA KİTABI, YUNAN MEZALİMİ.

                                 KADİR MISIRLIOĞLU, İLKİ:1966.

        “KEŞKE YUNAN GALİP GELSEYDİ?!AKEPEYE yakınlığı ile bilinen Kadir Mısırlıoğlu,28 Mayıs tarihli  videosunda:”Beni tefe koyarlar ama,keşke Yunan galip gelseydi.Ne hilafet yıkılırdı.Ne şeriat yıkılırdı.Ne medreseler lağvedilirdi,ne de hocalar asılırdı.”Aydınlık Gazetesi,15 Ekim 2016.Bu günkü yalakalığı.Geçmişine bir bakalım.”İstanbul Üniversitesinde verdiği bir konferansta,Çanakkale zaferi yoktur,İngiliz topçusu kendi birliklerini öldürmüştür…Eski yazı değil,eskimez yazıdır…Hezeyanlardan sonra Atatürk’e hakaretler yağdırmıştır.Kemalizm’in üç dayanağı vardır:1-LATİN ALFABESİ,Bay Recep ve ekibi:”Kuran harflerini değiştirdiler,bir gecede ülke cahil kaldı” buyurmuştu.-LAİSİZM,3—MEDENİ KANUN.Bunları yıkmadan Kemalizmi yıkamazsınız?!Demişti.Bay Recebin Kuran kursu yemini:”Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmistir. Hayatını Mustafa Kemâl dinsizliği ile savaşa adayacağıma. Türkiyye’yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime.Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, Kısa zamanda ümmet esasına dayanan. şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma, dînim, Allahım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem erderim." ,İspanya’dan LAİKLİK KALKACAKTIR beyanı,Ülkemizdeki medeni Kanun düşmanlığı bu Hainin önerilerinin uygulanmasıdır.Eşmede elimize geçen bandı üzerine hazırlık soruşturmasını ben yapmış,dosyayı da 25 Ocak 1972 tarihinde,Eskişehir Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığına teslim etmiştim.Yargılanması sonunda YEDİBUÇUK SENE HAPİS CEZASI ALMIŞTI.Hapisten çıktıktan sonra gittiği Suudi Arabistan’dan Turgut Özal getirterek Kültür ve  Turizm Bakanlığına müsteşar olarak atamıştı…Daha önceki durumuna bir bakalım:Garp Cephesi Komutanı Mirliva İsmet Paşa,içinde Halide Edip Adıvar’ın da bulunduğu Yunan Mezalimini Araştırma Komisyonu  kurmuştu.Bu komisyonun hazırlamış olduğu belgeler,çok sonraları, Genelkurmay Başkanlığı HARP TARİHİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI TARAFINDAN ÜÇ CİLT OLARAK YAYIMLANMIŞTIR…Kadir Mısırlıoğlu,Yunan Mezalimi adlı kitabı,bu belgelerden yararlanarak yayımlanmıştır.Okuyalım:Evvel TÜRKLERDENDİ,şimdi de,KAÇ—AK  Saraydan ve Yunanlılardan…

Kitabının tanıtımı:“Gerçek Tarih:”


“Gerçek Tarih'in Müstesna Adresi:”


“Kadir Mısıroğlu, Yunan Mezalimi (Türk’ün Siyah Kitabı), Sebil Yay. 9.Baskı, İstanbul 1976 (1.Baskı 1966), 409 sayfa. “


“Tavsiye Edilen Kitap: Kadir Mısıroğlu, Yunan Mezalimi (Türk’ün Siyah Kitabı), Sebil Yayınevi, 16. Baskı, İstanbul 2009 (1. Baskı 1966), 409 sayfa.”

“Açıklama:

Türk’ün Siyah Kitabı (Yunan Mezalimi) adiyle ilk defa 1966 yılında umumi efkâra sunulmuş bulunan bu eserin muhtevasındaki acı gerçekler, derhal müthiş bir heyecan ve alaka uyandırmıştı. Çünkü yıllardan beri unutulmuş ve üzerine çok defa resmi ellerce sünger çekilmiş bulunan bu Yunan şekavet ve mezalimini hatırlayıp ders ve ibret almanın tam zamanı idi.

Gerçekten vaktiyle Anadolu’ da icra edilen hailevi cinayetler ve tatbik mevkiine konulan korkunç imha programı kırk yıl sonra aynı düşman tarafından bu defa Kıbrıs Türklüğü’ ne karşı sahneye yeniden çıkarılmış bulunuyordu.”

http://sebilyayinevi.com/index.php?route=product/product&product_id=88

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın, “Yunan Mezalimi, Türk’ün Siyah Kitabı” adlı eserinden dolayı Kadir Mısıroğlu’na takdir ve teşekkürlerini bildiren mektuplarından biri:

Sayın Kadir Bey,

Türk’ün Siyah Kitabı’nı büyük bir ilgi ve ibretle okudum. Yazılarınız Tercüman gazetesinde tefrika edilirken bunları her gün İngilizceye tercüme ederek muhafaza etmiştim. Temas ettiğim ecnebi diplomat ve gazetecilere bunlardan pasajlar okuyarak bütün bu vahşeti unutan bir millete aynı düşmanın aynı vahşeti 42 sene sonra Kıbrıs’ta yeniden reva gördüğünü anlattım. Yunanlılar ile, bu bakımdan, kat’i şekilde hesaplaşmak icab ettiğini ifade ettim. Türk’ü barbar bilen bu insanlar, bu ifşaat karşısında hayrete düşüyorlardı. Çünkü Anadolu’da Türklerin Yunanlılara karşı çok barbarca hareket ettiklerine inanmış kimselerdi. “Biz bunları bilmiyorduk” diyenler çok oldu. Yazılarınıza esas teşkil eden raporların İngilizce veya Fransızca olarak yayınlanıp yayınlanmadığını soranlar oldu. Kat’i bir cevap veremedim. Bu raporların İngilizce veya Fransızca metinleri mevcutsa veya bunlar kitap halinde neşredilmişse, bunların yeniden neşri yollarını aramak isabetli olacaktır. Bu hususta beni aydınlatırsanız memnun olacağım.

Eğer bu raporların İngilizce veya Fransızca metinleri mevcut değilse sizin kitabınızdaki kısımları İngilizceye neşretmekte de faide vardır kanaatindeyim. Eğer siz de aynı kanatta iseniz, kitabınızda bu raporlarla ilgili kısımları, Kıbrıs’taki vahşetle mukayeseli bir şekilde, İngilizce olarak kaleme almak ve bunların kitap halinde neşrini sağlamak istiyorum. Buna bir itirazınız var mı? Lütfen bana bildiriniz. Neşredilecek böyle bir kitap daha ziyade propaganda olarak dağıtılacağı için kitabın satışından bir kâr temin etmek bahis konusu değildir. Kitabın neşrini finanse edecek resmi veya gayri resmi teşekkülleri bulmak gerekecektir. Hariciyemizin böyle bir kitabın neşrini destekleyip desteklemeyeceğini bilmiyorum. Sizin de fikrinizi almadan temas etmek istemedim.

Bu konu ile ilgili düşüncelerinizi bildirirseniz memnun ve müteşekkir olacağım. Dostu ve düşmanı yeni nesle tanıtmak yolunda attığınız bu değerli adımdan dolayı sizi candan tebrik eder, en derin saygılarımı sunarım.”

(Imza)

“Rauf R. Denktaş.”

 

 

15 Ekim 2016 Cumartesi

2091/YENİ ANAYASA YUTTURMACASI.


TC.                                                                                                                                                                              OSMANTÜRKOĞUZ                                                                            osmanturkoguz@gmail.com                                                                                                                TV.Çeşmealtı,15 Eylül 2016.

                    YENİ ANAYASA YUTTURMACASI?!

         Bay Recep Beyimizin Kuran Kursunda ettiği yeminini yerine getirmeye yönelik,Recep Beyin,Mecliste ettiği yeminlere ihanetinin belgesidir.
         Anayasalar ve askeri talimnameler kanla yazılır. Ostüzü.
         AKEPE’NİN Baş yalakalarından Bay Bekir Bozdağ,öyle bir laf etti ki,osursa daha iyiydi:”Gerçekte var olarak işletilen fiili başkanlık durumunu hukuki hale getirelim?!””İstediğiniz kadar yok deyin,fiili başkanlık vardır!”Buyurmuş?!HUKUKİ DURUM OLMADAN FİİLİ DURUM,ANAYASAL SUÇ DEĞİL MİDİR?!Adnan Menderesi neden astık öyleyse.İhanetiniz reddedilirse,kendinize ait hükmü siz vermiş olmuyor munuz?!Ey zavallı Bekir uyan,ettiğin yeminlerden utan,eğer utanmamızı da yitirmesiyseniz?Referandum,sürüye de onaylatmak için mi?!Sayın Bay Recep Bey ile onun Stepnesi Bay Bahçelinin durumu,kendisini istemeyen nişanlısını,”Ya benimsin Ya da karayerin?!”Diyerek, âlemin gözü önünde, öldüren zavallı biçare Erkek’in durumu gibidir.Bunlar,iktidarı mülkiyetlerinde  sanmaktadırlar,cesur tabipler yok mudur?!Ey Sayın Dr. Mustafa Altıoklar?!
         Anayasa değişikliği için kaç milletvekili ve kaç oy gerekir: TBMM’DE anayasa değişikliği önerisi, 330 milletvekilinin onayını alırsa, Referanduma gider ve 367 milletvekiliyle de yeni bir anayasa yapılabilir. Anayasa değişikliğinin nasıl yapılacağı T.C. Anayasasında belirtilmiştir. Anayasa değişikliği 1/3= 184 Milletvekili tarafından Türkiye Büyük Milletvekilleri Meclisine teklif edilir. Kabulü için ise nitelikli çoğunluk gerekmektedir. Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları bir daha görüşülmek üzere TBMM ne gönderebilir. Meclis geri gönderilen kanunu üye tam sayısının 2/3 ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bunu halkoyuna sunabilir. Meclisçe üye tamsayısının 3/5—330-- ile veya 2/3---367-- az oyla kabul edilen anayasa değişiklikleri Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği zaman halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazetede de yayımlanır. Doğrudan Ya da Cumhurbaşkanının iadesi üzerine Meclis üye tamsayısının 2/3—367-- ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya maddeleri Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Bunlar Resmi Gazetede yayımlanır. Halkoyuna sunulan kanun değişikliklerin yürürlüğe girmesi için halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul olması gerekir.
Salt çoğunluk=276 Milletvekili. Yarıdan bir fazla çoğunluk.
Basit çoğunluk: Kifayetsiz sayısal çoğunluk.  Karar almada yetersiz çoğunluktur.                                                                                              Asgari karar yeter sayısı:139.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2090/ÜLKEMİZDE NAMUSUN MİRASI REDDİ MİRASA UĞRAR.

:OSMAN TÜRKOĞUZ,CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN AHMET NECDET SEZER AİLESİ,MUSTAFA KEMALİN SON GAZİSİ MUSTAFA ŞEFİK BİNGÖL GİBİ,NAMUSLARINI,ŞEREFLERİNİ,VATAN,MİLLET SEVGİLERİNİ ÇANKAYA KÖŞKÜ İLE BİRLİKTE TÜRK ULUSUNA VE İNSANLIĞA MİRAS OLARAK BIRAKIP GİTTİLER.KİRLENENRELCE REDDİ MİRASA UĞRATILDILAR.

14 Ekim 2016 Cuma

2089/SÜRÜ,ÇOBANININ PEŞİNDEN GİDER.

    osmanturkoguz@gmail.com  
   TC.OSMAN TÜRKOĞUZ   
    TV.Çeşmealtı;14 Ekim 2016.

         SÜRÜ,BİR TUTAM OT İÇİN ÇABANIN PEŞİNDEN GİDER!?

        “Bizde de şimdi okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor. Ben açıkçası korkuyorum, ben her zaman cahil halkın ferasetine güveniyorum;” diyen, Sebahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Arı cahil, okumamış halka daha çok güvendiğini belirtti. Arı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a övgüler düzerek sürdürdüğü konuşmasında "Ülkeyi ayakta tutacak olanların okumamış cahil halk," olduğunu da iddia etti. Yeni Türkiye'nin rektörü: “Türkiye'nin geleceği için daha çok cahil nesil lazım! ”O zaman sen neden okudun a Yalaka Soytarı?!Dünya’da mutlu edemediğiniz tüm insancıklara Allah ve din adına cenneti kerhaneye çevirdiğiniz de tüm cahiller sizlere biat ederler.Okuyanlar,sorgular ve sizlere korkusuzca ÇÜŞŞŞ!Derler.ÇÜŞŞT…

Friedrich Nietzsche· /1844—1900/.Ünlü Alman filozofu.

"Cahil bir toplum,
özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi,
hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz.
Sadece seçim yaptığını zanneder.
Cahil toplumla seçim yapmak,
okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır!
Böyle bir seçimle iktidara gelenler,
düzenledikleri tiyatro ile
halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir!"AKEPENİN SREPNESİ VE Boşbakanı,Başkanlık sisteminin,Meclise geldikten sonra, Referanduma sunulacağını buyurdular.Türkiye’nin rejim bunalımı yoktur.ÇÜŞŞT!?Nedir bu Bülentlerden çektiğimiz!?Ha Arı,ha ARINÇ,Ha BÜLENT ERSOY?!

 

13 Ekim 2016 Perşembe

2088/ANAYASA TASLAĞI,

                     TC.
        OSMAN TÜRKOĞUZ.
      osmanturkoguz@gmail.com                                                                            TV.Çeşmealtı;13 Ekim 2016.

                YEDİ MADDELİK ANAYASA TASLAĞI?!

         23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğu da, Osmanlı İmparatorluğu 23Aralık 1876 tarihinde yürürlüğe koyduğu Belçika’nın 1831 tarihli anayasasını,1909-1913-1917 değişiklikleriyle kullanmaktaydı. İlk iş olarak21 sayılı,21 maddelik bir anayasa ile HIYANETİ VATANİYE KANUNU kabul edilerek yürürlüğe konulmuştu. Osmanlı anayasasına da dokunulmamıştı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, boşta gezerek boş konuşan Türkiye Cumhuriyetini ve anayasal düzenimizi koruyup, kollayacağına and içen, Boşbakanı, bu anayasa taslağı ile başkanlık sistemini meclise getirerek referandum’a sunacaklarını duyurmuştur… Bekir Bozdağ da,mevcut olan başkanlık sisteminin adının konulacağını duyurmuştur.Anayasa suçu işlediklerini itiraf etmişlerdir.Neredesinin KAÇ—AK SARAYDA,Bay Recebin huzurunda alkış tutan Türkiye Cumhuriyetinin hâkim ve savcıları?!Sayın Büyük Ustamız,Türkiyeyi 25 eyalete bölerek,merkezin bazı yetkileriyle donatacaklarını yıllar öncesi ünlü yemininden sonra ilan etmişti.Yemini sizlere hatırlatırım:

     “RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN, 1980'Lİ YILLARDA ARŞİVLENEN,
KURAN KURSUNDA ETTİĞİ BİLİNEN VE
TRABZON --TİRE ASKERİ ARŞİVİNDE MEVCUT BULUNAN
ATATÜRK VE LAIK T.C. ALEYHİNDEKİ ÜNLÜ YEMİNİ:

"Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim.
Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir.
Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma,
Türkiye'yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime,
Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime,
kısa zamanda ümmet esasına dayanan şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma,
dinim, Allah'ım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim.
T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan.
         Şimdi; başkanlık sistemi geldiğin de,Türkiye 25 eyalete bölünecek,TÜRKİYE BİRLEŞİK DEVLETLERİ,adını da alacaktır.Amerika’da başkanlık sistemi vardır,devletin adı da AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİDİR.İki meclis olacaktır,Millet Meclisi ve Eyaletler Meclisi. Önceden hazırlanmış anayasa yürürlüğe konulacak ve bir maddesiyle de 1982 anayasası tüm değişiklikleri ile yürürlükten kaldırılacaktır. Osmanlıyı ve Yugoslavya’yı yıkan eyalet sistemi de Türk Devletinin sonunu getirecektir.

12 Ekim 2016 Çarşamba

2087/BALIKÇI KAVGASI,MAHALLE AĞZI.


  TC.                                                                                                                                                                                              OSMANTÜRKOĞUZ                                                     osmanturkoguz@gmail.com                                                                                                           TV.Çeşmealtı;12 Ekim 2016.

              BALIKÇI KAVGASI VE MAHALLELİ AĞZI?!

         Sayın Bay Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Sayın Viladimir Putin ile yapmış olduğu çok yararlı görüşme sonrası Irak Başbakanı Haydar El İbadi’ye ver yansın etmiş: “Şahsıma hakaret ediyor. Sen benim zaten muhatabım değilsin. Benim seviyemde, kıratımda, kariyerimde değilsin. Senin bağırıp, çağırman bizim için hiş te önemli değil. Biz, bildiğimizi okuyacağız. Bunu böyle bilesin…”Basın. Irak Başbakanının da, Barak Obama’dan destur aldıktan sonra yüksek perdeden konuştuğunu anlamamak için Sayın Recep Bey olmak gerek?!  Bakar mısınız Sayın Recep Beyimiz,siz,Irak Başbakanı Sayın Haydar El İbadi’ye cevap vermekle onun seviyesine indiğinizin farkında değilsiniz.O’NA ancak sizin Boşbakanınız Binali Yıldırım Bey cevap verebilirdi.Yine de boş konuşacaksınız,”amma hakarete uğrayan benim?!Diyeceksiniz.Her hakarete uğradığınız iddiası ile aleyhte davaları neden bizzat siz açmıyorsunuz da Avukatlara boşuna para veriyorsunuz!?Size hayranı olduğunuz Osmanlıdan bir örnek vermek istiyorum:Sadrazam Köprülü Mehmet Paşanın sır Katibi Paşanın huzuruna çıkarak destur isteyip sormuş:”Devletlü Paşa Hazretleri;siz öldürülmesine karar verdiğiniz insanlara çok kibarca davranıyor,onları güler yüzle kapıya kadar geçiriyorsunuz,bunun sebebi n’olaki?”Paşa,güler yüzle,bakasın ketebe Efendi,devletluya kızmak ve öfke yakışmaz.Ölüme giden insanlara da güler yüz ve dahi tatlı dil göstermek gerek?!”Buyurmuş…Şimdi aklı olanlar iyi bilirler,biribirine sertçe çıkanlar,Barak Obama ile Viladimir Putin’dir.İcazetsiz iş yapmak patronlara mahsustur…

 

 

        

11 Ekim 2016 Salı

2086/2023'ü GÖREMEZSİNİZ İNŞALLAH!

TC.
OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@gmail.com
TV.Çeşmealtı;11 Ekim 2016.


                 2023’ü GÖREMEZSİN İNŞALLAH?!

         Ne ettiğini ve ne dediğini bilemez hale gelen,herşeyin başı olduğu halde,katliamları,yalınız Şiddetle Kınayan,Sayın Recep Beyimiz,bir laf etmiş ki,yalınız onun vicdanına layık:”2023 yılında,başörtüsüz kadın görmek istemiyorum?!”Buyurmuş.Sayın Kınamacımız,sizi tutan mı var?İşte İran,işte Afganistan,işte Suudi Arabistan,oralara gidebilirsiniz.Bizim hedefimizi söylemek zorundayım:”2023 YILINDA;HALKIMIZI ALLAH VE DİN İLE ALDATARAK ACILARA GARKEDEN;TÜRK,TÜRKLÜK,BAYRAK VE ATATÜRK DÜŞMANLIĞINI UTANMADAN VE ÇEKİNMEDEN POLİTİKA YAPAN;BİR ALYANSTAN TİCARE FİLOLARI,VİLLALAR VE MİLYARLAR YARATAN,HER EVİMİZİ ŞEHİT KANLARI İLE BOYAYAN BİR ÇAĞ DÜŞMANINI GÖRMEK İSTEMİYORUZ.GÜLE,GÜLE UNUTULMUŞLAR KERVANINA…

7 Ekim 2016 Cuma

2085/ÖMER HAYYAM.


                    TC.                                                                                                                                                                                             OSMAN TÜRKOĞUZ                                                                                                                                    0
osmanturkoguz@gmail.com                                                            TV.Çeşmealtı,07 Ekim 2016.

   ÖMER HAYYAM;Gıyaseddin Eb’ul Fetih Ömer İbni İbrahim el-HAYYAM.18Mayıs 1048—04 Aralık 1131.Nişabur—İran.
            “Şarap küpü önüne serdik seccademizi;/ Şarap yakutuyla adam ettik kendimizi;/ Umudumuz, meyhanede yeniden bulmak./ Camide, medresede yiten günlerimiz?!”
         İNANÇ VE BİLİM adlı yazımı okuyan bir arkadaş,”HAYYAM gibi Sarhoşlara mı kaldınız?!Buyurdu!”Rahmetli Ömer Hayyam’ı iyice tanıyor musunuz?Dediğimde de,”Şarapçı Allahsızın birisi?!”Buyurdular.”O BÜYÜK İNSAN ,TÜM DÜNYADA 1185 SENEDİR YAŞAMAKTADIR.O,aynı zamanda,Filozof,Matematikçi ve büyük bir Bilgindir.Üçüncü derecede bilinmeyen denklerde,bilinmeyen yerine x harfinin kullanışının da öncüsüdür.Günümüze ulaşan 18 adet kitabı da vardır.Akılla Sohbetini yazarak kitapları hakkında bilgi de vereceğim.Camiye giderek,Allah ve din ile halkını aldatarak soyması  mı,yoksa,adam gibi şarap üzerine şiirler yazması mı ahlaksızlıktır?!”

                     “AKILLA BİR SOHBET!”

         Akılla bir sohbetim oldu dün gece,

         Ey akıl dedim, bilgilerin anası!

         Sana sorularım var, cevap verir misin?

         Çok zordayım, yol gösterir misin?

         Dedim: Şu yaşamdan çok bıktım ne yapsam?

         Dedi:”Derdine yan, ama hep dayan.”

         Dedim: Anlatsana nedir yaşamak?

         Dedi:”Rüyalar âleminde kaybolmak.”

         Dedim: Ağalara Beylere hizmet de nedir?

         Dedi:”Biraz zevke karşılık cefa çekmektir.”

         Dedim: Zalimler de kim? Ne bunlar?

         Dedi:”Kurtla köpek, çakal bile var.”

         Dedim: Biraz açıklasan, bu hikmeti nefesi,

         Dedi:”Üç, Beş gönülsüz, Üç, Beş kötü niyetli.”

         Dedim: Deli gönlüm ne ahir uslanacak?

         Dedi:”Daha çok var, kulağın burkulacak.”

         Dedim: Güzel midir Hayyam’ın bu sözleri?

         Dedi:” Sözü güzel,beyan etmiş dertlerini…”

Ömer Hayyam'ın mezarı, Nişapur, İran.

Pek çok Rubai ünü sebebiyle Hayyam'ınkilerine karıştırılmıştır, bilinen kadarıyla Rubailerinin sayısı 158'dir. Fakat kendisine mal edilenler binin üzerindedir.

Ayrıca Ömer Hayyam için tarihteki ilk bilinen savaş karşıtı eylemci yakıştırması da yapılmaktadır.

Rubailerinin Türkçeye çevirisi farklı birçok çevirmen tarafından yapılmışsa da rubaileri Türk halkına sevdiren çeviri Sabahattin Eyüboğlu tarafından yapılmıştır.

Eserleri:


Hayyam'ın eserlerinden 18 tanesinin adı bilinmektedir, çeşitli bilim dallarında birçok eser yazmıştır.

  1. Ziyc-i Melikşahi. (Astronomi ve takvime dair, Melikşah'a ithaf edilmiştir)
  2. Kitabün fi'l Burhan ül Sıhhat-ı Turuk ül Hind. (Geometriye dair)
  3. Risaletün fi Berahin İl Cebr ve Mukabele. (Cebir ve denklemlere dair)
  4. Müşkilat'ül Hisab. (Aritmetiğe dair)
  5. İlm-i Külliyat (Genel prensiplere dair)
  6. Nevruzname (Takvim ve yılbaşı tespitine dair)
  7. Risaletün fil İhtiyal li Marifet. (Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair. Almanya Gotha kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
  8. Risaletün fi Şerhi ma Eşkele min Musaderat (Öklid'in bir probleminin çözülmesi metoduna dair, Hollanda Leiden kütüphanesinde bir nüshası vardır. F. Woepcke Fransızcaya çevirmiştir.)
  9. Risaletün fi Vücud (Felsefede ontoloji bahsine dair. Britanya kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
  10. Muhtasarun fi't Tabiiyat (Fizik İlmine dair)
  11. Risaletün fi'l Kevn vet Teklif (Felsefeye dair).
  12. Levazim'ül Emkine (Meskûn yerlerin iklimi ve hava değişikliklerine dair)
  13. Fil Cevap Selaseti Mesâil ve fi Keşfil Hicab (Üç meseleye cevap ve âlemde zıtlığın zorunlu olduğuna dair)
  14. Mizan'ül Hikem (Pırlantalı eşyaların taşlarını çıkarmadan kıymetini bulmanın yöntemine dair)
  15. Abdurrahman'el Neseviye Cevap (Hak Teâlâ'nın âlemleri yaratmasının ve insanları ibadetle yükümlü kılmasının hikmetine dair)
  16. Nizamülmülk (Arkadaşı olan vezirin biyografisi)
  17. Eş'arı bil Arabiyye (Arapça rubaileri)
  18. Fil Mutayat (İlim prensipleri).

1 Ekim 2016 Cumartesi

2084/REZİL ETTİM.


TC.                                                                                                                                                                                           OSMANTÜRKOĞUZ                                                       osmanturkoguz@gmail.com                                                                                              
 
TV.Çeşmealtı;01 Ekim 2016.

     İNSANLAR, BEYİNLERİNEYERLEŞTİRİLENKALIBINESİRİDİRLER!                         

         Ünlübirkitap: Beşinci Soru’nun Cevabı.                                                                                                                   Piyade Atış Okulunda, bir piyade teğmeni arkadaşım, Rahmetli Hasan Âli Yücel’e söylemediği kötü sözü bırakmazdı. Cumhuriyet Gazetesinde haftalık makalesini keserek, makalenin üzerine başka birisinin adını yapıştırdım ve okuması için ol arkadaşıma verdim. Makaleyi okudu, çok beğendiğini söyleyerek Beş Liraya kendisine satmamı ısrarla istedi. Tüm arkadaşlarımın huzurunda, makalenin üstündeki adı kazıyınca Rahmetli Hasan Âli Yücel’in adı ortaya çıktığın da rezil olmuştu. Bu sefer de bazı Recep hayranlarına bu oyunu oynadım: Rahmetli Mehmet Akif Ersoy’dan söz açtım, İstiklal Marşımızın yazılı metnini okudum. Çanakkale Şehitlerinin en çarpıcı mısralarını okudum… Alkışladılar.”Mesleği Baytarlık olan bu büyük ozanımız Arnavut asıllı bir Türk hayranıdır demeyi de ihmal etmedim. İstiklal Marşı için ortaya konulan ödülü de almayan bu büyük insan, Türkiye Büyük Millet Meclisine, odacının getirdiği arkadaşının paltosu ile gittiğini de anlattım. Hepsinin de gözleri yaşlandı…

         Sonra da, Aydınlık Gazetesinin 28 Eylül 2016 tarihli nüshasında yayımlanan,”REZİL ETTİN!”adlı şiirini okudum… Arkadaşların bazıları çok bozuldu,”Hayret, bu damı Fetöcü olmuş, paranın gözü kör olsun dediler.”Güleyazdım… Dedim ki;”Rahmetli Mehmet Akif Ersoy,1937 senesinde Mısır’dan İstanbul’a döndüğün de derin bir nefes alarak;”ONBİR SENE KAŞLDIĞIM MISIR’DA ONBİR SAAT DAHA KALSAYDIM ÇILDIRIRIDIM. MÜSLÜMANLIK TA, İNSANLIK TA MUSTAFA KEMAL ATATÜRK SAYESİNDE YALINIZ TÜRKİYE’DE VAR. ÖMRÜMÜN GERİ KALAN KISMINI ONA ADIYORUM...”Demişti ve o sene ölmüştü.O tarihlerde,ne Recep vardı,ne Fetö vardı,ne de bu denli ihanet vardı,çünkü Mustafa Kemal Atatürk sağdı,bu şiir de Abdülhamit hal edildikten sonra/1909/yazılmıştır…”Dedim,susa kaldılardı.Şiiri yazıyorum:

         “REZİL ETTİM!”

İstiklal Marşımızı yazan Şair Mehmet Akif Ersoy, Abdülhamit için bu satırları kaleme almıştı:

         “Yıkıldın, gittin amma ey mülevves devr-istibdat,

         Bıraktın milletin kalbinde çıkmaz bir mülevves yad!

         Diyor ecdadımız makberlerinden ,”Ey sefil ahfad;

         Niçin binlerce masum öldürürken her gelen Cellad,

         “Huruş etmezdi, mezbuhane olsun kimseden feryad?

                   Otuz milyon ahali, Üç Şakinin böyle mahkumu

                   Olup çıksın hükümet namına bir bar-ı meşumu!

                   Utanmaz mıydınız bir, saysalar Zalimle,mazlumu?

                   Siz,et insanlık isti’dadının dünyada mahrumu.

                   Semalardan da yüksek tuttunuz bir zıll’i mevhumu!”

         O bir Hayme halkından cihangirane bir devlet

         Çıkarmış,bir zamanlar dünyayı lerzan etmiş millet;

         Zaman gelsin de görsün böyle dünyalar kadar zillet.

         Otuzüç yıl devam ettin,başından gitmesin nekbet

         Bu bir ibrettir amma olmayaydık böyle biz ibret,

         Sema-Peyma iken rahatımız tuttun zelil ettin;

         Mefahir bekleyen abadan evladı hacil ettin;

         Ne âli kavim idik, hayfa ki sen geldin, sefil ettin;

                   Bütün ümid’i istikbali artık müstahil ettin,

                   Rezil olduk Sen ey kabûs-i hüni, sen rezil ettin!

                   Hamiyet gamzeden bir pak alın her kimde gördünse,

                   “Bu bir Canil,”dedin sürdün ,ya mahkûm eylerin hapse…”

,

2083/BİR KANTİNCİ YEDEK SUBAYA YANITIMDIR.


TC.                                                                                                                              
OSMAN TÜRKOĞUZ                                                                                                                 
 osmanturkoguz@gmail.com                                                                                        TV.Çeşmealtı;01 Ekim 2016.

                  BİR KANTİNCİ YEDEK SUBA’YA YANITIMDIR!

         “LOZANYENİLGİSİNİBİZEZAFERDİYEYUTTURDULAR?!”Bay Recep Tayyip Şerdoğan.Bozacı. “Devlet değirmeninin çarkına eşeği bağlasan, çark yine de döner.”Acem Atasözü. Türk’ün yanıtı:”Öyle döner, yalınız yalanı ve yanlışı  öğütür.”Milattan önce;bir ressam’ın Efes’te açmış olduğu resim sergisine gelen bir ayakkabı tamircisi,Romalı bir komutanın resminin önünde durarak,yüksek sesle resmin hatalarını anlatmaya başladığın da ressam yalınız şöyle der:”Çizmeden yukarı çıkma?!”İsmet İnönü soyadını iki defa kazandığı muharebe meydanından almıştır.Henüz Albay rütbesindeyken,hem Genelkurmay Başkanı,hem de Garp Cephesi Komutanıydı.Onun bu başarısından dolayı İSTİKLAL MADALYASI VARDIR.BİR TANE YAHUDİ MADALYASINA VE İKİ TANE DE SUUDİ MADALYASINA SAHİP BAY RECEBİN DEĞERLENDİRMESİ YALINIZ TÜRK DÜŞMANLARINI BAĞLAR.Adnan Menderes te,bir yedek subayı konuşturmuştu:”İsmet Paşa İnönü muharebesinde,cepheden kaçarak bir dama sığınmıştır…”1963 senesinde,göz muayenesi için gittiği Paris’ten Atina’ya uğrayan Rahmetli İsmet İnönü merasim kıtası ile karşılanmıştı…İnönü’nün merasim kıtası  komutanına sormuş olduğu,”beni tanıyor musunuz?Sorusuna,şu yanıtı aldığı çok yazılmıştı:”SİZİ TNIYORUM  EKSELANS,ÇÜNKÜ SİZ TARİHE GEÇTİNİZ?!Sayın Recep Bey,SİZİ DE HERKES TANIMAKTADIR;ÇÜNKÜ SİZ DE YALANCILIKTA,TÜRK,ATATÜRK , TÜRK BAYRAĞI DÜŞMANLIĞINDA,BİR ALYANSYTAN MİLYARLARI KAZANMADA, VE TÜRK TARİHİNİ DE İNKÂRDA DÜNYA TARİHİNE GEÇTİNİZ.Unutmadan söylemek zorundayım,Mustafa Kemal,İsmet Paşa ve Lozan sayesinde TÜRKLÜK VE ÇAĞDAŞLIK DÜŞMANI SİZLER DAHİ İKTİDAR OLDUNUZ.AÇ VE AÇIKTA İKEN SERVETLERE GÖMÜLDÜNÜZ,ÖLMEDEN ÖNCE KOKUNUZ TÜM DÜNYAYI SARMIŞTIR.LOZAN ALEYHİNDE KONUŞANLARA HAKARET ETMEK BİLE,ÇOK AŞAĞILARA İNEREK PİSLİĞE GÖMÜLMEKTİR…SİZ,sucuk hakkında bile konuşamazsınız,ELİF SUCUKLARINA EŞEK ETİ KARIŞTIRMAKTAN GÖZ ALTINA ALINDIĞINIZI DA UNUTMADIK…Sayın Bay Recep Bey,aşağıdaki sonuç bildirgesini de İsmet Paşa mı imzalamıştır.Roma’da,Türklere beddua eden Papanın heykelinin bulunduğu salonda?!

         “Şimdi de ikinci ve daha vahim bir belgeyi sunuyorum: Bu belge Türkiye Cumhuriyetini temsil eden devletlilerle/Bay Recep ve Bay Abdullah/ Avrupa Birliği arasında imzalanmıştır…

”Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi!”.

Bu belgenin başlık bölümü:

         “Presidency Condusons”

         “Madde 23- “Müzakerelerin yalnız Türkiye’yle değil, diğer devletlerle de yapılabileceğinin, müzakereler sırasında Türkiye birkaç devlete bölünürse veya Güneydoğu bölgesinde bir Kürt devleti kurulursa, yeni karara gerek olmaksızın onlarla da müzakere yapılacağına…”

         Bu belgelerden çıkaracağımız iki vahim ve kesin sonuç vardır. Hiçte kendimizi kandırtmayalım: Önce ikinci belgeyle ne demek isteniyor onu yazalım:

         “Ey! Bölücü unsurlar, ellerinizi çabuk tutarak Türkiye’yi biran önce bölmelisiniz. Bizler, siz Türkiye’yi bölmeden önce Türkiye Cumhuriyetini Avrupa birliğine katiyen almayız, onları uyutur, başarınız için onlardan ödün üstüne ödün almayı sürdürürüz. Ha gayret, size yardım edecek iktidarların başarılı olması için de her türlü desteğimizi esirgemeyiz.” Bunun anlamı kesinlikle budur.

Bendeniz Kürt cesaretini en iyi bilenlerdenimdir: Bir destek varsa Kürt cesurdur.

         Gelelim Kuran Kursu yeminin anlamına: ”Türkiye Cumhuriyeti bölünecek diye çalışmanızı gevşetmeyin. Bölünürse bölünür, önemli olan Şeriatı geri getirmektir. Ha gayret çoğu gitti azı kaldı.”

 

       

İzleyiciler

Blog Arşivi