1 Ocak 2011 Cumartesi

229-LAİKLİK NİÇİN TÜRK'ÜN OLMAZSA OLAMAZIDIR!

LAİKLİK NİÇİN TÜRK’ÜN OLMAZSA OLMAZIDIR?
OSMAN TÜRKOĞUZ
Çeşmealtı; 21 Haziran 2010.

( LAİKLİK, Sİ NE QUA NON.)
Yalta Konferansında, F.D.Roosevelt, W.Churchill ve J.Stalin bir araya gelirler. İngiltere aslanının pençesi zayıfladığı halde, Churchill hâlâ eski türküleri söylemek sevdasındadır. Ve ortaya bir fikir atar:
“Öyle bir barış yapalım ki, Jülyüs Sezar’ın karısının namusu gibi sağlam olsun!” Der.
Jozef Stalin, şeytani bir gülümsemeyle:
“O’NUN namusu hakkında da söylentiler var!” Deyiverir.
Jülyüs Sezar hakkındaki tarihin hükmü ne kadar adi ise, karısı –Cleopatra ile evlenmediği halde bir oğulları olmuştur. Üç defa evlendiği söylenir-hakkındaki hükmü de o denli onurludur.

228-FELAKETLERİ UNUTMAK

         OSMAN TÜRKOĞUZ
         osmanturkoguz@hotmail.com
         İzmir 31 Aralık 2010
                           
                            FELAKETLERİ UNUTMAK!

“Bir cemiyette en muzır adam, ehliyetsiz olduğu halde salahiyet sahibi olandır!”
Başvekil İsmet Paşa, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin diploma töreni. 08 Temmuz 1929.
“Benim milletimden istediğin tek şey şudur: Kendisini yönetmek için başının üzerine çıkaracağı adamların, kanındaki ve vicdanındaki cevheri incelemekten bir dakika fariğ olmasınlar.” Mareşal Gazi Mustafa kemal Atatürk.
Cesaret insanı zafere/Kararsızlık tehlikeye/Korkaklık ta ölüme götürür.” Filozof Seneca, Sayın Şenol Güneş’ten.

         Ortaçağdan sonra; barutun icadı, topçuluğun gelişmesi ve yeni keşfedilen kıtalardan getirilen servetler, küçük devletlerin yıkılarak merkezi kırallıkların gelişmesini sağlamıştı. Sonunda büyük imparatorluklar kurularak sayısız devleti çatısı altında toplamıştı.
         Fransız İhtilali ve Büyük Filozofların aydınlatmaları ile haksızlığa ve zulme uğrayan ulusların bağımsızlıklarını kazanmalarına neden olmuştu.
19’uncu ve 20’inci asırlar, büyük devletlerin denge aramalarına tanık olmuştu.
20’inci asrın ikinci yarısı da Bloklaşmaya sahne olmuştu. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Komünist Rus Bloğunu dağıttıktan sonra, Komünist Çin de modelini değiştirerek serbest piyasa ekonomisini geçmişti.
         İşte ulus devletler için felaket bu suretle meydana gelmiştir. Felaketin adı da USA’DIR!
         Sanayide ileri gitmiş ülkeler bir birlik oluşturarak Üniter ve güçlü ülkeleri bölerek küçük, küçük tüketim toplumları yaratmak ve ortaçağ beyliklerini oluşturma yoluna girdiler.
        

28 Aralık 2010 Salı

227-DEMİRCİ DAĞINDAYIM!

         OSMAN TÜRKOĞUZ  
         Çeşmealtı; 05 Temmuz 2009

                   DEMİRCİ DAĞINDAYIM!
 Doğamızda bulunan,  canlı ve cansız, her nesneye mutlaka bir ad konulur. Tüm uygarlıklarda da bu böyledir.
Yalınız; Orta Asya Türk Toplumlarında, tüm erkekler adsız doğarlar, topluma yararlı bir iş yaptıklarında ancak ve dahi ancak bir ad sahibi olurlardı.
Tanrımıza bin şükür bu geleneğimiz kalkmış; yoksa adsız ölüp te gidecektik. Adsız ölenleri de cennete almayacaklarına göre, oralarda da adsız olarak sürünecektik. Zebanilerin işleri de zorlaşacağından, Roma usulü birer numara ile adlandırılabilirdik.
         Her ŞİİR, şiiri yazanının gönlünden fışkıran yeni bir doğumdur. Her yeni doğan adlandırıldığına göre de, her şiire bir ad vermek gerekir.

26 Aralık 2010 Pazar

226- MASKELERİNİZİ İNDİRİNİZ HAİNLER!


                   OSMAN TÜRKOĞUZ
                   osmanturkoguz@hotmail.com
                   İzmir; 26 Aralık 2010.

MASKELERİNİZİ İNDİRİNİZ HAİNLER!

“KAHRAMANLARI olduğu kadar, HAİNİ DE, GAFİLİ DE çok Milletiz.” Mareşal Gazi Mustafa Kemal, Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler, s.555.
“Halkın gözünün içine bakarak ne denli büyük bir yalan söylerseniz, inananı da o denli çok olur!” Adolf Hitler.
“Bir ulusun bireyleri ancak bir eğitim görebilir. İki türlü eğitim, bir ülkede iki türlü insan yetiştirir. Bu ise; fikir, his ve birleşme durumlarına temelden aykırıdır.” Tevhidi Tedrisat kanununun –Eğitim Birliği--gerekçesi.
“Kendi ordusunu taşıyamayan uluslar, başkalarının ordusunu taşımak zorunda kalırlar.” Publio Cornelio Tacito-M.Ö.55–117-
“Dünyada her millet, icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine de ortak olur” Mustafa Kemal Atatürk.

Türkiye’mizi (25 parçaya) bölmek, ayrı meclislere, ayrı bayraklara ve ayrı askeri güçlere sahip olmak isteyen bir siyasi partimizin başkanlık koltuğunun arkasında Sait’i Norsi’nin büyük boy bir resmi asılı.
İkinci Abdülhamit’in maksadını anlamış olduğu bu adamı bizim Böyyük Bilginlerimiz varsınlar da baş tacı ededursunlar; Bilginlerimiz dahi Uluslararası Sempozyumlara bildiriler sunadursunlar. Çok ünlü iki büyük üniversitemizin öğretim görevlisi iki ünlü doçentimiz de, üşenmeden Amerika ‘ya giderek, İngilizce olarak bu Din; Dil, Vatan ve dahi Türklük düşmanını göklere çıkara dursunlar.
Atı alanlar, Üsküdar’ı da alıp gitmek üzereler.
         Risalei Nur adlı (133) Risaleyi okumayanlar, okusalar da anlamını ve dahi gizli amacını kavrayamayanlar, kulaktan dolma bilgilerle halkımızın beyinlerini ve insanlarımızın geleceklerini zehirlemektedirler.
Tüm amaç, kendilerine çıkar sağlamaya yönelen çapsız insanlarla, ülke ve toprak bütünlüğümüzü bölmeye yöneliktir.

25 Aralık 2010 Cumartesi

225- YILBAŞINI KUTLAMAK, BİZİM GELENEĞİMİZDİR!

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir; 30 Aralık 2008
                  
                   YILBAŞINI KUTLAMAK, BİZİM GELENEĞİMİZDİR!

“Tanrıların Vatanı, ANADOLU” “Tanrılar, Mezarlar, Bilginler.”   C.W.CERAM,
“Anadolu Tanrıları-Efsaneleri.     Cevat Şakir Kaba ağaç                                                                “İşler ve Günler.”Çok tanrılı dinlerin peygamberi sayılan Foçalı HESİODOS
 Mitolojik Sözlük” AZRA ERHAT  
BİLGİSİZ FİKİR YÜRÜTMEK”   UĞUR MUMCU.   
“TÜRKİYE, ATATÜRK’Ü TANRI’YA BORÇLUSUNUZ; GERİYE KALAN HER ŞEYİ DE ATATÜRK’E” “TURQUİE, TU DOİS ATATÜRK ET LE RESTE ATATÜRK.” Daniel Doumun. Belçikalının Yılbaşı tebriki.
  
Tanrıların ve Mitolojilerin vatanı, ANADOLU’DUR.
Dinlerin çıkış yeri, ANADOLU’DUR.                                                                                           Sünnet geleneğinin çıkış yeri, ANADOLU’DUR.                                                                               Yılbaşılarını kutlama geleneğinin çıkış yeri, ANADOLU’DUR.                                                                   Kadın özgürlüğünün vatanı, ANADOLU’DUR.                                                                                          İlk kurtuluş savaşının verildiği yer, ANADOLU’DUR.
Laiklik ilkesiyle, Kutsal İslam dinin sömürüden kurtarıldığı ilk yer, ANADOLU’DUR.

Hal böyle iken; yaşanmış bir yılı uğurlayıp, yaşanacak bir yeni yılı neşe ve sevinçle karşılamak için yapılan eğlencelere KÜFÜR VE İSLAMLIKTAN ÇIKMA damgasının vurgulandığı FETVALARIN, CAMİLERİMİZDE OKUTULDUĞUNU, ibret ve dehşetle öğrendik.
Bunu ifade eden cümleyi yazarken terledim!
         En çok gücüme giden ve beni, derinden yaralayan da; BALIKESİR PAŞA CAMİSİNDE       MAREŞAL GAZİ MUSTAFA KEMAL’E İNAT; BÖYLE, ÇAĞDIŞI KAFALARCA ÜRETİLMİŞ OLAN, DİNLE VE İMANLA HİÇ BİR İLGİSİ OLMAYAN BİR YAZININ OKUTULMASIDIR!
         Din adına vatandaşlarımızı dolandırıp, “YAN GELİP YATANLAR, ALMAN MAHKEMELERİNDE DOLANDIRICILIKLARI HÜKME BAĞLANAN DEVLETLİLER hakkında, niçin fetvalar yayımlanmaz!
        

24 Aralık 2010 Cuma

224- ELDE BİR ŞEY KALMIYOR!


                        OSMAN TÜRKOĞUZ
                   osmanturkoguz@hotmail.com
                   İzmir; 24 Aralık 2010.
                           
                                      “ELDE BİR ŞEY KALMIYOR”

“Diyarbakır’da—Amit’te!—“ toplanmış olan Kürt kongresi, Özel ordu kurmak, özel bayrak ve özerklik kararı almış!
“İlgilileri de Sayın RTE ile de bir araya gelmişler.” Basından.

         Sayın RTE Beyefendi Hazretleri, Davos’tan Asitaneye teşerrüf ettiklerinde,” Son Osmanlı padişahı” yazılı pankartlarla karşılanmışlardı!
Son Padişah demek, ülkesini dağıtacak olan yetkili anlamında da kullanılmaktadır.
O zaman eski bir taşlamayı yeni bir haşlama olarak ithaf edemez miyiz?
                            Padişahım bölünmek üzere vatan;
                            Coplardan gazlardan Gençlerin hali kalmıyor.
                            Her açılımda yüreğimizin yağı eriyor;
                            Atatürk düşmanları bu duruma gülüyor.
                            Gam değil amma, böyle ülkenin bölünmesi,
                            Elinizde türbanlık kadın, coplanacak genç kalmıyor;
                            Farkında değilsiniz amma Türklük elden gidiyor.
                           

22 Aralık 2010 Çarşamba

223-EMRİNİZ OLUR, SAYIN HÜSEYİN BEY!

                        OSMAN TÜRKOĞUZ
                   osmanturkoguz@hotmail.com
                   İzmir; 23 Aralık 2010.

                            EMRİNİZ OLUR SAYIN HÜSEYİN BEY!

         Ülkemiz, açılım masalı ile toz duman içinde bırakıldı. Her şey tepetaklak edildi. Vatan hainleri de baş tacı edildiler. Ülkemizi ve ulusumuzu bölmek için politikaya soyunanlar da, ne anayasamızı, ne de yasalarımızı dinlemeden uluorta konuşmadalar.
Basınımız sayı arttırma derdinde. Vatanseverler susturulmuş; Sayın RTE’DEN destekli özel yetkili Müddei hususiler ve Özel yetkili Mahkemeler evrensel hukukun üzerine çıkartılmış, korku salmaktalar.
         Vatanımızı ve ulusal birliğimizi parçalamak amacı ile kongreler toplanarak iki dil, iki bayrak, iki ordu ve iki egemenlik kararlarını alabilmekte.
         Bu arada; Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Sayın Işık Koşaner de, Türk Silahlı Kuvvetlerinin görüşünü ve Kırmızı Çizgileri hakkındaki kararlılıklarını Dünya Kamuoyuna açıklamakta.
        

21 Aralık 2010 Salı

222- BU ZİLLETTE İKTİDAR DA VAR!

                   OSMAN TÜRKOĞUZ
                   osmanturkoguz@hotmail.com
                   İzmir; 22 Aralık 2010.

                                      BU ZİLLETTE İKTİDAR DA VAR!

“Kürt Meclisi Diyarbakır’da_Amit’te!” toplanarak, özel meclis, özel bayrak ve özel ordu kurma kararını aldı!” Sözlü ve yazılı basın!

         Atatürk devrimini yok sayarak Osmanlı dönemine gitme girişimleri sonuçlarını vermek üzeredir. Osmanlı dönemini sayıklamak ihanetin eseridir ve bölünüp te parçalanmanın kabulüdür. Aşağıda anlatacağım olayda, Osmanlı hükümeti ihanetin dışında kalmıştı. Dış güçler ve içerideki hainler Yunan ayaklanmasını başlatarak Osmanlı Devletini zilletin ve utancın içersine itmişlerdi. Bu sefer de aynı oyun Anadolu’da ayni ile oynanmaktadır. Sonuç, hiç te üzünülmesin SEVR’E varmak üzeredir. Kısaca anlatacağım olay Yunan ayaklanmasıdır.
        

20 Aralık 2010 Pazartesi

221- HAİNLER AFFEDİLİRSE, İHANET MEŞRULAŞMIŞ OLUR!

 

                        OSMAN TÜRKOĞUZ
                osmanturkoguz@hotmail.com
                İzmir; 21 Aralık 2010.

           HAİNLER AFFEDİLİRSE,  İHANET MEŞRULAŞMIŞ OLUR!

        Bu sabah, televizyon kanallarında bir gezinti yaparken, bir televizyonda korkunç bir reklam gördüm:
                “Venizelos’u affettik, Vahdettin’i neden affetmeyelim!”
        İhanet nerelerden boy göstermektedir. Bunun adına da ”fikir hürriyeti denilmektedir!”
Bu ileti, çağdışı kafaları kazanma ve kahramanları da  vatan haini yapma girişimlerinin bir parçasıdır.
        Vatan hainliği; ülkesine ve kendi ulusuna karşı, düşmanlarına hizmet ederek ve yapmakla yükümlü olduğu görevi yapmayarak yapılır. Her ülkede adı ve cezası aynıdır. Vatan hainlerinin affı, daha büyük ihanetlerin yapılmasını ve ihanetlerin meşrulaştırılmasını sağlar.
        Vahdettin’i affetmek, haksız yere astırdığı Dramalı Rızayı, Yozgat Mutasarrıfı ve Boğazlayan Kaymakamı Yarbay Kemal Beyi ve Urfa Mutasarrıfı Mehmet Nusret Beyi geri getirecek midir?
        Kuvayı Milliyecilerin idamlarını onaylayan imzası o günkü hainliğiyle birlikte yok mu olacaktır?
       

19 Aralık 2010 Pazar

220- ARADAKİ FARK!


                     OSMAN TÜRKOĞUZ
                     osmanturkoguz@hotmail.com
                   İzmir; 19 Aralık 2010.
                                     
ARADAKİ FARK!

         1972 Senesinin Mayıs ayının ilk haftası olduğunu sanıyorum. Bülent Ececit, Rahmetli ve Cennetmekân İsmet İnönü’yü Cumhuriyet Halk Partisi Genel başkanlığından düşürmüştü.
Netice ilan edildiğinde; Rahmetli İsmet İnönü, ayağa kalkarak, ceketinin düğmelerini ilikleyip, Yeni Genel Başkanın önünde esas duruşa geçerek başarılar dilemişti.
İsmet Paşa yenildi denildiğinde de:
         “BENİM ASIL GALİBİYETİM SİZİN YENİLGİ SAYDIĞINIZ BU OLAYDADIR!”
        

İzleyiciler

Blog Arşivi