18 Temmuz 2013 Perşembe

1083/TÜRK BAYRAKLI AİLECEK TERÖR ÖRGÜTÜ!


            TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


İzmir,19 Temmuz 2013.

                   Bazı televizyonlarda önemli bir haber!”Ankara’da izinsiz bir gösteriyi polis su sıkarak dağıttı!”Çüş Ulan Anayasamızdan habersiz yalakalar! Anayasa madde 25/26 ve Madde 34:”Herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir”Polis te bunları zorla dağıtmak için insanlık dışı eylemlerde bulunamaz!

                   TÜRK BAYR//AKLI AİLECEK TERÖRİST ÖRGÜT!

                   “Korkmayınız, sandıktan Hitler çıkmaz!Sandıktan çıktıktan sonra;Başsavcılığımızı  ve üç Anayasal Erkimizi ve dahi  polisimizi de alan Sayın Recep Teyyip Erdoğan  Beyimiz!Demokrasi vaadiyle sandığa giren tüm soytarılar sonunda Hitler olup ta çıktı!

                        Satılabilecek her şeyi sattık.Satılacak hiçbir şeyimiz kalmadı.Bu işle görevli Devlet Kuruluşumuzu lağvedebiliriz!”  Sayın Recep Teyyip Erdoğan’ın Maliye Bakanı Kürt asıllı İngiliz Mehmet Şimşek; İngiliz vatandaşlığını ve İngiliz vatandaşı eşini boşadı ve Türk vatandaşı bir eş aldı! 

Bence yanlış bir değerlendirme; Teröristlerin şehitliği!Bayraklarına! Saygı,Türk Bayrağına hakaret ve Türk Bayrağı satıcılarına işkence ve Terörist suçlaması Türk vatanının sırada olduğunun göstergesidir!

Önce Terör örgütü kurmak ve halkımızı isyana teşvik etmek  suçlaması ile gözaltına alınıp bağımsız! Bir mahkememiz tarafından tutuklanan Türk Vatandaşı Sayın  Ali Sarıçiçek, sonra da Polise Mukavemet Suçundan! Tutuklandığı ilan edilmişti!İtiraz üzerine de şartlı tahliye edilmiştir!Polis bir sürü sabıkasını bulup yayınlattırmıştır.En ilginci de hırsızlık suçu!Adaletten Korkanlar Partisi en büyük hırsız ve soyguncularını Türkiye Cumhuriyetinin en önemli makamlarına getirmişti.Madem ki  Ailecek Türk Bayrağı Teröristi Sayın ESKİ

HIRSIZ!  Neden devletin en üst katlarına getirilmemiş, hem de eşinin başı örtülü!Gösteri yürüyüşü  düzenleme  ve toplanma hakkı ne zaman beri halkımızı isyana teşviktir!Halkımızı biber gazı,tazyikli su ve sopa ile dağıtmak anayasamızın neresinde yazılıdır!

Bakınız Türk Bayraklı Terör Örgütü Kurucu Başkanı Sayın Ali Sarıçiçek, Şartlı Tahliye sonrası neler söylemiş:                                                                                                                              “Ali Sarıçiçek cezaevi çıkışında şunlar söyledi:
''Oğlumla beraber geçiyorduk. Polis çembere aldığında oğlum çember dışında kaldı. Ben çemberin içinde kaldım. Polise kaç defa rica ettim. Ağabey ben eve gideceğim. Bayrak satan insanım dedim. Bana yol vermediler. O ara iki Amerikan vatandaşı pasaportlarını gösterdi. O iki kişiye yol verdiler. Ben o ara tepki gösterdim polise. Bu vatanın evladıyız hepimiz, Amerikalı mı olmamız lazım dedim. O ara TOMA’DAN su sıkıldı. Polis arkadaşlar ağzını bozdu. Ne anam, ne avradım kaldı. Diyorlar ki bana orada polise hakaret etmişsin. O adam bana hakaret etmiş. İster istemez etkiye tepki yaratıyorsun. Durduk yere anama avradıma küfür edince ben de karşılığını verdim. Zaten o ara almaya çabaladıklarında yere düştüm. Bayrakları da bırakmadım. O arada ağızlarından küfür sarf ediyorlardı, tekme atıyorlardı. Resmen isyana kendileri teşvik ediyor. Sonra ben milleti galeyana getiriyormuşum gibi şeyler yapıyorlar. Benim sadece söylediğim, ağabey yolu açın ben evime gideyim.”

         Bak kardeşim Ali; hata sende! Sen “evime gideyim!”Demişsin. Senin dünyadan haberin yok mu kardeşim!”Ben, Kandil’e gideceğim! Ya da Van’ın Gevaş ilçesinde bir Terörist Gerilla!’nın gömü törenine gideceğim!”Diyecektin. Hem de ellerinde renkli bir bez parçasını ya da Sayın! Bölücü Başı Majeste ABDULLAH ÖÇALANIN posterini taşıyacaktın! Unutmayasın ki, Anayasal Protesto haklarını kullanan Türk halkının karşısında”Kinci Çanakkale destanını yazmak amaçlı Recepkolar vardır!Senin gibi Kanının rengini taşıyanları coplamaktan,Gazlamaktan ve tutuklamaktan da ikramiye alacaklardır.Unutmayasın ki;Adolf Hitler,idi Amin ve diğer diktatörler diktatörlüklerini polis gücü ile kurmuşlardır!

         Sayın Ali Sarıçiçek’in Eşi Sayın Merhamet Sarıçiçek, kucağında aç çocuğu,başında da başörtüsü ile basınımızın karşısına çıktı ve:

         “Benim kocam örgüt kurdu;Yedi kişiyiz,biz örgütüz(çocukları sayarak)5 tane çocuğum var.Biz örgütüz.Kazlıçeşme’de de benim eşim bayrak sattı.o zaman niye işeri almadınız,tutuklamadınız?O zaman örgüt kurmamış,  o  zaman suç işlememiş te;Taksim’de bayrak satarken mi suç işledi?Bu ne biçim adalet?”

         Sayın Merhamet Han’ım hata sizde de var: Merhameti siz almışsınız! Bu adalete Bolu Yargıcı bir kitapla isim vermişti: Eşekli Adalet!

         Hiç unutamadığım bir anımı yazmak durumundayım:1965/1968 yıllarında;Polis teşkilatı olmayan Mardin/ Derik ilçesinde jandarma bölük komutanı bir jandarma subayıydım.İlçemize ilk defa Cumhuriyet Savcılığı göreviyle gelen Sayın Oğuz Bey ile iyi iletişim kurmuştuk.Türk Anayasaları üzerine tartışırdık.09 Temmuz 1961 yılında 334 numara ile kabul edilen.Ordinaryüs Profesör Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun kaleme aldığı Anayasamızı hep savunmuşumdur.Türkiye cumhuriyetine yeni uygarlık pencereleri açan bu anayasamızın getirmiş olduğu tanımlardan:”Herkes,dil,ırk,cinsiyet,siyasi düşünce,felsefi inanç,din ve mezhep ayırımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.Hiç bir kimseye,aileye,zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.”O yıllarda,İlçede  birkaç Kürtçü vatandaşımızın liderliğini 1937 senesinde İstanbul Hukuk Fakültesine kaydolduğu halde Dördüncü sınıfa demir atan E.K. ile Siverekli,Derik Hükümet Tabibi Dr.Ş.K.yapmaktaydı,onun için de Yeni Anayasamızı önlerine koyarak onlarla tartışırdım.Derik kaymakamı sayın N.Güven izine gittiğinde,silah ruhsatları üzerinde kalmak şartı ile, kaymakamlık vekaletini bu Dr.Ş.K’YA verilmesini sağlardım!Bir gün Anayasamızın 20’inci maddesini açtım ve okudum:

         Madde 20:”Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Düşünce ve kanaatlarını söz, yazı,resim ile veya başka yollarla tek başına  veya toplu olarak açıklayabilir ve yayabilir.”

         VII, Toplanma hak ve hürriyetleri

         a)Toplantı ve Gösteri Yürüyüş Hakkı

         Madde 20:”Herkes, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma ve gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir. Bu hak, ancak kamu düzenini korumak için kanunla sınırlandırılabilir.”

         En azılı Kürtçülere bu maddeyi okuyarak,gördükleri hataları bu maddedeki hakkınızı kullanarak kamu oyuna neden duyurmuyorsunuz!”Diyerek   yanıtsız bırakıyordum.

         Cumhuriyet Savcısı Oğuz Bey,bir üniversite anısını anlatmıştı.Eski anayasalarımızda toplantı ve gösteri yürüyüşü olmadığı gibi hak arama yolları da yoktu.Anayasa dersinde,bu haklar ve grev hakkı konusunu işleyen profesör,İzmir’de yaşanmış bir olayı anlatmış:

         “Bir işyerinde çok düşük ücretle Oniki saat çalıştırılan işçiler greve giderek işlerini terk etmişler. Polis,işçilerin en çok konuşanını alarak,falakaya yatırmış!Dayak ve işkence altındaki işçiden istenilen tek şey:”sizi hangi komünist kışkırttı?”Sorusuna yanıtmış.Bir hafta dayak yiyen işçi sonunda çözülmüş.”Beni grev yapmaya sevk eden komünistleri tek,tek göstereceğim!”Demiş.Soruşturmayı yürüten Müddeiumumi ve bir araba dolusu polis,gecekondu mahallesindeki tek göz bir evin önünde durmuşlar ve tek odaya dolmuşlar.Tek odada bir hasırın üstünde bir kadın ile beş çocuk oturmaktaymış.Dayaktan ayaklarının üstünde zor duran işçi;parmağı ile bu beş kişiyi göstererek:”beni greve ve gösteri yapmaya iten komünistler bunlardır.her gün ekmek,katık ve su istemektedirler.Bunları cezalandırın !”Demiş!Madem ki Yedi kişilik bir terör suçlusu var?Altı terörist neden tutuklanmamıştır,ey İkinci Çanakkale Destanını halkına karşı kazanarak taktir ve ikramiye alan Recepkolarımız ve bağımsız yargımız!

 

 

 

Hiç yorum yok:

İzleyiciler

Blog Arşivi