20 Şubat 2011 Pazar

297-KARDEŞİM EYFEL KULESİ

OSMAN TÜRKOĞUZ

osmanturkoguz@hotmail.com

İzmir;20 Şubat 2011.

KARDEŞİM EİFFEL KULESİ.

Eski defterleri karıştırırken; büyük politikacılarıma örnek, bu çok eskiden yazılmış şiirimi buldum. Yırtmaya da gönlüm razı olmadı. Sonra da, Silivrilik bir durum da göremediğimden sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Bu Paris denilen şehirde

Bir sen varsın yapa yalınız,

Bir de ben varım,

Kardeşim Eiffel Kulesi.

Hatıra resimleri çektirirler boy, boy,

Önünde gelip te duranlar.

Sorarlar mı derdini hiç!

Kışın üşüdüğünü, yazında yandığını?

Bir güzel kıza tutulup,

İçin, için adını andığını!

Neden parmakların göğe doğru;

Neden kapkara ve ıssız suratın,

Ülkemdeki heykeller gibi;

Bunları sana soran oldu mu hiç?

Kim anlar derdinden, kim anlar derdimden,

Anlayan olur mu dertlerimizden;

Çilekeş Kardeşim Eiffel kulesi?

Sen o köşede yapa yalınızsın kalabalıklar içinde;

Ben de Notre Dam köprüsündeyim,

Seine nehrinin sularında hayalim.

Benim de tanıdığım çok,

Hep dertlerini dinlerim insancıkların.

Sormadılar bana bir kere, açmıyım,

Açıkta mıyım, tokmuyum, âşık mıyım, ?

Ülkemi özledim mi diye!

Biliyorum insanların bu haline,

Donup kaldığını, Canım Kardeşim Eiffel Kulesi.

296-SOYUTTAN SOMUTA MUSTAFA KEMAL-3

OSMAN TÜRKOĞUZ
Çeşmealtı; 29 Temmuz 2010

SOYUT’TAN SOMUT’A MUSTAFA KEMAL! (3)

İLGİ:   1 - Azınlıklar ve Misyonerler. Oto. Ling’te.
2- Bir Milleti ve bir Dini bölen Fetvalar! Oto. Ling’te.

Sırtını kürke, kapını Türk’e alıştırma!”
Osmanlının özdeyişi.
“Eyeri kaltağ Osmanlı,
Şalvarı şaltağ Osmanlı,
Ekende yok, biçende yok,
Yiyende ortağ Osmanlı.”
Söyleyeni bilinmeyen bir Türkmen tekerlemesi.

“Benim için en büyük övgü; TÜRK OLARAK DÜNYAYA GELMEMDİR!”EBU’L GAZİ Bahadır Han.
“BENİM İÇİN EN BÜYÜK ŞEREF TÜRK OLARAK DOĞMAKTIR!”MUSTAFA KEMAL.
“Önce TÜRK’ÜM, sonra TÜRK’ÜM. Daha sonra, yine de TÜRKÜM. Ve MUTLUYUM. Ostüzü.

Toplumsal konumunu yitiren Türk-Türkmen’in aşağılanışı!
Dönme-Devşirmelerin Türk etniği üzerinde kurmuş olduğu üstünlüğün bir başka tezahürü de, Türklüğün ve Türkmenliğin sürekli aşağılanması olmuştur. Bu aşağılanma kampanyasının, Osmanlı yönetiminde, kurucu Türk öğenin toplumsal konumunu yitirmesiyle başlamış olduğu sabittir.
Yönetimde Dönme-Devşirmelerin yetkisi arttıkça, bu tür karalamalar ve alçaltmalar kampanyası da sesini yükseltmiştir. Bu tür propagandanın özü de sınıfsal nitelikte olmasıdır.

295-SOYUTTAN SOMUTA MUSTAFA KEMAL-1

 OSMAN TÜRKOĞUZ
Çeşmealtı;23 Temmuz 2010

                      SOYUT’TAN SOMUT’A MUSTAFA KEMAL!(1)

                               BİRİNCİ BÖLÜM.
                 
                  "Doğğu, haksızlığı Tanrı'ya; Batı da haksızlığı namluya havale eder!"  Papaz Ernest Renan. 1 Mayıs 1882

                 Milletler, maddi ve manevi değerlerini yitirmekle yıkılmazlar. Milletleri yok eden illet, hafızalarını yitirmiş olmalarıdır!” Prof.Dr. Gustave Le Bon.

Elbe adasından 1100 askeri ile kaçarak, Marsilya sahillerinden Fransa’ya çıkan Napolyon Bonapart’ın, ünlü 101 günlük imparatorluğu vardır. İngiltere ile Prusya hemen anlaşarak ordularını Belçika topraklarına sokarlar. Avusturya ve Rusya ordularının gelmesini beklemeden; Napolyon Bonapart; önce, Prusya kuvvetlerine saldırır.16 Haziran 1815 günü; Belçika’da Ligne muharebesinde; Prusyalı komutan Blücher’i yener; fakat Prusya ordusunu imha edemez. General Blücher Waterlo yakınındaki Wawel’e çekilir.18 Haziran 1815 günü sabahı çok şiddetli yağmur yağar. Waterlo Meydan Muharebesi aynı gün öğleden sonra başlar. İngiliz ordusu ile Napolyon kuvvetleri arasında korkunç muharebe bütün hızı ile devam eder. Bir binanın ele geçirilmesi için iki taraftan (15.000) kişi ölür. İngiliz Başkomutanı Dük Wellington’un ordusu yenilmek üzereyken; Dük, İncil’den dualar okumaya son vererek; yüksek sesle:
“Ya gece, ya da General Blücher yetiş!” Diye bağırır. Dağılmış güçlerini toparlayan Prusyalı Komutan Blücher, şimşek gibi muharebe meydanına yetişerek Napolyon Bonapart’ın yenilmesini sağlar ve 1805 Osterliç yenilgisindeki tutsaklığının intikamını da alır.

294-harp oyunları ve.

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir; 20 Şubat 2011

HARP OYUNLARI VE PLAN TATBİKATLARI HAKKINDA!

Bir ülkenin aydın geçinenlerinin de bu denli bilgisiz ve yanlı olması dehşet verici bir durumdur.
Harp oyunsuz ve plan tatbikatsız stratejik ve taktik eğitim olamaz.
Bu oyunlarda, karşılıklı iki güç vardır: Dost ve Düşman. Oyunun yapılacağı arazinin durumu ve mevsimine göre de hava durumu çok önemlidir.
İkinci Cephenin açılması sırasında, İngiliz Meteoroloji Uzmanı Yüzbaşı, Müttefik Orduları ve İkinci Cephenin Başkomutan Eisenhover’e meteorolojik bir rapor sunmuştu: ”4–5 ve 6 Haziran 1944’te güzel bir hava aralığı vardır.”
Oynanan harp oyunlarında da, normal savaş yapılıyormuş gibi hazırlıklar yapılır, Dost ve Düşmanın imkân ve kabiliyetleri değerlendirilir. Her iki taraf bir muharebedeki tüm askeri davranışları ortaya koyarlar. Bu oyunlar,”Çok gizli”gizlilik derecesiyle ve Hizmete Özel olarak icra edilir.

18 Şubat 2011 Cuma

290-SOYUTTAN SOMUTA MUSTAFA KEMAL-2

OSMAN TÜRKOĞUZ
Çeşmealtı;26 Temmuz 2010

SOYUT’TAN SOMUT’A MUSTAFA KEMAL! (2)

“Ben ki; Fatih sultan Mehmed Han oğlu, Beyazıt Han oğlu Yavuz Sultan Selim Han’ım. Sen ki EŞEK TÜRK!”
Yavuz’un Şah İsmail’e yazmış olduğu mektup.
Japon Başbakanının eşi, kocasının başbakanlığa lâyık olmadığı halde, nasıl başbakan olduğuna akıl erdiremeyerek bir kitap yazmış! Bizdeyse tüm başbakanlık yapmış politikacılarımızın eşleri kocalarını dahi saymaktadırlar.
Bir zamanlar, bir Türk ile bir Hıristiyan, imam ve papaz üzerine söyleşi yapmışlar. Hıristiyan Türk’e sormuş:
“Sizin imamlarınızın tahsil seviyesi nasıldır?”
“İlkokul düzeyindedir. Son senelerde, imam-Hatip liseleri ve ilahiyat fakülteleri açılmış olmasına rağmen, buralardan mezun olanlar bürokrasiyi seçerek dinciliğe soyunmuş olan siyasi partilerin kadrolarını oluşturuyorlar.” Demiş ve sormuş:
“Sizin din adamlarınızın tahsil düzeyi nasıldır?”
“Bizim din adamlarımız,üniversiteyi bitirdikten sonra üç sene de ruhban okulunda din öğrenimi görürler.Akademik kimlik sahibi olurlar...

293-ATATÜRK DÜŞÜNCESİ.

OSMAN TÜRKOĞUZ

osmanturkoguz@hotmail.com

İzmir;18 Şubat 2011.

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE.

Karanlığın üstüne şimşek gibi doğanız,

Yurdumuzun üstünden Karanlığı kovanız.

KADIN, ERKEK eşittir, KADIN önde ileri;

Kitabımız uygarlık, asla dönmeyiz geri.

Tuttuğumuz ışık yol insanlık efsanesi,

İlerde, hep ilerde ATATÜRK DÜŞÜNCESİ.

ATATÜRK Düşüncesi ATATÜRK’TEN mirastır,

Vatanımız uğruna ölmek te bize hastır.

Aydınlık düşüncenin aydınlık erleriyiz;

ATATÜRK’ÜN yolunda ölmeye amadeyiz.

Parlak ışıklı yolun yorulmayan erleri,

İlkemizde dönmek yok, ileri, hep ileri.

Fakirlik ve Cahillik yazgı değildir bize;

Gücümüz çağlar aşar, karanlık gelir dize.

Tuttuğumuz ışık yol, insanlık efsanesi;

Aydınlıkta önderdir, ATATÜRK DÜŞÜNCESİ.

Ödün yok karanlığa, son sözümüz Türkçesi,

Kadınlar baş tacımız, baş tacımız Türkçesi.

Övünerek çalışır, güvenerek yaşarız,

Türklük için ölüme göz kırpmadan koşarız.

Gönlümüzde ATATÜRK tüm Türklerin bayrağı;

Aşarız karanlığı, deviririz çağları.

Köle ve cariyeydik CUMHURİYET öncesi,

İnsanlığa onurdur ATATÜRK DÜŞÜNCESİ.

Aynı eşit değerde, ülkemin dört bir yanı;

Edirne’si, İzmir’i, Antakya’sı ve Van’ı.

Karşımıza alsak ta bize düşman cihanı;

Vermeyiz hiç kimseye bize ait olanı.

Birlik ve beraberlik atalardan mirastır,

Yobazlıkla savaşmak ATATÜRK’TEN mirastır.

17 Şubat 2011 Perşembe

292-GENELLEŞTİRME İLKELLİĞİ.

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir;17 Şubat 2011.
GENELLEŞTİRME İLKELLİĞİ!

Hadi Canım Sendeler!

“Dünün akıllısı çok olur!”
Rus Atasözü.
“Dünya üzerinde, hükümetlerinin icraatına tahammül eden uluslarohükümetlerin mesuliyetine de ortak olurlar.”
Mareşal Gazi Mustafa Kemal.
Anonim Şirketin Yeni Genel Müdürü, eski alacaklardan da sorumludur.”Yasa gereği!
“Kendi ordusunu taşıyamayan uluslar, başkalarının ordusunu taşımak zorunda kalırlar!”Publio Cornelio Tacito, MS.45–117.
“Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan illet, içerdeki cephenin suskunluğudur”Gazi Mustafa Kemal.

291-HOCAYI MI TAKLİT!

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir;17 Şubat 2011.
HOCAYI MI TAKLİT!

Hoca Nasrettin, evinin önünde otururken, bir komşusu sevinçle sokak kapısından seslenir:
“Hocam; senin eşek, komşunun eşeğinin boynunu kırarak öldürdü!”Der. Hoca Nasrettin, gevrek, gevrek gülerek:
“O, peygamberlerin binit olarak kullandığı eşeklerin soyundandır!”Der, demez, öteki komşusu selamsız ve sabahsız Hocanın huzuruna dikilir:
“Sayın Hocam, o komşu yanlış görmüş. Komşunun eşeği senin eşeğini öldürdü!” Der, demez, yerinden fırlayan Hoca Nasrettin:
“Şimdiii, davanın seyri değişti.60 akçeden başlar!” Der.

16 Şubat 2011 Çarşamba

289-NE İSTERSEN YAP DERİM!


OSMAN TÜRKOĞUZ

osmanturkoguz@hotmail.com

İzmir;16 Şubat 2011.

Ne İstersen Yap Derim!

Gecenin sonsuzluğa gelip, durduğu yerde;

Seni arar dururum, çaresizce boş yere.

Sonra bir acı gelir, oturur canevime;

Çaresizim, yalnızım, ben sevmişim kime ne?

Hiç dönüşü olmayan bir noktada dururum;

Geçmişim ışıl, ışıl seni orda bulurum.

Umut yoktur günümden, sensiz olan yarından,

Cevap yok sevgilimden, canım dostum varımdan.

Sonra karanlıklarda kaybolur da giderim;

Ölsem benimsin derim,kalsan benimsin derim.

Karanlıklar içinde bir başıma çaresiz,

Hayaline sarılıp, sonra çekip giderim.

Sensiz olan cennete inadıma girerim,

İslam şartı sorsalar, senin adın söylerim.

İman nedir deseler, seni sevmektir derim;

Ayaklarını öpüp,secdeye kapanarak,

Huzurundayım tanrım ne istersen yap derim.

288-RECEPKO'LARIMIZ!

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir; 16 Şubat 2011

RECEPKO’LARIMIZ!

Adalet Partisi iktidarındaydık. Adalet Partisi Zonguldak Milletvekilleri, Karabük Kaymakamlığının makam odasına doluşarak, bir milletvekili Makam koltuğuna oturdu, Kaymakam da ayakta ve esas duruşunda, halkımızın dertlerini dinlemeye başladılar.
Bu durumdan çok sıkılmıştım. Ünlü Himmet Dede olayında; Ankara Milli Emniyet Başmüfettişi Kurmay Albay Aziz Ronabar, Himmet Dede istasyon şefinin makam koltuğuna izinsiz oturduğu için, iki sene hapis cezası almıştı.
Meteoroloji Genel Müdürü, Sayın Emin Çölaşan’ın babası, çok dürüst bir Profesördü. Ona yaklaştım ve:
“Sayın Profesörüm; bendeniz basit bir jandarma Albayıyım. Şu duruma bakarak, klasik Kominizim tarifi dışında bana bir tarif yapabilir misiniz?” Dedim. Zavallı Profesör öylece kalakaldıydı.
Bizler hep ekonomik açıdan, üretim araç ve gereçlerinin sahipliği açısından Komünizmi tanımlarız. Aslında, Kominizim, Nazizim ve Faşizm aynı tornanın ürünleridir.

İzleyiciler

Blog Arşivi