OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;30 Mart 2011.
“TÜRKÜMDEMEKTENGOCUNAN VATAN HAİNİDİR!”
“Türk olma noktasında, TÜRKÜM demekten GOCUNMAYAN DA ben TÜRKÜM der”.Sayın RecepTürkiyelili! Aslı Potamyalılı YA. Hadi neyse!
1*-Mecelle-Madde72-“Hatası zahir olanın zannına itibar yoktur!”
2*-Mecelle-Madde24:”Mâni zail oldukça memnu avdet eder!”
3*-Mecelle, Madde5:”Bir şeyin bulunduğu hal üzre kalması asıldır!”
4*- Mecelle,madde52:”Bir batıl oldukta anın zımnında ki şey dahi batıldır!”
5*- Mecelle’nin evrensel kuralı:”KÖTÜ EMSAL OLMAZ!
Basılmamış bir kitabın imha edilmesine Avrupa Birliğinden sert uyarı:
“MÜZAKERELER KESİLEBİLİR!”
SAYIN TÜRKİYELİLİ’DEN DE Rest:”Bulgaristan’a ve Yunanistan’a baksınlar!”
Mecelle-Beş!
İslam Hukukundaki iki Devletler hukuku terimine bir göz atalım:1*-1*-Dar’ül Harp,2*-Dar’ül Sulh.
Dar’ül Harp, Savaş alanı ilan edilmiş olan ülkeler için kullanılır. Ülkemizde bu deyimi ilk defa kullanmış olan politikacımızı tanımlamak istiyorum! Sizler kim olduğunu çıkartabilirsiniz:
1*-Kurmuş olduğu siyasi partiler Anayasa mahkemesince kapatıldı,
2*-Koalisyonlarda başbakan yardımcılığı ve dahi başbakanlık yaptı.
3*-Türkiye cumhuriyetinin Bayrağını ve forsunu taşıyan uçaklarla 30 kere haçça gitti.
4*-Mücahit sıfatını alarak Türkiye Cumhuriyetine savaş ilan etti.
5*-Türkiye Cumhuriyetini Dar’l Harp bölgesi ilan ederek yasalarının geçersiz olduğunu da ilan etti.
6*-Türkiye Cumhuriyetinin 2.000.000.000.000.Lirasını da deve etti.
7*-Tabutunun üzerine Nebati yazılı bir bez örttürerek öteki dünyaya da Türk bayraksız, fakat bu Bayrak sahiplerine borçlu olarak gitti.
Türkiye Cumhuriyetinin anayasasına ve Yasalarına ve dahi Türkiye cumhuriyetinin geleneklerine uyulmamasının nendi bu İslam hukuku deyiminde saklıdır. Sayın Recep Bey;”Bulgaristan’da ve Yunanistan’da basılmamış eserlere karşı uygulamaları “emsal” olarak dünyaya ilan ediyor. Öte yandan Mecelle’den de habersizliğini itiraf etmiş oluyor. Şimdi görevli olsaydım da; bana bu basılmamış eseri yak emrini Yüce Tanrımız bile vermiş olsaydı asla dinlemezdim. Bir takım ne idiği belli ve yetkisiz kimseler meydan’ı ihanet pazarına ÇIKARAK ”ANAYASAMIZDA DEĞİŞTİRİLEMEZ MADDE YOKTUR!”Diye Bilimsel! Demeçler veriyorlar. Aşağıdaki Anayasa maddelerini, üç çocuğu ile boşattırılan bir evlilik mukavelesi sanıyorlar!
“1) Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
2) Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
3) Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.
4) Anayasanın 1’nci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3’ncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.”
Daha önceleri; tabutunun üzerine Nebati yazılı bir bez örttüren de “yalınız 4’üncü maddeyi kaldıralım!”Diye akıl yürütmüştü. Aklı sıra yukarıdaki üç maddeyi dayanaksız bırakacaktı. Ulusal Kurtuluş Savaşımızda bu kadar ihanet yaşanmamıştı. Önce, bir Almanın yazmış olduğu”Türkiye’nin Etnik yapısı” adlı kitap tercüme edilerek yayımlattırılmıştı. Şimdilerde de” Türkiye’nin Etnik Yapısı “adlı bir yerli yazarımızın kitabı 32’inci baskısına erişmiştir! Anayasamızın dört maddesini Koca değiştirir gibi ve de kolaylıkla değiştirmek isteyenler:
“Dünyanın hiçbir ANAYASASINDA DEĞİŞTİRİLEMEZ MADDESİ YOKTUR!” YALANINI ŞEREFSİZCE SÖYLEMEKTEDİRLER.
Almanya’nın, Ukrayna’nın, İtalya’nın ve dahi Fransa’nın anayasalarına utanmadan bir baksınlar. Öyle ya; bu toplum her yalanı yutacak kadar gafil! Hadi canım ihanet odakları siz de!
Mecelle’de evrensel bir hüküm daha vardır. Bunlar Mecelle, diye, diye höykürmektedirler,”Mani zail olunca memnu avdet eder!”zail edilecek Mani, ÇAĞDAŞLIK, ÜNİTER DEVLET YAPIMIZ VE ANAYASAMIZIN İLK DÖRT MADDESİNDE ANLAMINI BULAN DEVLET VE TOPLUM YAPIMIZ. Bunlar zail olduklarında, AVRUPA’NIN KAPILARINDA SÜRÜNDÜRÜLEN, İTELENEN VE KAKALANAN OSMANLILIK VE ARAP ÜMMETÇİLİĞİ GERİ GELEBİLECEKTİR! Arap,”Kavmi necibi Arap!” Olacaktır. Ancak;”Gocunmalara razı olanlar da TÜRKÜM DİYEBİLECEKLERDİR!
Çanakkale’de Ulusal Kurtuluş Savaşımızda ölenler,Gocunarak mı! Ölmüşlerdi!
Sizlere Mareşal Gazi Başkomutan Mustafa Kemal’in 06 Mart 1922 senesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak, Meclis kürsüsünde yapmış olduğu konuşmasının bir bölümünü vermek istiyorum.Bu Gizli oturumda yapılmış olan konuşmanın tam metnini bir han’ım yazarımız,link olarak bana iletmiş bulunmaktadır.bu lingi de hazırlayanın ve bana iletenin adını vererek yayımlamak bir ulusal borcumdur.
“EFENDİLER;”
“Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Hâlbuki hangi istiklal vardır ki Ecnebilerin nasihatleriyle, Ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!”
Bu konuşma yapıldığı sırada; İngilizlerin Çanakkale Seferi başkomutanı Korgeneral Sir İan Hamilton’un anıları da henüz yayımlanmamıştı. Bakınız bu gururlu İngiliz ne yazıyordu anı defterine:
“Asrımızda, ekonomik ve politik zaferler, ancak Amerika Birleşik Devletlerinin izni ile kazanılabilinir!”
Uzatmayalım, mesele bu çerçevenin içersinde ve alenidir.
30 Mart 2011 Çarşamba
28 Mart 2011 Pazartesi
346-ÜÇ DEVİR,ÜÇ BENZERLİK.
OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir;07 Aralık 2008
ÜÇ DEVİR VE ÜÇ BENZERLİK.
“Göz kamaştırıcı nesnelerin parıltısı arttıkça;
İnsanların iç gözü de o derece körleşir.” Gılgameş Destanı,3’üncü tablet, Enkidu’nun söylemi.
“Delilik, aynı şeyi tekrar, tekrar yapıp, farklı Sonuçlar çıkarmaktır.”Alberte Einstein.
“Ayrıca; demokraside, yolsuzlukların önüne geçmeye olanak yoktur.” Büyük Dariyüs (M.Ö.522)
Devlet ve hükümet şekilleri üzerine Eskiçağ Filozofları epeyce kafa yorarak, kitaplar yazmışlar, kitaplara geçen sözler söylemişlerdir.
Doğal olarak, bu gibi şeyler, araştıranlar için vardır.
Rahle önlerinde, Elif, Cim, Dal’la alınan icazetlerde bu gibi konuların geçmesi düşünülemez.
Çöl Arabı’nın ve İran Mollalarının icazetleri, bu gibi konulara dokunmayı cehennem ateşi ile cezalandırdığından beri; ilmi tartışmalar: ”Ol Mübarek”, ile başlayıp,” Ol Mübarek” ile de sonuçlanmaktadır.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal’den (88) sene sonra, hâlâ onu anlayamayanlara ve anlamak istemeyenlere ne söylesek azdır.
Doğal olarak, bu gibi şeyler, araştıranlar için vardır.
Rahle önlerinde, Elif, Cim, Dal’la alınan icazetlerde bu gibi konuların geçmesi düşünülemez.
Çöl Arabı’nın ve İran Mollalarının icazetleri, bu gibi konulara dokunmayı cehennem ateşi ile cezalandırdığından beri; ilmi tartışmalar: ”Ol Mübarek”, ile başlayıp,” Ol Mübarek” ile de sonuçlanmaktadır.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal’den (88) sene sonra, hâlâ onu anlayamayanlara ve anlamak istemeyenlere ne söylesek azdır.
344-BAHAR UYKUSUNA YATMAYALIM.
OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir; 28 Mart 2011.
BAHAR UYKUSUNA DA YATMAYALIM!
Bendeniz, İngilizce dil öğretmenliği için Güneydoğu’da görevlendirilmek üzere 40.000 yabancı uyruklu öğretmen ithaline dair düşüncelerimi sizlere iletmiştim. Bugünkü SÖZCÜ ve Vatan gazetelerinde, Profesör Dr. Sayın Çeçen Yıldız ile Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun aynı doğrultudaki değerlendirmeleri yayımlanmıştır.
Lütfen uyumayalım artık.
Hiç olmazsa İlkbaharı ve Yazı uyanık geçirelim.
Bu genel Seçim son genel seçim olabileceği gibi, ülkemizin bütünlüğüne yönelik tehlikelerin sandığa gömüldüğü,
Amerikalıların iğrenç rüyalarının da sona erdiği bir şahlanış olabilir.
Lütfen.
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir; 28 Mart 2011.
BAHAR UYKUSUNA DA YATMAYALIM!
Bendeniz, İngilizce dil öğretmenliği için Güneydoğu’da görevlendirilmek üzere 40.000 yabancı uyruklu öğretmen ithaline dair düşüncelerimi sizlere iletmiştim. Bugünkü SÖZCÜ ve Vatan gazetelerinde, Profesör Dr. Sayın Çeçen Yıldız ile Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun aynı doğrultudaki değerlendirmeleri yayımlanmıştır.
Lütfen uyumayalım artık.
Hiç olmazsa İlkbaharı ve Yazı uyanık geçirelim.
Bu genel Seçim son genel seçim olabileceği gibi, ülkemizin bütünlüğüne yönelik tehlikelerin sandığa gömüldüğü,
Amerikalıların iğrenç rüyalarının da sona erdiği bir şahlanış olabilir.
Lütfen.
342-KÖMÜRDE DİNAMİT VAR!
OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;26 Mart 2011.
“KÖMÜRDE DİNAMİT VAR!”
Bu çok önceleri seyretmiş olduğum bir filimdeki şifre cümleydi: gemilerin patlama nedenini araştıran bir ajan, kömürlere atılan dinamit olgusunu üstlerine bu cümle ile bildiriyordu.
40.000 Yabancı uyruklu İngilizce öğretmeni ithal edilecekmiş!
Dikkat! Dikkat! Milli Eğitimimizde dinamitler varr!
Amerikalılar, 1960’tan sonra da (7000) Barış gönüllüsü CİA Ajanını ülkemize sokarak Türk Ulusunun para-Psikolojik haritasını çıkarmışlardı.
Manavgat’ta görevli bir barış Gönüllüsünün mektubunu bir rastlantı sonucu bulmuş ve dehşete kapılmıştım.
Bir kimsenin aile fertleri hakkında o kadar sinsice hazırlanmış sorular vardı ki, bu sorulara verilmiş olan yanıtlara göre de Fatsa-Çorum-Kahraman Maraş-Hatay olayları organize edilmişti. Haddim ve hakkım olarak uyarıyorum:
“Bu İngilizce öğretmenlerinin hepisi de birer AJANDIR! Genel Seçimler için ve genel seçimlerden sonra yapılması planlanan Ülkemizi bölme işi için görevlendirilmişlerdir. Benden söylemesi...
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;26 Mart 2011.
“KÖMÜRDE DİNAMİT VAR!”
Bu çok önceleri seyretmiş olduğum bir filimdeki şifre cümleydi: gemilerin patlama nedenini araştıran bir ajan, kömürlere atılan dinamit olgusunu üstlerine bu cümle ile bildiriyordu.
40.000 Yabancı uyruklu İngilizce öğretmeni ithal edilecekmiş!
Dikkat! Dikkat! Milli Eğitimimizde dinamitler varr!
Amerikalılar, 1960’tan sonra da (7000) Barış gönüllüsü CİA Ajanını ülkemize sokarak Türk Ulusunun para-Psikolojik haritasını çıkarmışlardı.
Manavgat’ta görevli bir barış Gönüllüsünün mektubunu bir rastlantı sonucu bulmuş ve dehşete kapılmıştım.
Bir kimsenin aile fertleri hakkında o kadar sinsice hazırlanmış sorular vardı ki, bu sorulara verilmiş olan yanıtlara göre de Fatsa-Çorum-Kahraman Maraş-Hatay olayları organize edilmişti. Haddim ve hakkım olarak uyarıyorum:
“Bu İngilizce öğretmenlerinin hepisi de birer AJANDIR! Genel Seçimler için ve genel seçimlerden sonra yapılması planlanan Ülkemizi bölme işi için görevlendirilmişlerdir. Benden söylemesi...
343-TEKLİFİMDİR
OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;27 Mart 2011.
TEKLİFİMDİR!
Sizlerin dahi dikkatlerinden kaçmadığına eminim: BAZI ”TAKLİB’İ HÜKÜMET SANIKLARI” ÖZEL yetkili müddei hususilerin talepleri üzerine çok ve dahi çok yetkili ve dahi “TÜRKİYYE BAŞSAVCILIĞINI İLAN EDEN SAYIN RECEP BEYDEN DE DESTEKLİ, Özel mahkemelerce usulüne uygun bir biçimde, tutuklanma itirazları reddedilecek şekilde, tutuklananlardan Kanser olan, ölen ve kendisini kaybeden tutuklular bulunmaktadır.
Adaletin gerçekleşmemesine yönelik bu gibi olguların da ol yetkili mahkemelerimizce yasaklanmasını arz ve dahi istida etmekteyim.
Kırmızı renkli şeylerin kullanılması yasaklanmış’Benim kanım da ebaencet al, bu konuda ne yapmamı önerirler acabaaa!
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;27 Mart 2011.
TEKLİFİMDİR!
Sizlerin dahi dikkatlerinden kaçmadığına eminim: BAZI ”TAKLİB’İ HÜKÜMET SANIKLARI” ÖZEL yetkili müddei hususilerin talepleri üzerine çok ve dahi çok yetkili ve dahi “TÜRKİYYE BAŞSAVCILIĞINI İLAN EDEN SAYIN RECEP BEYDEN DE DESTEKLİ, Özel mahkemelerce usulüne uygun bir biçimde, tutuklanma itirazları reddedilecek şekilde, tutuklananlardan Kanser olan, ölen ve kendisini kaybeden tutuklular bulunmaktadır.
Adaletin gerçekleşmemesine yönelik bu gibi olguların da ol yetkili mahkemelerimizce yasaklanmasını arz ve dahi istida etmekteyim.
Kırmızı renkli şeylerin kullanılması yasaklanmış’Benim kanım da ebaencet al, bu konuda ne yapmamı önerirler acabaaa!
341-LİBYA'YI JAPONLARA BOMBALATANLARA!
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;25 Mart 2011.
LİBYA’YI JAPONLARA BOMBALATANLARA!
İTHAF EDİLMİŞTİR.
“KENDİ ORDUSUNU TAŞIYAMMAYAN ULUSLAR, BAŞKALARININ ORDUSUNU TAŞIMAK ZORUNDA KALIRLAR!”Poublio Cornelio Tacito,MS.55-117.Romalı.
19’uncu asrın ikinci yarısında; Afganistan’a saldıran İngiliz Emperyalizmi, birleşik Afgan kabileleri tarafından korunan Hayber geçidini bile aşamamışlardı.
Afganistan’ın (480)kilometre altında bulunan dünyadaki petrol rezervesinin%65’ine sahip körfez ülkelerini kontrol etmek için, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği de, iç hainlerle birleşerek, Afganistan’ı işgal etmişti. İç çekişmelerini bir kenara bırakan Afgan kabileleri Rusya’ın erken çökmesini de sağlamışlardı. Bu birleşme; aynı dili konuşan, aynı dine sahip Arap ırkının tanımadığı bir kavramdır. Fransız devleti adına Yahudi dönmesi bir Sarkozky, sözde uyanıklık yaparak Libyalı iç hainlerin yardımı ile Libya’ya saldırdı. Amerika durur mu!”İnsan haklamalarını” kıskanarak, Irak’taki mezalimlerini diğer İslam ülkelerinde de sürdürmek için harekete geçti. Ve uşaklarını da peşlerine taktı. Oysa Amerika’da işlenene insanlık suçları dakikalar sürecine inmişti. Libyalılar, Arap karakterlerini göstermekte gecikmediler.
Sayın Recep Beyimiz sormuşlardı:”Nato’nun Libya ‘da ne işi var?”
Ben de kendilerine soruyorum:”Bizim Libya’da ne işimiz var?
İki Koalistiyorsan –Benzin uçağı düşürüldü. Pilotları sağ ve dahi salimen kurtuldular! Bendeniz, haddim olarak Sayın Recep Beyimize soruyorum. Çünkü ben Halkım:
“Siz,bu “petrol haklama” güçlerinin asa kirlerinin sağ ve salimen memleketlerine dönmeleri için de dua ettiniz mi?Yoksam,Irak’a ölüm getiren Amerikan askerleri için etmiş olduğunuz dua, bu insani hareketçileri de!Kapsamına alıyor mu?
İzmir;25 Mart 2011.
LİBYA’YI JAPONLARA BOMBALATANLARA!
İTHAF EDİLMİŞTİR.
“KENDİ ORDUSUNU TAŞIYAMMAYAN ULUSLAR, BAŞKALARININ ORDUSUNU TAŞIMAK ZORUNDA KALIRLAR!”Poublio Cornelio Tacito,MS.55-117.Romalı.
19’uncu asrın ikinci yarısında; Afganistan’a saldıran İngiliz Emperyalizmi, birleşik Afgan kabileleri tarafından korunan Hayber geçidini bile aşamamışlardı.
Afganistan’ın (480)kilometre altında bulunan dünyadaki petrol rezervesinin%65’ine sahip körfez ülkelerini kontrol etmek için, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği de, iç hainlerle birleşerek, Afganistan’ı işgal etmişti. İç çekişmelerini bir kenara bırakan Afgan kabileleri Rusya’ın erken çökmesini de sağlamışlardı. Bu birleşme; aynı dili konuşan, aynı dine sahip Arap ırkının tanımadığı bir kavramdır. Fransız devleti adına Yahudi dönmesi bir Sarkozky, sözde uyanıklık yaparak Libyalı iç hainlerin yardımı ile Libya’ya saldırdı. Amerika durur mu!”İnsan haklamalarını” kıskanarak, Irak’taki mezalimlerini diğer İslam ülkelerinde de sürdürmek için harekete geçti. Ve uşaklarını da peşlerine taktı. Oysa Amerika’da işlenene insanlık suçları dakikalar sürecine inmişti. Libyalılar, Arap karakterlerini göstermekte gecikmediler.
Sayın Recep Beyimiz sormuşlardı:”Nato’nun Libya ‘da ne işi var?”
Ben de kendilerine soruyorum:”Bizim Libya’da ne işimiz var?
İki Koalistiyorsan –Benzin uçağı düşürüldü. Pilotları sağ ve dahi salimen kurtuldular! Bendeniz, haddim olarak Sayın Recep Beyimize soruyorum. Çünkü ben Halkım:
“Siz,bu “petrol haklama” güçlerinin asa kirlerinin sağ ve salimen memleketlerine dönmeleri için de dua ettiniz mi?Yoksam,Irak’a ölüm getiren Amerikan askerleri için etmiş olduğunuz dua, bu insani hareketçileri de!Kapsamına alıyor mu?
340-KİRKİT'TE YAYIMLAMIŞTIK!
OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;26 Mart 2011.
KİRKİT DERGİMİZDEN.
Kirkit adlı dergimizin ikinci sayısını yeniden okuduğumda göğsümün kabardığını itiraf etmek durumundayım. Biz; öğrenci ve öğretmenlerimizle ele, ele vererek neler etmişiz!
Bendenize, Dergimizin ilk sayısı iletmiş olduğumuz yerlerden çok olumlu sesler getirmişti. Bu arada; bağlı olduğumuz genel müdürlükten bir emir! Gelmişti: ”Milli eğitim Bakanlığındaki daire müdürlüklerine, onların dolduracakları %10’luk bedava kontenjan istenmekteydi!” Güzelce bir yanıt vermiştim: ”Burası, dershaneciliğin zorunlu masrafları dışında, para kazanma amacını da kapsayan özel bir eğitim kurumudur. Aynı emir, lokantalarda ve sair ticari kurumlarda da uygulandığı takdirde, olanaklarımıza göre karar verilecektir!”
Bir hafta sonra birisi bayan birisi de erkek iki müfettiş dersanemize damladı. İzaz ikramdan sonra sazı önce ben elime aldım.
“Lise dengi okulların disiplin yönetmeliği yoktu; benim hazırlamış olduğum yönetmelik ülkemiz geneline yayımlanmıştır. Çalışan kişilerimize ait tüm defterler ve dosyalar, müstahdemlerin izin ve aşı sıraları da düzenlenmiştir. Herkesin kan yapıları alınmıştır. Dershanemize başvuran öğrencilerin sabıka durumları da sorgulanmıştır. Ayrıca; üniversite mezunu bir pedagogumuz tüm öğrencilerin yetenek durumlarını ölçmektedir. Tüm öğrencilerimize ait bilgiler bilgisayarlarımıza yükletilmiştir. Aylık sınavların dışında, başka dershane öğrencilerine de açık genel sınavlarımız vardır. Öğrencilerimizin kıyafetleri dışında kıyafetli kız ve kadın öğrenciler kesinlikle kabul edilemez. Küpeli, bilekleri bezli,
Kötü örnek teşkil edecek erkek öğrencilere de dershanemizin kapıları kapalıdır. Saygı ile bilgilerinize sunulur!” Dedim ve dosyaları önlerine koyarak masamın başına geçerek: ”Sizler denetlemenizi sürdürürken bendeniz de şu tabancamın haftalık temizliğini yapayım!” Diyerek tabancamı sökmeye başladım.
Çook mennunnn olduklarını söyleyerek,teftişlerini erken bitirdiler.
Ben,yapmış olduğumuz etkinliklere bakarak onların çok haklı olduklarını ! Görebiliyorum.
Öğrenciler arasında,”Onur Komitesi”, ve “Disiplin Komitesi” seçimle oluşturulmuştu .İki sayııl dergimizde yayımlanmış olan yazılardan örnekler sunacağım.
İkinci olarak Sayın Mehmet Kaplan’ın şiirini vermek istiyorum:
BİR DE BENDEN KURTULUŞ DESTANI.
“Büyük Ozanımız Nazım’ın anısına.”
“Bugün O’NU anlatmalıyım
Ak sayfalara
Dilimin döndüğünce
Samsun’da
Sakarya’da
Anafartalar’da
Yaşamışım gibi anlatmalıyım
Siyah, Yeşil, Mavi gözlü çocuklara
Umudun ordularıyla ayağa kalkmalı memleketim
Sesleri dağlardan yankılanmalı
Özgürce savrulmalı dört yana
Sarı, Siyah saçlı Bebelerin
Anlatmalıyım çocuklarıma
Soluk aldığı toprakları
Anlatmalıyım, ninni diye fısıldadığım
Yemen Türküsünün nasıl başladığını
Sırtında mermiler patlayan Anaların
Ölüm sessizliği taşıyan kağnılarını…
Süngüler ucunda kan kırmızı
Yere düşen halkın
Nasıl umut ordusu olduğunu,
Anlatmalıyım
Toprakları çiğnenirken bu vatanın
Sana seslenilmiş öyküsünü anlatmalıyım
Siz de anlatın tarihe, yaşamış gibi
Onurlu mücadeleyi başlatan
Kurtuluş destanındaki Mustafa Kemal’i.
Deniz ,gözlerini vermiş
Güneş, saçlarına kondurmuş rengini
Dağların erişilmez doruklarından
Heybeti
Kartallar uçurdu
Durgun gökyüzüne bakışlarıyla
Fırtınalar kopardı
Savurduğu kınalı sarı saçlarıyla
Şarapnel parçaları gibi
Dağıtacaktı düşünü Anadolu’ya
Şahinler uçuracaktı
Amasya’dan, Erzurum ve Sivas’a
Anlatacaktı dünya’ya
Bir türk’ün bedel olduğunu
Anlatacaktı düşmana
Mustafa kemaller doğduğunu
Bir Atmaca edasıyla baktı
Anadolu’ya
Seyretti;
Yok olan Maraş’ı, Samsun’u
Kaşları çatıldı görünce
Hırçın dalgaları suskun
İstanbul’u
Karadeniz çağırdı
Rengini verdiği gözlerine
Bakarak
Karar verilmişti
1919 Mayısında
Anadolu kurtarılacak
Ege tütününden sigarasını yaktı
Çakmak, çakmak gözleriyle
Sakarya’dan Afyon ovasına inerken
Bir ordu vardı arkasında
Mustafa kemal yüreğiyle
O’NU bir kurşun yetmedi öldürmeye
Kocatepe’de
Bastıkça irili, ufaklı kayalara
Önünde kum olup savruldular
Dumlupınar’dan İzmir limanına
Sabahlar olmalı yurdumda dedi
Bir nefes aldı cigarasından
Suskunluğu bozan top sesleri
Arasında
Sıktı yumruklarını ve haykırdı
“ya istiklal ya ölüm !”Parolasıyla
O,
TUTSAKLIĞI ÖZGÜRLÜĞE
Dönüştüren adam
O,
Özgürlüğün resmini
Tuvaline aktaran
Korunmalı bu resim
Taşınmalı sonsuzluğa
ÖZGÜRLÜK
Mustafa kemal olmalı
Mustafa kemal adı
Özgürlük diye okunmalı.
Mehmet KAPLAN
25 Mart 2011 Cuma
339-NATO KAFA,OTAN DÖNER
OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;24 Mart 2011.
NATO KAFA OTAN DÖNER!
“Nato’nun Libya’da ne işi varmış!”Sayın Recep Bey.
“Libya operasyonu Haçlı Seferidir!”
Putin ve Fransa dışişleri Bakanı.
“Libya operasyonuna Haçlı Seferi DEMEK DENSİZLİKTİR!”
Sayın AKP Başkanı Recep Beyefendimiz!
Efendiciğime söyleyeyim de sizler dahi okuyunuz:
1-*NATO, Fransızca OTAN, İkindi Dünya Savaşından sonra, Komünizm tehlikesine karşı kurulmuş bir SAVUNMA PAKTI İDİ.
2-*Rusya çöktükten sonra, Komünist ülkeleri de içersine alan “savunma ve işbirliği antlaşması “olarak, üye ülkelerine yapılacak haksız saldırıları ve terörü önlemek için yeniden yapılandırıldı.
3-*Afganistan’da milli hareket terör sayıldı ve oraya müdahale edildi.
4-*Türkiye’deki Terör 40.000 can aldı ve 10.000’e yakın görevli şehidedildi Teröre yardım edildi. Bölünmenin adına da açılım konuldu, Polislerimiz halkın içinde ve dünyanın gözü önünde tokat yedi. Bunu da yedikleri şeylerden saydılar.
5-*Libya petrolünün %38’i İtalyanların tasarrufunda. Ötekilere anafor yok. Fransız gizli servisi Vatan Hainlerini ayağa kaldırdı.”İnsan Haklamaları “ bahane edildi. Bunu anlayamayanların bu asırda ve dünyada yerleri var mıdır? Nato, Uygarlıklar çatışmasını beklemeden Zavallı Müslüman ülkeleri sıra ile ve bir plan dâhilinde yıkmanın yardakçısıdır. Nato Kafalar, Batı ve Amerika Libya’da PETROL ARAMAKTADIRLAR. Kuveyt’in 586 kuyusu ve Irak petrolleri 75 seneliğine Amerikalıların. Hâlâ Libya’nın yerini bilemeyenler ve Libya’yı Japonlara bombalatan Milli irademizin Cüzi iradeleri sizler uyumaya ve bulgur nimetlerinizden yararlanmaya devam ediniz.
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;24 Mart 2011.
NATO KAFA OTAN DÖNER!
“Nato’nun Libya’da ne işi varmış!”Sayın Recep Bey.
“Libya operasyonu Haçlı Seferidir!”
Putin ve Fransa dışişleri Bakanı.
“Libya operasyonuna Haçlı Seferi DEMEK DENSİZLİKTİR!”
Sayın AKP Başkanı Recep Beyefendimiz!
Efendiciğime söyleyeyim de sizler dahi okuyunuz:
1-*NATO, Fransızca OTAN, İkindi Dünya Savaşından sonra, Komünizm tehlikesine karşı kurulmuş bir SAVUNMA PAKTI İDİ.
2-*Rusya çöktükten sonra, Komünist ülkeleri de içersine alan “savunma ve işbirliği antlaşması “olarak, üye ülkelerine yapılacak haksız saldırıları ve terörü önlemek için yeniden yapılandırıldı.
3-*Afganistan’da milli hareket terör sayıldı ve oraya müdahale edildi.
4-*Türkiye’deki Terör 40.000 can aldı ve 10.000’e yakın görevli şehidedildi Teröre yardım edildi. Bölünmenin adına da açılım konuldu, Polislerimiz halkın içinde ve dünyanın gözü önünde tokat yedi. Bunu da yedikleri şeylerden saydılar.
5-*Libya petrolünün %38’i İtalyanların tasarrufunda. Ötekilere anafor yok. Fransız gizli servisi Vatan Hainlerini ayağa kaldırdı.”İnsan Haklamaları “ bahane edildi. Bunu anlayamayanların bu asırda ve dünyada yerleri var mıdır? Nato, Uygarlıklar çatışmasını beklemeden Zavallı Müslüman ülkeleri sıra ile ve bir plan dâhilinde yıkmanın yardakçısıdır. Nato Kafalar, Batı ve Amerika Libya’da PETROL ARAMAKTADIRLAR. Kuveyt’in 586 kuyusu ve Irak petrolleri 75 seneliğine Amerikalıların. Hâlâ Libya’nın yerini bilemeyenler ve Libya’yı Japonlara bombalatan Milli irademizin Cüzi iradeleri sizler uyumaya ve bulgur nimetlerinizden yararlanmaya devam ediniz.
24 Mart 2011 Perşembe
339-KADIN,KİRKİT VE BEN.
OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir; 24 Mart 2011.
KADIN KİRKİT ve BEN!
Edebiyat galerimizde “Kirkit” başlıklı bir yazıyı okumamla birlikte çocukluğuma gitmem bir oldu.
Hatundere köyünde, yemyeşil bir bahçenin köşesinde, iki katlı bir ev, o evin önünde ve sağ köşesinde bulunan karanlık bir odada, elindeki KİRKİT ile Rahmetli Anam Halime kadının başında oturduğu bir kilim ıstarı.
Rahmetli Cennetmekân Anacığım, Kirkit ve Kilim Istarı!
İşte sizlere anılarımın başlangıcının itirafı.
Emekli olduktan sonra ne işler ettiğimi anlatsam hem uzun sürer hem de sizleri ilgilendiremez.
Uşak ticaret Lisesinden Öğrencim Sayın Adnan Cengiz, işletmekte olduğu dershaneye müdür olmamı istedi, Kıramadım ve müdüriyet görevime şartlı olarak başladım: Hem o’nun hem de Milli Eğitim Bakanlığının temsilcisi olarak dershanenin yönetiminden yalınız ben sorumlu olacaktım.
Düşüncelerim arasında aylık bir dergi çıkarmamız da vardı. Seçilmiş dershane öğrencilerden bir “öğrenci konseyi” oluşturmuştum. Onlar da bu fikrimi desteklediler. Dergimizin adın da bendeniz koymuştum:”KİRKİT”, asırlardır Türk Kadınları ile bütünleşmiş dilsiz bir kader ortağı tanık!
Kirkit’in önsözünün yanı sıra ilk yazıyı da ben yazacaktım.
Kirkit’imizin ikinci sayısının o ilk yazısı da huzurlarınızda
Sene, Ekim 1996.
“KİRKİT.”
“Görkemli bir yapıt ortaya çıkınca, hep o’na hayranlık duyarız. Hep ondan söz ederiz. Keops, Kefren ve Mikerinos’un piramitlerinden hayranlıkla ve övgü ile söz ederiz.
Piramidinin masrafına fahişelik yaparak katkıda bulunan Keops’un kızından söz edenimiz de olmaz.
Piramidin inşasında; emeklerinin ortasında ve sonunda ölen işçileri düşünenimiz ve ananımız da yoktur.
Tüm insanın emeğinin ve göz nurunun eserlerinde de aynı mantık egemendir: Kilim, heybe, çuval, halı, çorap ve el işlerinde de aynı mantık egemendir.
İpi eğiren, boyayan, ıstarı kuran ve o güzelim eserleri yaratanları soranımız da yoktur.
Ben, bir kilim, bir halı ve bir heybe görsem, o karanlık odanın bir köşesinde, incecik görüntüsü ve elinde şimşir Kirkiti ile Rahmetli ANAMI görürüm.
Kıvrım, kıvrım şalvarıyla, kilim tezgâhının başındaki ANAM, KİRKİT olur da öyle gözükür gözlerime.
Ne zaman bir KİRKİT görsem; donuk, sessiz ve küskün, ANAMIN ELLERİNİ öper gibi öperim onun taraklı dişlerini.
Ne zaman bir halı, bir kilim, bir heybe, bir çuval ve bir çift çorap görsem; dünyasını dini dogmalarla kararttığımız, yaşamını da işkencelere döndürmüş olduğumuz Kızlarımız ve kadınlarımız gelirler gözlerimin önüne. O gece uyku da uyuyamam.
Halı, kilim ve çorap, onların sömürdüğümüz yaşamlarının ve bir türlü görüp te anlayamadığımız hayatlarının renkli öyküleridir.
Hep, yarattıklarıyla övünüp, kendilerini göremediğimiz, ruh cüceliğimizden ve onlara da lâyık olamamamızdan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
İzleyiciler
Blog Arşivi
- ► 2016 (202)
- ► 2015 (162)
- ► 2013 (239)
- ► 2012 (385)
- ► 2011 (300)