4 Şubat 2016 Perşembe

2069/HALİFELİK/HİLAFET ADLI KİTAP ÜZERİNE!


           TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;04 Şubat 2016.

“HİLAFETÇİLER,KONGRE SALAONLARINA ATATÜRK’ÜN RESMİNİ ASTIRTMADILAR?!BASIN.

                         HALİFELİ/ HİLAFET/ ADLI KİTAP HAKKINDA?!

UÇURUMUN BAŞINDAKİ DÜRBÜNLE İLGİLENİRKEN FRANSIZÇA ÖĞRETMENİM BAYAN PAXİON,KOLUMDAN TUTARAK BENİ İKAZ ETMİŞTİ:"BAY TÜRKOĞUZ ÇOK DİKKAT ETMELİSİNİZ,SİZ ÜLKENİZE ÇOK LÂZIM OLACAKSINIZ?!DİYEREK BANA GÖREVİMİ DE VERMİŞTİ?!

                   “HALİFELİK Mİ? DEVLET İÇİNDE DEVLET OLMAZ!”MUSTAFA KEMAL, CUMHURBAŞKANI,3 MART 1924.  “BENDEN SONRA HİLAFET OTUZ SENEDİR. BUNDAN SONRA HİLAFET ISIRICI BİR SALTANATA DÖNÜŞECEKTİR!”Hadis. Ahmet Cevdet Paşa, Kısas’ı Enbiya, C.2,KS.1,S.169                                                                                                                                                           “Hem savaşı kazan, hem de Osmanlılıktan ve Halifelikten vazgeç. İnkılâp Tarihi vatan hainliğidir!”Prof.Dr. Mustafa Armağan, DERİN TARİH DERGİSİ, SAYI:40,TEMMUZ2015 201”

                 “Müslüman ülkelerde demokrasi ve laiklik olmasına izin veremeyiz. Eğitim sisteminin ve ülke idaresinin din temelleri üzerine kurulması gerekir. Başlarındaki çobanı ele geçirince, ülkeyi biz yönetiriz. Bu doğrultuda tedbirler almak zorundayız.” Richard Nıxon, Ocak 1969-9 ağustos 1974.USA Başkanı,

                 Richard Nıxon, Ocak 1969-9 ağustos 1974.USA Başkanı,20 Ocak1969-9 Ağustos 1974.

          BEN, MUHAMMETMÜSLÜMAN ÜMMETİNDENİM, TÜRKİYE DİNSİZ, LAİK BİRMEMLEKET HALİNE GELMİŞTİR. HAYATIMI MUSTAFA KEMAL DİNSİZLİĞİ İLE SAVAŞA ADAYACAĞIMA, TÜRKİYEYİ BİR DİN VE ŞERİAT DEVLETİ HALİNE GETİRMEK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİME,KISA ZAMANDA ÜMMET ESASINA DAYANAN,ŞERİAT DEVLETİNİN KURULMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIMA;DİNİM,ALLAH’IM VE BÜTÜN MUKADDESATIM ÜZERİNE YEMİN VE KASEM EDERİM?!”Aslında bu bir Kuran Kursu yeminidir.Yargıtaydaki bir dosyadan alınarak ülkemize tarafımızdan duyurulmuştur.Milli Güvenlik Dersleri,ulusal bilinci aşılamak yönünden çok faydalı derslerden biridiydi.1969-1972 senelerinde; UşakLisesinde,Uşak Tiçaret Lisesinde,Uşak İmam-Hatip Lisesinde ve Uşak Kız Sağlık Lisesinde Milli Güvenlik Derslerine girerdim.Öğrencilerime araştırma ödevleri verirdim:”KUBİLAY OLAYI,MUSTAFA KEMAL’İN BURSA NUTKU,ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINDA İÇ İSYANLAR, SAİT MOLLA’NIN RAHİP FREWE YAZDIĞI İHANET MEKTUPLARI GİBİ.Bir Kız öğrencim de benim kendilerini  Halifelik hakkında bilgilendirilmemi  önermişti.Altan alta Halifelik propagandası yapılmaktaydı.”KIRMIZIDAN  KIZILA,YEŞİLİN HER TONUNA”HAYIR SERİLİ KİTAPLAR YAZACAĞIM SÖZÜNÜ VERMİŞTİM.1972 senesinde    Halifelik/Hilafet adlı kitabımı yazdım.Uşak Milli Eğitim Müdürlüğünü denetlemeye gelen bir Milli Eğitim Müfettiş,İl Milli Eğitim Müdürünün anlatılarına uyarak beni ziyaret etti.Kitabıma göz gezdirdikten sonra:Hemen Milli Eğitim Bakanlığına müracaat dilekçenize kitabınızın bir suretini de ekleyerek başvurun,size Dört ton kitap tahsis ettireyim.Geçen gün,bir komiserin trafikle ilgili kitabına bir kamyon kağıt tahsis ettik?”!Buyurdular.Dilekçeme ekli kitabımın bir duretini de yanlarına alarak Ankara’ya döndüler. On gün sonra M.E.Bakanlığının olumsuz yanıtına eklenmiş kitabım geri geldi.1972 senesinde;Antakya’daki 23’üncü bağımsız jandarma er eğitim  tabur komutanlığına tayinim çıktı.Kız Öğretmen Okulu,Antakya Lisesi ve Antakya Tiçaret Lisesinin MİLLİ GÜVENLİK DERSLERİNE         giriyordum.Antakya’da tüm gerici davrabışların altında,MEBAKANLIĞINA GENEL MÜDÜR OLARAK ATANAN BİR LİSE ÖĞRETMENİ VARDI.Uşak Ticaret Lisesini bitirerek Üniversiteye geçen öğrencilerimden özellikle de Sayın Adnan Cengiz’den Halifelik’in yayınlanması için sürekli mektuplar alıyordum. Evimizde para edecek ne varsa satarak doğruca Ankara’daki Şark Matbaasının yolunu tuttum. Elimdeki para kitabın tamamını yayınlatmaya yetmediğinden bir bölümünün yayınlanmasına karar verdim. Kitabımın basımı bitince de Büyük Komutanlarımıza birer suretini ilettim. Beğendiklerini yazdılar. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sayın Orhan Yiğit,önerimi kabul ederek Kitabımın Jandarma dergisinin eki olarak yayınlanmasının yanı sıra Genelkurmay Başkanlığına sunulmasını istediğin de,Matbuat İşlerinden sorumlu devre arkadaşım Hasan illeez,”sizin adınızı da lekeler Komutanım?!Diyerek önerimin gerçekleşmesine engel olmuş.Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Sayın Ahmet Özcan’dan bir emir almıştım:”Kitabınızı okudum ve çok yararlandım.Jandarmanın rütbeli personelinin de  okuması için,ekli listedeki Jandarma Birlik ve Kurumlarına belirtilen miktardaki kitabınızın dağıtımının da tarafınızdan yapılarak bedelini Jandarma Genel Komutanlığından alınmasını…..”Emrin gereğini yaparak Jandarma Genel Komutanlığına gittim.Bir Kurmay Albay:”Sayın Yarbayım,kuruşlu belge kesilmediğinden Sen bu para yerine bir bardak Soğuk su iç?!”Emrini verdiler?!Kocabeyoğlu pasajındaki bir kitapçıya uğradığım da,şaşırdım,benim kitaplar raflarda dizilmişti.Bir tanesini aldım ve çok güldüm?!Kimliğimi göstererek  kitabın yazarının ben olduğumu kanıtladım.Gülmek sırası kitapevi sahibine gelmişti:”Bu kitapları  Genç bir Delikanlı getirdi,çok ta satılmaktadır.Neden şamasına geldi.satın aldınız?”Dedi.Herkesin değer verdiğine ben neden değer vermeyeyim?!Dedim.Ülkemizde Hilafet masalları fiiliyat aşamasına geldiğinde,bendeniz de çok dolduruşlara geldim.Kitabı yeniden yazdım.Yayımı için düşünürken oğlum Cansın Türkoğuz.anasına:”Bankadan kredi  çekeyim de babam bu kitabını yayım latsın?!”Demiş.Yayımlatılmasını bekleyen kitaplarımı alarak doğruca emekli maaşımı aldığım bankaya gittim.Kredi servisindeki bir Bayanın önüne kitaplarımı döktüm ve:”Yaşım gereği kredi vermiyorsunuz.Bu kitabı yayımlatmam şart oldu?!Dediğim de, ON DAKİKA İÇERSİNDE İSTEDİĞİM KREDİYİ,0N TAKSİTTE ÖDENMEK ŞARTİ İLE, HEMEN TAKTİM ETTİ?!Temmuz 2015’ten beri Yayımcının bilgisayarında bekleyen kitabım yayınlanma aşamasına girdi.Saygılarımla.

i.

 

ir

 

 

  

 




          
           TC.
OSMAN TÜRKOĞUZ
TV. İZMİR;04 Şubat 2016.
“HİLAFETÇİLER,KONGRE SALAONLARINA ATATÜRK’ÜN RESMİNİ ASTIRTMADILAR?!BASIN.
                         HALİFELİ/ HİLAFET/ ADLI KİTAP HAKKINDA?!
UÇURUMUN BAŞINDAKİ DÜRBÜNLE İLGİLENİRKEN FRANSIZÇA ÖĞRETMENİM BAYAN PAXİON,KOLUMDAN TUTARAK BENİ İKAZ ETMİŞTİ:"BAY TÜRKOĞUZ ÇOK DİKKAT ETMELİSİNİZ,SİZ ÜLKENİZE ÇOK LÂZIM OLACAKSINIZ?!DİYEREK BANA GÖREVİMİ DE VERMİŞTİ?!
                   “HALİFELİK Mİ? DEVLET İÇİNDE DEVLET OLMAZ!”MUSTAFA KEMAL, CUMHURBAŞKANI,3 MART 1924.  “BENDEN SONRA HİLAFET OTUZ SENEDİR. BUNDAN SONRA HİLAFET ISIRICI BİR SALTANATA DÖNÜŞECEKTİR!”Hadis. Ahmet Cevdet Paşa, Kısas’ı Enbiya, C.2,KS.1,S.169                                                                                                                                                           “Hem savaşı kazan, hem de Osmanlılıktan ve Halifelikten vazgeç. İnkılâp Tarihi vatan hainliğidir!”Prof.Dr. Mustafa Armağan, DERİN TARİH DERGİSİ, SAYI:40,TEMMUZ2015 201”
                 “Müslüman ülkelerde demokrasi ve laiklik olmasına izin veremeyiz. Eğitim sisteminin ve ülke idaresinin din temelleri üzerine kurulması gerekir. Başlarındaki çobanı ele geçirince, ülkeyi biz yönetiriz. Bu doğrultuda tedbirler almak zorundayız.” Richard Nıxon, Ocak 1969-9 ağustos 1974.USA Başkanı,
                 Richard Nıxon, Ocak 1969-9 ağustos 1974.USA Başkanı,20 Ocak1969-9 Ağustos 1974.
          BEN, MUHAMMETMÜSLÜMAN ÜMMETİNDENİM, TÜRKİYE DİNSİZ, LAİK BİRMEMLEKET HALİNE GELMİŞTİR. HAYATIMI MUSTAFA KEMAL DİNSİZLİĞİ İLE SAVAŞA ADAYACAĞIMA, TÜRKİYEYİ BİR DİN VE ŞERİAT DEVLETİ HALİNE GETİRMEK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİME,KISA ZAMANDA ÜMMET ESASINA DAYANAN,ŞERİAT DEVLETİNİN KURULMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIMA;DİNİM,ALLAH’IM VE BÜTÜN MUKADDESATIM ÜZERİNE YEMİN VE KASEM EDERİM?!”Aslında bu bir Kuran Kursu yeminidir.Yargıtaydaki bir dosyadan alınarak ülkemize tarafımızdan duyurulmuştur.Milli Güvenlik Dersleri,ulusal bilinci aşılamak yönünden çok faydalı derslerden biridiydi.1969-1972 senelerinde; UşakLisesinde,Uşak Tiçaret Lisesinde,Uşak İmam-Hatip Lisesinde ve Uşak Kız Sağlık Lisesinde Milli Güvenlik Derslerine girerdim.Öğrencilerime araştırma ödevleri verirdim:”KUBİLAY OLAYI,MUSTAFA KEMAL’İN BURSA NUTKU,ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINDA İÇ İSYANLAR, SAİT MOLLA’NIN RAHİP FREWE YAZDIĞI İHANET MEKTUPLARI GİBİ.Bir Kız öğrencim de benim kendilerini  Halifelik hakkında bilgilendirilmemi  önermişti.Altan alta Halifelik propagandası yapılmaktaydı.”KIRMIZIDAN  KIZILA,YEŞİLİN HER TONUNA”HAYIR SERİLİ KİTAPLAR YAZACAĞIM SÖZÜNÜ VERMİŞTİM.1972 senesinde    Halifelik/Hilafet adlı kitabımı yazdım.Uşak Milli Eğitim Müdürlüğünü denetlemeye gelen bir Milli Eğitim Müfettiş,İl Milli Eğitim Müdürünün anlatılarına uyarak beni ziyaret etti.Kitabıma göz gezdirdikten sonra:Hemen Milli Eğitim Bakanlığına müracaat dilekçenize kitabınızın bir suretini de ekleyerek başvurun,size Dört ton kitap tahsis ettireyim.Geçen gün,bir komiserin trafikle ilgili kitabına bir kamyon kağıt tahsis ettik?”!Buyurdular.Dilekçeme ekli kitabımın bir duretini de yanlarına alarak Ankara’ya döndüler. On gün sonra M.E.Bakanlığının olumsuz yanıtına eklenmiş kitabım geri geldi.1972 senesinde;Antakya’daki 23’üncü bağımsız jandarma er eğitim  tabur komutanlığına tayinim çıktı.Kız Öğretmen Okulu,Antakya Lisesi ve Antakya Tiçaret Lisesinin MİLLİ GÜVENLİK DERSLERİNE         giriyordum.Antakya’da tüm gerici davrabışların altında,MEBAKANLIĞINA GENEL MÜDÜR OLARAK ATANAN BİR LİSE ÖĞRETMENİ VARDI.Uşak Ticaret Lisesini bitirerek Üniversiteye geçen öğrencilerimden özellikle de Sayın Adnan Cengiz’den Halifelik’in yayınlanması için sürekli mektuplar alıyordum. Evimizde para edecek ne varsa satarak doğruca Ankara’daki Şark Matbaasının yolunu tuttum. Elimdeki para kitabın tamamını yayınlatmaya yetmediğinden bir bölümünün yayınlanmasına karar verdim. Kitabımın basımı bitince de Büyük Komutanlarımıza birer suretini ilettim. Beğendiklerini yazdılar. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sayın Orhan Yiğit,önerimi kabul ederek Kitabımın Jandarma dergisinin eki olarak yayınlanmasının yanı sıra Genelkurmay Başkanlığına sunulmasını istediğin de,Matbuat İşlerinden sorumlu devre arkadaşım Hasan illeez,”sizin adınızı da lekeler Komutanım?!Diyerek önerimin gerçekleşmesine engel olmuş.Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Sayın Ahmet Özcan’dan bir emir almıştım:”Kitabınızı okudum ve çok yararlandım.Jandarmanın rütbeli personelinin de  okuması için,ekli listedeki Jandarma Birlik ve Kurumlarına belirtilen miktardaki kitabınızın dağıtımının da tarafınızdan yapılarak bedelini Jandarma Genel Komutanlığından alınmasını…..”Emrin gereğini yaparak Jandarma Genel Komutanlığına gittim.Bir Kurmay Albay:”Sayın Yarbayım,kuruşlu belge kesilmediğinden Sen bu para yerine bir bardak Soğuk su iç?!”Emrini verdiler?!Kocabeyoğlu pasajındaki bir kitapçıya uğradığım da,şaşırdım,benim kitaplar raflarda dizilmişti.Bir tanesini aldım ve çok güldüm?!Kimliğimi göstererek  kitabın yazarının ben olduğumu kanıtladım.Gülmek sırası kitapevi sahibine gelmişti:”Bu kitapları  Genç bir Delikanlı getirdi,çok ta satılmaktadır.Neden şamasına geldi.satın aldınız?”Dedi.Herkesin değer verdiğine ben neden değer vermeyeyim?!Dedim.Ülkemizde Hilafet masalları fiiliyat aşamasına geldiğinde,bendeniz de çok dolduruşlara geldim.Kitabı yeniden yazdım.Yayımı için düşünürken oğlum Cansın Türkoğuz.anasına:”Bankadan kredi  çekeyim de babam bu kitabını yayım latsın?!”Demiş.Yayımlatılmasını bekleyen kitaplarımı alarak doğruca emekli maaşımı aldığım bankaya gittim.Kredi servisindeki bir Bayanın önüne kitaplarımı döktüm ve:”Yaşım gereği kredi vermiyorsunuz.Bu kitabı yayımlatmam şart oldu?!Dediğim de, ON DAKİKA İÇERSİNDE İSTEDİĞİM KREDİYİ,0N TAKSİTTE ÖDENMEK ŞARTİ İLE, HEMEN TAKTİM ETTİ?!Temmuz 2015’ten beri Yayımcının bilgisayarında bekleyen kitabım yayınlanma aşamasına girdi.Saygılarımla.
i.
 
ir
 
 
  
 
          
 
 
      
       
 
                 
 
 
           TC.
OSMAN TÜRKOĞUZ
TV. İZMİR;04 Şubat 2016.
“HİLAFETÇİLER,KONGRE SALONLARINA ATATÜRK’ÜN RESMİNİ ASTIRTMADILAR?!BASIN.
                         HALİFELİ/ HİLAFET/ ADLI KİTAP HAKKINDA?!
UÇURUMUN BAŞINDAKİ DÜRBÜNLE İLGİLENİRKEN FRANSIZÇA ÖĞRETMENİM BAYAN PAXİON,KOLUMDAN TUTARAK BENİ İKAZ ETMİŞTİ:"BAY TÜRKOĞUZ ÇOK DİKKAT ETMELİSİNİZ,SİZ ÜLKENİZE ÇOK LÂZIM OLACAKSINIZ?!DİYEREK BANA GÖREVİMİ DE VERMİŞTİ?!
                   “HALİFELİK Mİ? DEVLET İÇİNDE DEVLET OLMAZ!”MUSTAFA KEMAL, CUMHURBAŞKANI,3 MART 1924.  “BENDEN SONRA HİLAFET OTUZ SENEDİR. BUNDAN SONRA HİLAFET ISIRICI BİR SALTANATA DÖNÜŞECEKTİR!”Hadis. Ahmet Cevdet Paşa, Kısas’ı Enbiya, C.2,KS.1,S.169                                                                                                                                                           “Hem savaşı kazan, hem de Osmanlılıktan ve Halifelikten vazgeç. İnkılâp Tarihi vatan hainliğidir!”Prof.Dr. Mustafa Armağan, DERİN TARİH DERGİSİ, SAYI:40,TEMMUZ2015 201”
                 “Müslüman ülkelerde demokrasi ve laiklik olmasına izin veremeyiz. Eğitim sisteminin ve ülke idaresinin din temelleri üzerine kurulması gerekir. Başlarındaki çobanı ele geçirince, ülkeyi biz yönetiriz. Bu doğrultuda tedbirler almak zorundayız.” Richard Nıxon, Ocak 1969-9 ağustos 1974.USA Başkanı,
                 Richard Nıxon, Ocak 1969-9 ağustos 1974.USA Başkanı,20 Ocak1969-9 Ağustos 1974.
          BEN, MUHAMMETMÜSLÜMAN ÜMMETİNDENİM, TÜRKİYE DİNSİZ, LAİK BİRMEMLEKET HALİNE GELMİŞTİR. HAYATIMI MUSTAFA KEMAL DİNSİZLİĞİ İLE SAVAŞA ADAYACAĞIMA, TÜRKİYEYİ BİR DİN VE ŞERİAT DEVLETİ HALİNE GETİRMEK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİME,KISA ZAMANDA ÜMMET ESASINA DAYANAN,ŞERİAT DEVLETİNİN KURULMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIMA;DİNİM,ALLAH’IM VE BÜTÜN MUKADDESATIM ÜZERİNE YEMİN VE KASEM EDERİM?!”Aslında bu bir Kuran Kursu yeminidir.Yargıtaydaki bir dosyadan alınarak ülkemize tarafımızdan duyurulmuştur.Milli Güvenlik Dersleri,ulusal bilinci aşılamak yönünden çok faydalı derslerden biridiydi.1969-1972 senelerinde; UşakLisesinde,Uşak Tiçaret Lisesinde,Uşak İmam-Hatip Lisesinde ve Uşak Kız Sağlık Lisesinde Milli Güvenlik Derslerine girerdim.Öğrencilerime araştırma ödevleri verirdim:”KUBİLAY OLAYI,MUSTAFA KEMAL’İN BURSA NUTKU,ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINDA İÇ İSYANLAR, SAİT MOLLA’NIN RAHİP FREWE YAZDIĞI İHANET MEKTUPLARI GİBİ.Bir Kız öğrencim de benim kendilerini  Halifelik hakkında bilgilendirilmemi  önermişti.Altan alta Halifelik propagandası yapılmaktaydı.”KIRMIZIDAN  KIZILA,YEŞİLİN HER TONUNA”HAYIR SERİLİ KİTAPLAR YAZACAĞIM SÖZÜNÜ VERMİŞTİM.1972 senesinde    Halifelik/Hilafet adlı kitabımı yazdım.Uşak Milli Eğitim Müdürlüğünü denetlemeye gelen bir Milli Eğitim Müfettiş,İl Milli Eğitim Müdürünün anlatılarına uyarak beni ziyaret etti.Kitabıma göz gezdirdikten sonra:Hemen Milli Eğitim Bakanlığına müracaat dilekçenize kitabınızın bir suretini de ekleyerek başvurun,size Dört ton kitap tahsis ettireyim.Geçen gün,bir komiserin trafikle ilgili kitabına bir kamyon kağıt tahsis ettik?”!Buyurdular.Dilekçeme ekli kitabımın bir duretini de yanlarına alarak Ankara’ya döndüler. On gün sonra M.E.Bakanlığının olumsuz yanıtına eklenmiş kitabım geri geldi.1972 senesinde;Antakya’daki 23’üncü bağımsız jandarma er eğitim  tabur komutanlığına tayinim çıktı.Kız Öğretmen Okulu,Antakya Lisesi ve Antakya Tiçaret Lisesinin MİLLİ GÜVENLİK DERSLERİNE         giriyordum.Antakya’da tüm gerici davrabışların altında,MEBAKANLIĞINA GENEL MÜDÜR OLARAK ATANAN BİR LİSE ÖĞRETMENİ VARDI.Uşak Ticaret Lisesini bitirerek Üniversiteye geçen öğrencilerimden özellikle de Sayın Adnan Cengiz’den Halifelik’in yayınlanması için sürekli mektuplar alıyordum. Evimizde para edecek ne varsa satarak doğruca Ankara’daki Şark Matbaasının yolunu tuttum. Elimdeki para kitabın tamamını yayınlatmaya yetmediğinden bir bölümünün yayınlanmasına karar verdim. Kitabımın basımı bitince de Büyük Komutanlarımıza birer suretini ilettim. Beğendiklerini yazdılar. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sayın Orhan Yiğit,önerimi kabul ederek Kitabımın Jandarma dergisinin eki olarak yayınlanmasının yanı sıra Genelkurmay Başkanlığına sunulmasını istediğin de,Matbuat İşlerinden sorumlu devre arkadaşım Hasan illeez,”sizin adınızı da lekeler Komutanım?!Diyerek önerimin gerçekleşmesine engel olmuş.Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Sayın Ahmet Özcan’dan bir emir almıştım:”Kitabınızı okudum ve çok yararlandım.Jandarmanın rütbeli personelinin de  okuması için,ekli listedeki Jandarma Birlik ve Kurumlarına belirtilen miktardaki kitabınızın dağıtımının da tarafınızdan yapılarak bedelini Jandarma Genel Komutanlığından alınmasını…..”Emrin gereğini yaparak Jandarma Genel Komutanlığına gittim.Bir Kurmay Albay:”Sayın Yarbayım,kuruşlu belge kesilmediğinden Sen bu para yerine bir bardak Soğuk su iç?!”Emrini verdiler?!Kocabeyoğlu pasajındaki bir kitapçıya uğradığım da,şaşırdım,benim kitaplar raflarda dizilmişti.Bir tanesini aldım ve çok güldüm?!Kimliğimi göstererek  kitabın yazarının ben olduğumu kanıtladım.Gülmek sırası kitapevi sahibine gelmişti:”Bu kitapları  Genç bir Delikanlı getirdi,çok ta satılmaktadır.Neden şamasına geldi.satın aldınız?”Dedi.Herkesin değer verdiğine ben neden değer vermeyeyim?!Dedim.Ülkemizde Hilafet masalları fiiliyat aşamasına geldiğinde,bendeniz de çok dolduruşlara geldim.Kitabı yeniden yazdım.Yayımı için düşünürken oğlum Cansın Türkoğuz.anasına:”Bankadan kredi  çekeyim de babam bu kitabını yayım latsın?!”Demiş.Yayımlatılmasını bekleyen kitaplarımı alarak doğruca emekli maaşımı aldığım bankaya gittim.Kredi servisindeki bir Bayanın önüne kitaplarımı döktüm ve:”Yaşım gereği kredi vermiyorsunuz.Bu kitabı yayımlatmam şart oldu?!Dediğim de, ON DAKİKA İÇERSİNDE İSTEDİĞİM KREDİYİ,0N TAKSİTTE ÖDENMEK ŞARTİ İLE, HEMEN TAKTİM ETTİ?!Temmuz 2015’ten beri Yayımcının bilgisayarında bekleyen kitabım yayınlanma aşamasına girdi.Saygılarımla.
i.
 
ir
 
 
  
 
          
 
 
      
       
 
                 
 
 



 

 

      

       

 

                 

 

 

3 Şubat 2016 Çarşamba

2068/KİMİN AKLINA UYDUN OLDUN KAYMAKAM!


          TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR,03 Şubat 2016.

     Bu şiiri yazan Kaymakam CHP iktidarınca aşığa alınmıştı. Demokrat Parti iktidara gelir, gelmez bu Kaymakamı vali yapmıştı. İçişleri Bakanlığında sekreterlik yapan bir jandarma subayının eşi kanalı ile ol valinin şahsi dosyasından bu şiiri aldırmıştım. Burada anlatılan durum, neden bugünlere geldiğimizin de şifresidir.1949’da 10/ON/dini dernek mevcutken 1969’da dini dernek sayısı 10.000 olmuştu. Türkiye’nin geneli şiirde anlatıldığı gibiydi. Türkiye Cumhuriyetin MEMURLARININ VE DAHİ ÂMİRLERİNİN VE SUBAYLARININ  ülkenin ve halkın durumundan haberleri bile yoktu.Katırlar ve Filler sidik yarıştırırlarken,köstebekler de bugünleri hazırlamaktaydılar.Okuyalım:

Kimin Aklına Uydun Gittin Oldun kaymakam?


FERİDUN SİPAHİOĞLU, SUŞEHRİ KAYMAKAMI,31,01,1949.


"Sevgili dostum Hikmet Bilgili'ye"
Sen mesulsün kaza'nın ekmeğinden, etinden,                                                                                                                         Dağdaki domuzundan, sokaktaki itinden.                                                                                                Köylünün piresinden, talebenin bitinden.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                                      Aklına turp sıkayım budala, sersem ada


Devir-teftiş diyerek köy, bucak taşınırsın,                                                                                                                     Bitlenir, pirelenir durmadan kaşnırsın,                                                                                                                         Kir içinde yüzersin, yıpranır aşınırsın.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                                    Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.
 

Sürtersin diyar, diyar at sırtında, kamyonda,                                                                                                               Kâh sıcakta yanarsın, Bazan kalırsın donda,                                                                                                Ömrünü çürütürsün Pülümür'de, Sason'da.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                                                       Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.


.
Memurların tembeldir, amirin laf anlamaz,                                                                                                             Maaşın kuru çeşme, hem akmaz, hem damlamaz.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                                            Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.



İkide bir şikâyet, müfettişler, tahkikat,                                                                                                           Anlamazlar bir türlü nerededir hakikat,                                                            Üzülür, yorulursun tükenir derman, takat.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam                                                                                                          Aklına turp sıkayım budala sersem adam.


,
Bırakmadan hiçbir iz, vermeden bir ipucu,                                                                                                                    Muhasebeci çalar, rüşvet alır tapucu,                                                                                                                                              Nüfus memuru sana ters giydirir pabuc
Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.



Belediye reisi tacirlerle ortaktır,                                                                                                                              Köy sandığı muhtarla azalara otlaktır,                                                                                                           Çalmayan memurların ya abdal, ya korkaktır.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                            Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.



Yargıçlar ayrı âlem, savcı makam delisi,                                                                                                             Rütbesiyle öğünür, öter şube reisi,
Orman Şefi’nin bile var aşçısı, seyisi.                                                                                                      Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                                  Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.



Doktor para canlısı, ikiyüzlü kumandan,                                                                                                         Gedikliler ya tembel Yahudi serseri, külhan,                                                                                                                     Zavallı kâtiplerin kafası öter dan, dan.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                                  Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.



Yüz versen yılışırlar, surat assan kızarlar                                                                                                     Arkandan hep birlikte türlü kuyu kazarlar,                                                                                                                                     Teşhir ederler seni gazeteye yazarlar.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                                                                     Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.



Fedakârlık edersin vicdanından, kafandan,                                                                                                               Millet anlamış gibi sadık görünür candan,                                                                                                  Hâlbuki küfrederek yumruk sallar arkandan.                                                                                               Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                                 Aklı

   Kadın, kız bulamazsın günden güne azarsın,                                                                                                                   Rastgelene küfreder ikide bir kızarsın.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                               Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.                                                                                                   



Kış kıyamet demezler sürerler başka yere,                                                                                                                     Terfi etmek istersin derler: "Git Allah vere",                                                                                                                                                     İş işden geçti dostum boyun eğ sen kadere.
Kimin aklına uydun gittin oldun Kaymakam,                                                                                                  Aklına turp sıkayım budala, sersem adam                              

.
Madem soyadın değil Peker, Soyer, İztrak,                                                                                                   Vazgeç artık bu işden köyü, kazayı bırak,                                                                                                                                         Zaten sıra bekliyor bir sürü ç
Aklına turp sıkayım budala, sersem adam.  


                                                                                                                                                                  Şehirlerde ne yok ki? Sinema, tiyatro, bar,                                                                                                           Aşk, neşe, zevk, eğlence, kadın, içki ve kumar.                                                                                                     Halbuki koca abtal kazalarda ne halt var?
Ah zavallı, serseri gittin oldun Kaymakam,                                                                                                    Aklına turp sıkayım budala, sersem adam...                                                                                                                                                        


 (31.1.1949, Suşehri)Feridun Sipahioğlu / 1942 Mezunu(Ali Çankaya, Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler, V. Cilt, s. 2561) Resim: (V. Cilt s: 3110).

30 Ocak 2016 Cumartesi

2067/TRAJ KOMİK KOMEDİ!


        TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV.İZMİR;30 Ocak 2016.

                TRAJİKOMİK KOMEDİ?!

              “SAHTE DİPLOMALP 45 ÖĞRETMEN YAKALADIK?!GAYRİMİLLİEĞİTİM BAKMAYANI.PROFESÖR DR.NABİ AVCI*!KAÇAK DİPLAMA AVCISI!?

              “ HER EV  VE SERVET SAHİBİNE NEREDEN SORUSUNU MUTLAKA SORACAĞIZ?!”ÖNCE TÜRK,SONRA İNGİLİZ,ŞİMDİ DE YİNE TÜRK VATANDAŞI KÜRT ASILLI TÜRK MALİYE BAKANI İNGİLİZ MEHMET?!NOT:İNGİLİZLERİN ENİŞTESİYDİ,ŞİMDİ DE İKİZ BABASI OLARAK TÜRKLERİM ENİŞTESİ.

      Bay Recep Erdoğan:1994 yılında parmağındaki alyansı göstererek:”Bundan başka servetim yoktur,eğer bir gün iktidar olup  ta zengin olursam;bilin ki Recep Tayyip Erdoğan hırsızlık yapmıştır?!”Mehmet sakın bu adama servetini sorma,ikizlerin ve eşin de  aç kalır,İngilizler de seni memleketlerine almazlar.SEN GARİBANLARLA UĞRAŞ VE SÜRÜYÜ DE KEYİFLENDİR.

      Sayın Nabi Avcı Beyimiz; İMAM SIÇTIĞI HALDE NEDEN FAKİRLERİN OSURUĞU İLE UĞRAŞIYORSUN? Boynuzlu Tekenin intikamını Oğlaklardan alma derdin neden?!Profesör Dr. Sayın Yusuf Haçaloğlu,bar,bar  bağırıyor:Bay Recebin Üniversite diploması sahte diye?!Neden CUMHURBAŞKANIMIZA HAKARET ETTİ DİYE,İZİN ALIP TA  DAVA AŞMIYOR DA ,HERGÜN HERKEZ HAKARET ETTİ DİYE  HAKARET DAVALARI AÇIYOR?!UTANMIYOR MUSUN?!SAHTECİLİK DAVALARINA BAKAN TÜRK ADLİYESİ,HÂLÂ UYANMADINIZ MI?EY ADLİYE BAKANI BOZDAĞLI BEKİR;CUMHURBAŞKANININ DİPLOMASI SAHTE DİYENLER İÇİN NEDEN SORUŞTURMA İZNİ VERMİYORSUN DA,TECEVÜZCÜLERE DÖRT GÜN HAPİS CEZASI VERMEYE UTANMIYOR MUSUN?!

 

2066/DİYANET FETVALARI ÇAĞIMIZA DA AYKIRIDIR!


           TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV.İZMİR;30 Ocak 2016.

EY DİYANETİN FETVACILARI!KIÇINIZI FETVALARINIZLA YIRTSANIZ DA ÇAĞIN DIŞINDASINIZ,MERCEDES S 600'E BİNSENİZ DE.İSLAM DİNİ,İLKEL ARAP YORUMCULARININ ANLATTIĞI MASAL DEĞİLDİR.RÜŞVETÇİ BAKANLARDAN NE HABER.ÇAĞINI GÖREMİYENLER ÇOK UZAKLARDA KALAN ÇAĞDIŞILIĞI NASIL GÖRÜR!?

        DİYANETİN FETVALARI CUMHURİYET KANUNLARINA VE ÇAĞIMIZA  AYKIRIDIR?!

BES'E ŞARTLI ONAY

         “Kar payı esasına dayalı olarak çalışan birikimli hayat sigortası ile bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemi yatırılan primlerin dinen helal olan alanlarda değerlendirilmesi durumunda caizdir. Aksi takdirde caiz değildir.”Ne demek dinen helal sayılan?!BİREYSEL EMEKLİLİK TASARRUF VE YATIRIM SİSTEMLERİ  KANUNU RESMİ GAZETENİN 07 Nisan 2001 tarihli ve 24.366 sayılı nüshasında yayınlanmıştı.YANİ AKEPE İKTİDARINDAN ÖNCE?!Türkiye Cumhuriyetinin Müslüman,Hıristiyan,Yahudi,HER DİNDEN VATANDAŞLARI  olduğu gibi Ateist ve LAİK VATANDAŞLARI  DA VARDIR.Hıristiyan vatandaşları; DOMUZ ÇİFTLİLERİ VE MİDYE TARLALARINA,DİNLERİNİN İZİN VERDİĞİ ALANLARA,ŞARAP,RAKI VE VİSKİ ÜRETİMİNE YATIRIM YAPAMAYACAKLAR MIDIR?! Haydi tüm bunları es geçelim. SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARINA BAĞLI ALANLARDAN EMEKLİ OLANLARLA, BİREYSEL EMEKLİLERİN NE FARKI VARDIR? YASALARINDA BELİRLENEN PRİMLERİNİ VADESİ SONUNA KADAR Yatıranlar emeklilik hakkını kazanmış olurlar. SGKURUMLARINDAN EMEKLİ OLANLAR,isterlerse Hac ziyareti için gittikleri Mekke’de,VİYAGARA  İÇEREK ŞEHİT OLDUKLARI VE ŞEHİTLİĞE DEFEDİLDİKLERİ GİBİ BİR EYLEMİ NEDEN BİREYSEL EMEKLİLER YAPAMASINLAR?!Ben 42 sene pirim ödeyerek emekli oldum,DÖRT KÜTÜPHANE DOLUSU KİTAP YAPTIM.ATATÜRK DEVRİMİ,ÇAĞDAŞLIK VE DİN SÖMÜRÜSÜ ÜZERİNE DE 45.000 SAHİFELİK YAZIM BLOGUMDA SAKLI.PARAMI BURALARA HARCAMAKTATIM.AKEPENİN KABUL ETMEDİĞİ GAZETELERİ DE AİLECEK OKUMAKTAYIZ.ŞEKER HASTASI OLDUĞUM HALDE,ULKUSAL GÜNLERİMİZDE MAİLE RAKI İÇERİZ.BİREYSEL EMEKLİLER BU ZEVKTEN NEDEN MAHRUM OLSUNLAR?!SİZİN FETVALARINIZLA BEBELERİ DÜZENLERİ,DOKUZ YAŞINDAKİ KIZLARIN IRZLARINA GEÇME HAKKINI ALLAH ADINA KULLANANLARI VE ÖZ KIZLARINA ŞEHVET HİSSİ İLE SARILANLARI, BİZLER LANETLEMİYECEK MİYİZ,EY FETVA SAPIKLARI? DEVLETİMİZİ VE HALKIMIZI SİZİN SAYENİZDE SOYANLARI,HIRSIZLARI  NEDEN FETVALARINIZLA LANETLEMİYORSUNUZ EY CUMHURİYET DÜŞMANLARI NEDEN?MÜSLÜMANLIĞI ERKEKLERİN MASALAHATINA VE BEBE KIZ ÇOCUKLARININ BAŞINA BEZ BAĞLAMAYA İNDİRGEYEN EY ÇAĞIMIZ GAFİLLERİ?Size Avusturya’dan bir Bireysel emeklinin yaşantısını anlatacağım:Arkadaşım Sayın Zeki Gürel,İnternette tanıştığı Avusturyalı Emekli bir Bayanı İstanbul’a davet etmiş.Ol Emekli Han’ım uçağa atladığı gibi soluğu İstanbul’da almış.Güney Amerika’ya,Asya’ya ve Afrika’ya yaptığı gezileri anlatınca arkadaşım merakla sormuş:”Bu kadar Parayı nereden buluyorsunuz?!Kadın gülerek:”Avusturya devletinden emekli maaşı alıyorum,bunun yanı sıra da İki adet bireysel emekliliğim de vardır,oturduğum ev ve arabam da kendime aittir,evimdeki halıların tümü de İran halısıdır?!Bir hafta sonra,ikisi birlikte Viyana’ya döndüklerinde arkadaşım Emekli Albay Zeki çok şaşırmış?Kadın kendi arabası ile Viyana’nın her yanını .müzelerini,tiyatrolarını gezdirmiş,lüks lokantalarında ağırlamış,İstanbul’a dönüş biletini vermiş.İyi ki Viyana’yı fethetmemişiz.Avusturyalılar Viyana Valslarından,”/Şitrafslardan/ BU RAHATLIKLARDAN SİZİN FETVALARINIZ YÜZÜNDEN MAHRUM KALACAKLARDI EY ÇAĞDIŞI FETVABAZLARIMIZ?!

29 Ocak 2016 Cuma

2065/MİADI DOLAN SİZSİNİZ BAY RECEP!


           TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV.İZMİR;29 Ocak 2016.

Çok ilginç bir uygulamaya başladı bizim en büyüğümüz: Lenin Çarlık Rusya’yı devirdiğinde kararnamelerle ,devrimini gerçekleştirmişti.Onbaşı Adolf Hitler de,çok acele çıkarttığı kanunlara Almanya’yı esir ederek,Yahudileri ve Muhaliflerini öldürtmüştü.Savaştan sonra bir Alman  Yargıç:”FÜHRERİN ÇIKARILAN KANUNLARIN HUKUKA UYGUNLUĞUNA  BAKMADAN SÜREKLİ VE ÇOK ACELE OLARAK UYGULADIK!”DEMİŞ.BİZİM TEK HÜKÜM SAHİBİMİZ BAY RECEP BEY DE BAŞKA BİR YOL BULMUŞ:”ANAYASAMIZI VE KANUNLARIMIZI UYGULATMAMAK.KAOS YARATMAK?AMMA,TAZMİNAT VE CEZA DAVALARINA DA SIĞINMAK?!

               MİADI DOLAN SİZSİNİZ BAY RECEP BEY?!

        “Parlamenter sistem miadını doldurmuştur…Milli bir anayasa yapmamız gerekmektedir?!”BAŞKANLIKLAK?!RI VE ANAYASAMIZI UYGULATMAMA SİSTEMİ AMERİKAN EMPERYALİZMİNİNBİR DAYATMASINDAN İBARETTİR?!1994,Sayın Bay Recep Tayyip Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Yemin metni 1982 anayasası 3. Kısım II. Bölümde yer alıyor.

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine and içerim.”

Anayasa'ya göre, milletvekillerinin andı şöyle:
"Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyet'e ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim."”
BEN, ANAYASAYI KABUL ETMİYORUM.”KAYMAKAM BEYLER, SİZLER DE MEVZUATA UYMAYIN?”Cumhurbaşkanı Bay Recep Tayyip Erdoğan.

    Bu ülkede Müddeiumumi de kalmamış gibi?!Bay Tayyip Erdoğan Türkiye Cumhuriyetinin Kaymakamlarını suç işlemeye zorlamaktadır.Olacak gibi değil,bir Cumhurbaşkanının bu şekilde konuşabilmesi için,RUHSAL YAPISININ Dr. Sayın Mustafa Altıoklar’ın teşhis koyduğu gibi olması gerekir.”Anayasayı tanımıyorum demek,”Korkmayın ve siz de tanımayın?!Demektir.”Milli anayasa yapalım?!”Sözü de DİNİ İÇERİKLİ ANYASA YAPALIM?!Demektir.MİLLET,MİLLİ,AYNI DİNE İNANANLARIN TOPLULUĞU DEMEKTİR.N.S.ÖNON,TÜRKÇE-OSMANLICA SÖZLÜK,MİLLET VE MİLLİ MADDELERAİ.Cehalet olursa ancak bu kadar olur.Anlatayım:23 Aralık 1876 günü,Avrupa devletleri Osmanlıya baskı yapmak için Kasımpaşa’da bir konferans için toplanmışlardı.Osmanlı devleti,Belçika’nın 1831 tarihli anayasasını tercüme ederek kabul ettiğini  o gün top atışları ile ilan etmişti.Bu anayasaya 1909/1913 ve 1917’de yeni ekler de eklenmişti.Osmanlını yani Bay Recebin dedesinin anayasası gayrı milliydi?!1921/1924-1945 değişikliği/,1961 ve 1982 anayasalarımız Türk Hukukçuları tarafından hazırlanmış Milli/Ulusal/ nitelikli anayasalarımızdır.Sağ iktidarlarca 18 kerede 105 maddesi de değiştirilmiştir.1961 anayasamızı,Uludağ’a çekilerek Rahmetli medeni Hukuk Ordinaryüs Profesörü Hıfzı Veldet Velidedeoğlu hazırlamıştı.Amerika birleşin devletlerinin Chicago şehrinde BAŞKANLIK ÜZERİNE  TÜRKİYE İÇİN BİR ANAYASA HAZIRLANDIĞI  BASINIMIZA YANSIMIŞTI.    Anayasalar, özel yasaya göre seçilmiş Danışma Meclislerince HAZIRLANIR, KURUCU MECLİSLERCE DA KABUL EDİLEREK HALKOYUNA SUNULUR. AÇIN FRANSA TARİHİNİ DE ÖĞRENİN? ASSEMBLE CONSTİTİONNNEL. Bizde de Kurucu Meclis ve Danışma meclislerince hazırlanmıştır. Normal genel seçimle gelen meclisler yeni bir anayasa yapamazlar. Anormal bir yolla yapılan anayasayı halkoyuna sunmak, POLİTİK ŞAKLABANLIKTIR. MESELENİN ASLI BAY RECEBİN KASEMİNDE SAKLIDIR. ÇOK YAZDIM AMMA YENİDEN OKUYALIM. BAY RECEBİMİZİN CUMHURİYETİ KORUMA YEMİNLERİ TAKİYEDİR, ONLAR İÇİN TÜRKİYE “DARÜLHARPBÖLGESİDİR. BEN,MUHAMMETMÜSLÜMAN  ÜMMETİNDENİM,TÜRKİYE DİNSİZ ,LAİK BİRMEMLEKET HALİNE GELMİŞTİR.HAYATIMI MUSTAFA KEMAL DİNSİZLİĞİ İLE SAVAŞA ADAYACAĞIMA,TÜRKİYEYİ BİR DİN VE ŞERİAT DEVLETİ HALİNE GETİRMEK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİME,KISA ZAMANDA ÜMMET ESASINA DAYANAN,ŞERİAT DEVLETİNİN KURULMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIMA;DİNİM,ALLAH’IM VE BÜTÜN MUKADDESATIM ÜZERİNE YEMİN VE KASEM EDERİM?


 

 


 

23 Ocak 2016 Cumartesi

2064/İMAMIN OSURDUĞU YERECEMAAT NEDEN SIÇAMAZ?


         TC.
OSMAN TÜRKOĞUZ
TV.İZMİR;23 Ocak 2016.
         İMAMIN OSURDUĞU YERDE CEMAAT NEDEN SIÇAMAZ MIŞ?
“YA GÜZEL BİR ŞEY SÖYLE,YA DA EBEDİYEN SUS?!HUKUKSUZ OLDUNUZ,BARİ AHLAKSIZ OLMAYINIZ?!OSTÜZÜ.
        Manavgat Orman İşletme Müdürü Sayın İsmail Zengingönül,1964 senesinde, bana Amerika’da tanık olduğu bir olayı anlatmıştı:Kendisini,Amerika Birleşik Devletlerine Ormancılık ve Tarımcılık üzerine kursa göndermişler.Arkadaş olduğu Amerikalı bir ziraat mühendisi,”bugün Federal Tarım Bakanımız çiftçilerin toplantısına katılacak,isterseniz siz de geliniz,faydalanmış olursunuz,iki kişilik te yer ayırttım?!Demiş.Toplantı duyurulan saatte Başlamış.Kürsüye çıkan her çiftçi Federal Bakana ateş püskürmüşler.Hakaretler,küfür derecesine kadar yükselmiş.Federal Bakan hep notlar almış,sonunda Federal Tarım Bakanı kürsüye çıkmış.Salondakileri selamlamış.Sayın İsmail  Zengingönül,Bakanın çok sert bir karşılık vereceğini beklerken, bakan konuşmalardan ve önerilerden çok yararlandığını bunları not ederek Waşingtona Başkana arz edeceğini söyleyerek,alkışlar arasında kürsüden inmiş?!Sayın İsmail Zengingönül,arkadaşı,Amerikalı ziraat mühendisine: “Neden hakaret edenlere,aynen hakaret etmedi?”Dediğin de şu yanıtı almış: “Federal Ziraat Bakanına hakaret edenlerin hiçbirisinin kamusal bir sıfatı yoktur.Bakan,Amerika Birleşik Devletleri adına konuşmaktadır.Her sözü Amerika Birleşik Devletlerini bağlar. Vatandaşlara sövse ve hakaret etse, bu davranışı da Amerika Birleşik Devletleri nanıma yapılmış sayılır. BURASI TÜRKİYE DEĞİLDİR, BAKAN DA TÜRK TARIM BAKANI HİÇ DEĞİLDİR*!DEMİŞ. Be  bunu hiç unutamadım?!   Ne zaman Bay Recep Tayyip Erdoğan  BİRİLERİNE HAKARET ETSE, yukarıda anlattığım olayı ve Recep Beyin içtiği yeminleri hatırlarım.Bu gibi kimseler,Takiyye’ye sığınarak,sözde günaha girmemektedirler.Hz. Muhammed’in Mekke’den,Medine’ye kaçmadan önce  Müslümanları dağıtmamak için   HURMA SURESİNE KOYDURDUĞU  bu yol,Mevlana tarafından da kabul görmemiştir:”YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN,YA DA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL?!  Biz Kemalistler, ölüm karşısında bile olduğumuz gibiyizdir. Takiyye’nin ilk şartı ölüm korkusu olmasıdır.Bunlardaki korku,hesap verememe korkusudur?!
       Büyük devlet adamımız ?!Sayın Bay Recep Beyin, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na sarf ettiği küfürleri yazıma eklemekten utanç duydum. Dokunulmazlık zırhına bürünerek KANUNSUZ sıfatını alan Sayın Recep Beyimiz, AHLAKIN SINIRLARINI DA AŞARAK AHLAKSIZ SIFATINI ALMAK ÜZEREDİR. Milletvekilleri ve de Cumhurbaşkanı YEMİNLERİNE”AHLAKIN VE HUKUKUN İÇİNDE KALACAĞIM”CÜMLESİ DE EKLENMELİDİR. BU YEMİNİN DIŞINA ÇIKANLAR HEMEN GÖREVLERİNDEN DÜŞÜRÜLMELİDİR. Ahlak ve Hukuk, Dinin emrine verildiğin de,  ÇOK SOYTARILAR AHLAK VE HUKUKUN ÜSTÜNE ÇIKARLAR?!  AMMA,kendileri de hukuka değil de yasalara sığınırlar.Mustafa Kemal’e,”Ölmüş İnek,”der;ATATÜRK İLE İNÖNÜ’YE DE “İKİ SARHOŞ”?!DER. TÜRK BAYRAĞINI, TÜRKÇEYİ, TÜRKÜN TARİHİNİ YASAKLAR, MİLLİYETÇİLİĞİ AYAĞIMIN ALTINA ALDIM DER, KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİNİ BAŞINDA TAŞIR. Dediklerinin aksini savunmayı da Cumhurbaşkanlığına yapılmış bir hakaret sayar. Mütekabiliyetten de haberi yoktur. ATATÜRK’E, İNÖNÜ’YE TÜRKLÜĞÜME KÖTÜ SÖZ SÖYLEYENLERİN ANALARINDAN BAŞLAR, BABALARINDAN ÇIKARIM. LAİKLİK, DİNLERİ VE HUKUKU AHLAKIN EMRİNE VERMEKTİR. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ONDAN ÇOK BÜYÜKTÜR. ANAYASAYA BAĞLI KALACAĞIM DİYEREK YEMİN ETMEK, SONRA DA O ANAYASAYI DEĞİŞTİRMEYE KALKMAK, AHLAKLILIKLA BAĞDAŞTIRILAMAZ. Çatma dosyalarla, çatma hâkim ve gizli tanıklarla kumpaslanan dosyaların, tahsiline bakmadan, Başsavcısı olduğunu ilan etmek diktatörlüğe özenmek değil de nedir*!Sayın Recep Beyimizin içip te unutmuş olduğu yeminleri görelim.”KASEMİNİ”BİZ DE UNUTMADIK?!
        ANAYASA MADDE 81:” Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim”.Anayasaya sadakat,onu değiştirmek midir?BUNUN NERESİ AHLAKTIR?!                                            
       ANAYASA MADDE103:“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”Afiyet olsun ve yarasın*!İyice inceleyecek olursanız,Sayın Bay Recebimizin CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINA  İHANET ETMEKTE OLDUĞUNUN FARKINA VARIRSINIZ?BU ÜLKEDE CUMHURİYET SAVCILARI NEDEN ÇOK ERKEN BİTTİ?!

 

21 Ocak 2016 Perşembe

2063/SALAM VE SOSİS YAPMAK=BOP'U KURMAKTIR.


          TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


       TV.İZMİR;22OCAK2016.                                                                                    Amerika, büyük ve çok güçlü bir devlettir. Çünkü vatan hainlerini hemen öldürür. Diğer ülkelerin vatan hainlerini de o ülkelerin başlarına yönetici olarak getirir. Henry Ksingere, USA’NIN Yahudi asıllı Eski Dışişleri Sekreteri.                                                                                               ”Ortadoğu’da birçok devletin sınırları değişecektir.”C.Rizzi. USA’NIN Eski DIŞİŞLERİ SEKRETERİ.

        “BEN, BOP ASBAŞKANIYIM.””Türkiye 25 eyalete bölünmelidir,merkezin görevlerinden eğitim ve vergi de  bu eyaletlere  bırakılmalıdır?!”Sayın Recep Tayyip Erdoğan!Alenen;Türk,Türklük,Türk bayrağı,Türkçe ve ATATÜRK DÜŞMANI?!

        BOP BAŞKANI BARAK OBAMA BAŞKANLIKTAN DA AYIRILACAK, BİRLİĞE SESLENİŞ KONUŞMASINI DA YAPTI. BASIN.

        “İkinci Dünya Savaşı çıkacak, birçok ülkenin kalemle çizilmiş sınırları da değiştirilecek. Türkiye cumhuriyetinin sınırları kılıçla çizildiğinden değiştirilemeyecektir.        1938/Karaharpokulu.

           SALAM VE SOSİS YAPMAK=BOP’U MEYDANA GETİRMEK?!

     Epey oldu; orta yaşlı topluca bir kadın, SOSİS VE SALAM nasıl yapılır adlı bir program göstermişti. Kıyma makineleri, satırlar, türlü çeşitli et bıçakları, bağımsız kesilmiş gövdeler, derileri soyulmuş, buzdolabındaki çengellere asılmış haldeydiler. Tüm alet ve edevatlar kullanılarak etler kemiklerinden ve gereksiz parçalarından arındırılmıştı. Sonra da ol etler kıyma makinelerinden defalarca geçirilmiş, bulamaç haline getirilmiş, içlerine baharatlar konularak yeniden yuğurulmuştu. Dinlendirmeye alınan bu vıcık macun, çok ince naylon prezervatiflere otomatik olarak doldurulmuş ve özel dolaplarda dinlenmeye bırakılmıştı. Birden bire aklıma(BOP?=BÜYÜK ORTA DOĞU PROJESİ BAŞKANI VE AS BAŞKANI GELDİ. Salam ve Sosis yapmakla BÜYÜK ORTA

DOĞU PROJESİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK ARASINDA HİÇBİR FARK YOKTUR; YALINIZ OLAYLARI ÇOK İYİ OKUMAK GEREKİR. Ortadoğu’da, Birinci Dünya Savaşından sonra, Osmanlı İmparatorluğu dağıtılarak birçok küçük devletler oluşturulmuş, güdümleri de İngilizlere ve Fransızlara bırakılmıştı. Irak’ın sınırlarını İngiliz Kadın ajanı Getruda Margaret Lowtiyen Bell/14.7.1868—12.7.1926/ çizmişti. "Bu sabah tüm vaktimi Bağdat'taki ofisimde Irak'ın güney sınırlarını belirleyerek geçirdim. Çok güzel bir sabahtı...’ Günlüğüne bu satırları yazan Bell, 1919 yılında bugünkü Irak devletinin sınırlarının çiziyordu. Sevgilisi İngiliz binbaşısının Çanakkale’de ölümü onu çok sarsmıştı. Çok miktarda uyku ilacı alarak intihar etmiştir. Suriye devlet başkanlığından alınan Osmanlı Albayı Şerif Hüseyinin oğlunun Irak kıralı yapılmasını sağlamıştı.IRAKTA KALDIĞI EVİ MÜZE  YAPILMIŞTIR?!Kuveyt ve Irak petrollerine sahibolan İngiltere,Körfez Savaşı ile buralara Amerikanın el atmasına ses çıkartamamıştı.Saddam Hüseyin Sovyetler Birliğine yanaşarak,Amerikaya ve Batıya meydan okumuştu.Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı da Türkiye’nin doğusuna IRAK’A doğru sarkan bir Kürt devletinin kurulmasına engel olmuştu.Amerika Birleşik Devletleri ve diğer emperyalist devletler/İngiltere,Fransa,İsrail/ANLAŞARAK Ortadoğu’yu yeniden kendi çıkarlarına uygun olarak şekillendirme kararı aldılar”.”Bakınız İsrail Adalet Bakanı Bayan  Ayelet Saked ne buyurmuş:” Bugun düğmeye basanların saldırı köpekleri HIRLAMAYA ve Havlamaya başladılar .

İsrail Adalet Bakanı Ayelet Şaked, "Bağımsız bir Kürt devleti kurulmalı" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ihtiyacımız var” dediği İsrail’den, “Kürt devleti çıkışı” geldi. İsrail Adalet Bakanı Ayelet Şaked, “Bağımsız bir Kürt devleti kurulmalı,” dedi. Tel Aviv’deki Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’ndeki konuşmasında, “Uluslararası topluma Kürt devleti kurulması çağrısı yapmalıyız” diyen Şaked, kurulacak yeni Kürt devletinin de “Türkiye ve İran arasında yer alması gerektiğini,” söyledi.

Kürtlerle İsrail arasındaki kültürel bağlara da dikkat çeken Şaked, Kürtlerin IŞİD ve diğer terör örgütleriyle mücadelede stratejik bir partner olduğunu savundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, 2014′te “Kürt devleti” kurulmasına destek vermişti”. SÖZCÜ- Ankara.    İsrail’in hedefi Toros dağlarımıza kadar genişlemek olduğu için,ırak ve Suriye’den toprak alınmasını önermemiştir                                                                                                            Emperyalist devletler, İstihbarat örgütlerini bu planın gerçekleştirilmesi için bol ödeneklerle görevlendirdiler. İran’dan, Türkiye’den,Irak’tan ve Suriye’den kopartılacak parçalarla büyük Kürdistan devleti kurulacaktı.İran çok çetin çıktı,tüm Kürt hainlerini acımadan ip çekti.Nükleer füzelerle ülkesinin savunma kapasitesini artırarak Emperyalistlerin karşısına dikildi.Mısırın başına oturtulan bir Amerikan uşağı bir darbe ile düşürüldü.Irak’ın başına bir Amerikan  da bölücü bir Amerikan uşağı getirildi.Afganistan’ın başında da Bir Amerikan uşağı.Kuveyt,Arabistan ve Irak petrolleri Amerikalıların emirlerinde.Beşar Esat çok dişli çıktı.Tüm uyarlara karşın,BOP ASBAŞKANI yanlışlığının  batağına ülkemizi de sapladı.Suriye’den kopartılacak bir parça ile Türk toplumunun ağzı kapatılacak,Güneydoğu BOP’A dahil edilecekti.Rusya,Çin,Kuzey Kore ve İran  hesaba katılmamıştı.Şam’da Cuma namazı kılma  masalcıları,Sultanahmet camisinde  namaz kılmaktan da oldular.Irak bölündü,Yahudi kökenli Barzani,Irakın kuzeyine petrol bölgelerine bir kukla devlet başkanı olarak yerleşti.Türkiye Cumhuriyetinin Irak petrol bölgelerini kapsayan Kırmızı çizgisi silindi?!Hedef devletlerin devlet yapıları,orduları,polisi ve yasaları çökertildi.Bölünmüş Müslümanlar daha çok gruplara bölünerek,emperyalistlerce silahlandırıldı.Halk,Salam eti bulamacı  gibi karıştırıldı.Aleni kafa kesmeler,işkenceler,insanları yakmalar,topluca kurşuna dizmeler,antik eserleri yok etmeler,kadınların esir pazarlarında alenen,zincirlere bağlanarak,satışa sunulmaları İSLAMIN VARLIĞINA YAPILMIŞ SALDIRILARDI.ANLAYAN MÜSLÜMAN OLMADI.ELEZHERÜNİVERSİTESİ  REKTÖRÜ ,BAR,BAR BAĞIRDI:”KURTULUŞ MUSTAFA KEMAL’İN YOLUNDADIR?!DİYE.AKLINI YİTİREN BÖLGE HALKI SALAM KIVAMINA GİREN ETE DÖNDÜ.Bay Recep Tayyip Erdoğan’ın ACELE ETMESİNİN NEDENİNİ DE DÜŞÜNEN OLMADI:BOP BAŞKANI BARAK OBAMA BAŞKANLIKTAN GİTMEK ÜZERE?!BOP UYGULAMASININ TÜM SORUMLULUĞU DA ASBAŞKANA DÜŞMÜŞ OLDU.Biraz daha kan ve göz yaşı sonunda SALAMLIKLAR PREZERVATİFLERE DOLDURULARAK  BOP YARATILMIŞ OLACAKTIR.BUNCA ŞEHİTLERİMİZ DE MEZARLARINDA TERS DÖNMÜŞ OLACAKLARDIR.

20 Ocak 2016 Çarşamba

2062/ALLAH'IN KILDIĞI NİKÂH!


              TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;21 Ocak 2016.

                               ALLAH’IN KIYDIĞI NİKÂH?!

“Muhammed güzel bir kadın görünce,ayet akşama hazırdır?!Hz. Ayşe.Hz.Muhammedin Amcaları ve Halaları:

ABDÜLMUTTALİB (ŞEYBE) B. HAŞİM ve HZ. ABDULLAH.

Abdülmuttalib beş hanımla evlenmiş, onlardan on bir oğlu, altı kızı olmuştur.
Oğulları ve anneleri şunlardır:
1-Haris..Annesi Semra Bint-i Cündüb’tür
2-Zübeyr..Annesi Fatıma Bint-i Amr
3-Abdullah..Annesi Fatıma bint-i Amr
4-Ebu Talib (Abd-i Menaf)Annesi Fatıma bint-i Amr.Hz. Ali’nin babası.
5-Ebu Leheb (Abdüluzza). Annesi Lübna Bint-i Hacer
6-Kusem.. Annesi Fatıma Bint-i Amr
7-Dırar… Annesi Nüteyle Bint-i Cenab
8-Mukavvim (Abdülkâbe)…Annesi Hale Bint-i Vüheyb
9-Hacl (Kaydak)..Annesi Hale Bint-i Vüheyb
10-Abbas..Annesi Nüteyle Bint-i Cenab
11-Hamza..Annesi Hale Bint-i Vüheyb
Abdülmuttalib en büyük oğlu Haris’e nispetle Ebül Haris künyesiyle künyelenmiştir.
Altı numarada belirtilen Kusem küçük yaşta vefat etmiştir.
Abdülmuttalib’in kızları ve anneleri şunlardır.
1-Safiyye.Annesi Hale Bint-i Vüheyb
2-Ümmü Hakîm Beyza.. Annesi Fatıma bint-i Amr
3-Âtike. Annesi Fatıma bint-i Amr
4-Ümeyme. Annesi Fatıma bint-i Amr .
5-Ervâ. Annesi Fatıma bint-i Amr
6-Berre.
Annesi Fatıma bint-i Amr
Görüldüğü gibi:
Safiye, Mukavvim, Hacl(Kaydak), Hamza Hale bint-i Vüheyb hanımdan;
Haris, Dırar, Abbas Semra bint-i Cündüp hanımdan;
Ümmü Hâkim Beyza, Atike, Ümeyme, Erva, Berre, Zübeyr, Abdullah, Ebu Talib ve Kusem Fatıma bint-i Amr hanımdan doğmuşlar; anne, baba bir kardeştirler.
Yalnız Ebu Leheb (Abdüluzza) Lübna bint-i Hacer hanımdan doğmuş olup anne, baba bir kardeşi yoktur.
7*-Zeynep; Esedoğullarından Cahş bin Ribab’ın Kızıdır. Annesi de Abdulmuttalib/Hz.Muhammedin dedesi/ Kızı Meymûne’dir. Hz. Muhammed’in Yeğeni ve nişanlısıyken, Zeyd İbn’i Haris ile evlendirilmiştir. Kur’anı Kerim’in 33’üncü El-Ahzap Suresi,36-38’inci ayetlerinde anlatılan olayın kahramanıdır.28.29.38.39.50.51.52 ve 53’üncü ayetler de okunmalıdır derim?! Hz. Muhammed, Yeğeni Zeynep ile nişanlanmış olduğu halde evlenememişti. Zeynep Hz. Muhammed’in azatlı Kölesi ve Oğulluğu Zenci Zeyd bin Haris ile evlendirilmişti. Zeynep, Zeyd’in evde olmadığı bir zamanda Zeydin evine gelen Hz. Muhammed’in, çamaşır yıkamakta olan Zeyneb’e söylediği güzel sözleri /Baldırlarına bakarak: “Seni yaratan Allaha kurban olayım!         Demişti!/Zeynep’in övünmek için,bu sözü  Zeyd’e aktarması ile tatsız bir durum ortaya çıkmıştı.EK:KOCALARI EVDE YOK İKEN O EVİ ZİYARET ETMEYİN?!HADİS./ Hz. Muhammed, kendisine gelen Zeyd’e, Zeynep’te gözü olmadığını ısrarla söylemişti. Bu olay üzerine Kur’anı Kerim’in AHZAP Suresinin—33’üncü sure—37’inci ayeti nazil olmuştu. Bu ayeti Ünlü Din Bilginimiz Rahmetli Elmalılı Hamdi Yazır’ın Kur’anı Kerim ve İzahlı Meali adlı eserinin 422’inci sahifesinden aynen alalım:
“33/37–38-“Hem hatırla o vakit ki o kendisine hem Allah’ın in’am(ihsan) ettiği, hem senin in’am ettiğin kimseye Zevceni kendine sıkı tut(boşama) ve Allah’tan kork” diyordun, nefsinde Allah’ın açtığı şeyi gizliyordun, nasıl insanları sayıyordun; hâlbuki Allah kendisini saymanı daha gerekti. Sonra vakta ki Zeyd kadından ilişiğini kesti, biz o’nu sana terviç eyledik. Ta ki oğulların ilişiğini zevcelerinde müminlere bir darlık olmasın. Allah’ın emri de fiile çıkarılmış oluyor(gerçekleşiyor)”.-“
Sonunda Zeyd eşi ile ilişkisini Zeyneb’i seninle evlendirdik. Allah ve Peygamberi bir şeye hükmettiği zaman, inanan erkek ve kadına artık işlerinde başka yolu seçmek yaraşmaz.”Ayetlerden çıkmış olan sonuç budur.
Araplarda üvey oğul da öz oğul gibi sayılıyordu. Bu ayetle oğlun boşadığı kadınla babanın evlenme yolu da açılmış oldu.
Zeyd’in boşadığı Zeynep ile evlenen Hz. Muhammed, Hz. Hatice’nin Kölesi Baraka adlı Kadını da Zeyd ile evlendirdi. Ölümüne yakın Zeyd’in Baraka’dan olma 22 yaşındaki Oğlu Usame’yi Suriye’yi işgal edecek orduya Başkomutan olarak atamıştı.Hz. Muhammed’i mezarına koyanlardan da birisidir?!Babası Zeyd de öldürülmüştü. Olayın oluş şekli budur.

İzleyiciler

Blog Arşivi