23 Aralık 2013 Pazartesi

1206/BEN DE ŞAŞTIM GARİK!


TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;23 Aralık 2013-

                         Ben de şaştım garik!

„Allah, Allah… Başbakan neden ağzını açamıyor?“

Bu soru bir yazının başlığıdır!HER GÜN MEYDANLARDA VE TELEVİZYONLARDA KONUŞTUĞUNA GÖRE,NERESİNDEN GONUŞUYOR Kİ!?HEMİ DE KONUŞMANIN KOKUSU GÜNLERCE ÇIKMAYİ!

 

1205/KOZALİTE=NEDENSELLİK!


               TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;23 Aralık 2013
              Kadınlarımız, neden Davulcuyu ve Klarnetçiyi seçer demeyiniz,aralarında Göt Kılı olmayı seçenler de var!
                                                 KOZALİTE=NEDENSELLİK!

            Kadının birisi,”ben Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Göt kılıyım!”Deyince kıyametler kopardık! Kimimiz işi tiye aldık, kimimiz de ol kadına küfür ve dahi Hakaret ettik. Göt kılı olmayı seçmenin nedenselliğini araştırmadık.Öyle ya;insan vücudundaki  tüm kılları atlayarak Göt Kılı olmanın bir nedeni olması gerek!Neden Sayın Bayımız Recep Beyimizin Maslahatına değil de Götlerine kıl olmayı seçiyor bu Seçmen Kadın!Hayatı Osuruk ve dahi Bok kokuları içinde geçmiş olduğu kıl yeri seçiminden anlaşılan bu kadın,erkeklere kulluk etmektense  kendi seçimi ile Göt kıllığını tercih ettiği anlaşılmaktadır.Asıl sorun da şudur:Neden Maslahat ve Şaşak kılı değil de Göt Kılı olmak?Bu da ol kadının çok kıskanç bir yapıda olduğunu göstermektedir.Oralarda kıl olsaydı üçüncü kişilerin kılları ile hem hal olacaktı.Buna da dayanamazdı garik!Sonra ülkemizde seçme hürriyeti yok mu? MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TEN NASİBİNİ ALAMAYANLARIN NASİBİ GÖT KILI OLMAKTIR!

 

22 Aralık 2013 Pazar

1204/EVDE ZOR TUTULAN MİLYONLAR!


              TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;22 Aralık 2013

 RÜŞVET ALINMASINA ALINIR,/ÇÜNKÜ BURASI DARÜLHARP BÖLGESİDİR!İSVİÇRE BANKALARI DURURKEN NAMUSLU POLİSLERİN ULAŞACAĞI AYAKKABI KUTUSUNDA DA SAKLANMAZ Kİ KARDEŞİM.!

                               EVDE ZOR TUTULAN MİLYONLAR!”

            Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan:”Milyonları evde zor tutuyorum!”Diyerek Tüm Rüşvetçileri alenen uyarmıştı! Bu uyarının hemen akabinde de, O ünlü Belgelerde Sayının İsviçre Bankalarında Sekiz ayrı hesapta milyarlarca doları olduğu ortaya atılmıştı. Polisin ve Namuslu Müddeiumumilerin ulaşamayacağı  Yabancı bankalardaki paraların bile öğrenildiği günümüzde,söz dinlemeyerek, Ayakkabı kutularında Rüşvet Parası saklamanın âlemi var mı?Devletimizi Soyanlar rüşvet alacaksa bu konuda deneyimi olan büyüklerinin uyarılarına uymaları gerekir!”Nasıl olsa Büyük Ustamız bizleri kurtarır inancı!” Büyük ustamızı da götürür benden söylemesi!

1203/BU KADAR DA CEHALET!


              TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;22 ARALIK 2013


                                     BU KADAR DA CEHALET!

                   BÜLENT Arınç soruyor:
“Bir İç İşleri Bakanının, oğlunun gözaltına alındığını basından duyması kadar acı bir şey olabilir mi?”
Oysa daha acı olan bir şey var: Halkın vurdumduymazlığı!

Sayın Bülent Beyimiz;her zamanki gibi,bir yanlışlığınız var:Bakan çocukları önce BABA’LARINI telefonla uyarmışlar.Mafya’da gelenektir,yakalanan bir mafya üyesi önce BABAYI arar. BABA'NIN ÇAMAŞIR MAKİNESİ KUTUSUNDAKİLERİ SAKLAMASI İÇİN BUTELEFON  BİR UYARIDIR!

 

21 Aralık 2013 Cumartesi

1202/TÜRK VE TÜRKLÜK HAİNLERİMİZE!


               TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;21 Aralık 2013

                       VATAN VE TÜRKLÜK HAİNLERİMİZE!

              TÜRK İNSANINI biribirine kırdırtan, Düşmanlarımızla işbirliği yapmaktan çekinmeyen HALİFELİK 03 Mart 1924 tarihinde 431 sayılı yasa ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kaldırılmıştır. 

 Madde/1:Halife halledilmiştir. Hilafet Hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan Hilafet makamı mülgadır.”Kanun no=431
                              RG. Yayın tarihi:06 Mart 1924
                               RG. SAYISI:63

 

                   Buna rağmen:

“Mustafa Kemal’in Hilafeti kaldırmış olduğunu iddia ederek Türkiye Cumhuriyetine kin kusanlara utanacakları bir belgeyi de sunmak zorundayım:

10 Ağustos 1920 tarihinde; Paris’in SEVR Banliyösünde Osmanlı İmparatorluğunun imzalamış olduğu Sevr antlaşmasına bir göz atalım, ey Türk ve Türklük gözleri kör olanlar:

“Türkiye, her hangi bir devlet tabiiyetinde bulunan Müslümanlar üzerinde her çeşit nüfuz, egemenlik ve yargı hukukundan resmi surette feragat eyler…”Hükmünü kabul ederek, almamış olduğu ve dört elle sarıldığı Hilafet makamının taşıdığı yetki ve sorumluluklardan vazgeçmiştir. Halife olduğunu iddia ederek Anadolu’da kardeşkanının akıtılmasını sağlayan Vahdettin; İngiliz altınları ve silahlarıyla “HALİFE ORDUSU” kurarak Milli Kuvvetlere savaş açmaktan bile çekinmemesi de devrim tarihimizin en acı olaylarından birisidir.” Cumhuriyet Ansiklopedisi, cilt.5.S.1598.

Cumhuriyet Halk Partisi grup toplantısında; Adliye Vekili Seyyit Bey tarafından, Hilafet Mareşal Gazi Mustafa Kemal’e teklif edildiğinde, kısa ve özlü bir yanıt almıştı:

            “TENEZZÜL ETMEM!” Esat Mahmut Bozkurt, Atatürk İhtilali. S.325

İslam Dinini parçalayacak ve ülkemizi kan banyosuna sokacak, tarihin çöplüğüne atmış olduğumuz bir boş kuruma bizler neden tenezzül edelim?” Osman Türkoğuz,Halifelik Üzerine Serenat.

 

 

1201/ARTİSTLERE ROL DAĞITIMI REJİSÖRLERİN GÖREVLERİNDENDİR!


               TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;21 Aralık 2013

                       ARTİSTLERE ROL DAĞITIMI!

                           REJİSÖRLERİN GÖREVİDİR!

Gazete almak için gittiğim gazete bayiinde güleç yüzlü bir zat elimi sıkarak:

         “Günaydın Sayın Osman Bey, size iki sorum olacak, izin verir misiniz?”Dediler.

         “Sorularınızın yanıtını bilemesem de hemen araştırır,öğrenirim!”Dedim.

         “İstanbul’da Cumhuriyet Başsavcılığının başında bir KADI MI VARDIR?”Dediler.”Soyadı Çolakkadı olan ve Kadı gibi davranan birisi vardır. Hazırlık soruşturmasını önlemek için asıl soruşturma Savcısının yanına iki Müdedihususi eklemiştir.Cumhuriyet Savcıları hazırlık soruşturmalarını Ceza Muhakemeleri Usul Kanununa göre yürütürler.Daha önceleri çatma suç dosyalarında,iki çatma hakim kanalı ile hukuk dışı kurallar uygulanmıştı.Aynı oyun tezgaha konulmuştur.”Dedim ve ikinci soruyu sordu:

         “Türkiye Cumhuriyetinde valiler arasında Üst Vali-Ast ya da Alt Vali diye bir ayırım var mıdır?”

         “Bir ilin valisini diğer ilin valisi emrine o ilin emniyet müdürü olarak atamak;bir rejisörün kıral rolündeki aktöre kapıcı rolünü vermesi ile eşdeğerdir.Emir kulluğunu kabul edenlerin kabul edemeyecekleri rol yoktur.Onları yeni görev yerine Başsavcımızın uçağı ile götürmek te onlara kişilik kazandırmaz.Ulusal Kurtuluş Savaşımızda,İkinci Ordu komutanlığa atanmak istenen Ali Fuat Cebesoy:”Ben cephe komutanlığı görevini  deruhte etmiş bir komutanım,alt kademedeki bir komutanlığı kabul edemem!”Demişti de.

20 Aralık 2013 Cuma

1200/PANDORANIN KUTUSU VE AYAKKABI KUTUSU!


         TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;20 Aralık 2013/Lütfen, her iki öyküyü de aynı mantık ölçüsünde değerlendirir misiniz? Gerçek Ayakkabı kutusunu masallarla karıştırtmamalısınız? Sanık ördekler götleri ile dalmaya başladılar! HAZIRLIK SORUŞTURMASINDA CUMHURİYET SAVCISININ EMRİ GEÇERLİDİR.Polis ilk defa onurlu bir soruşturma yapmıştır!Panik te bundandır!

 

                             PANDORANININ KUTUSU= MASAL!

                                               VE

                                AYAKKABI KUTUSU!= GERÇEK!

HER İKİSİ DE İNSANLIĞI VE ULUSLARI YIKAR, ATAR! NAMUSLULAR VE YİĞİTLER HAPİSLERDE YATAR! BU NEDENLE DA SOYGUNCU KAHPE DÖLLERİ ORTALIKTA FİNK ATAR. KOYUNLAŞAN TOPLUM DA YALANCILARININ AĞZINA BAKAR!

“Zeus, Eski Yunan   uygarlığında en önemli tanrı olarak görülmektedir. Pandora ise, Zeus ile ilgili bir kapaavramdır. Eski Yunan Medeniyetindeki inanışa göre Zeus, kötülük yapan insanları cezalandırmak için çok güzel bir kadın olan Pandora’yı yaratmıştır.

Pandora kelimesinin anlamı ise, Tanırların hediyesini ifade eder. İnanışa göre Zeus’un insanoğlunu cezalandırmak için çok güzel bir kadın olan Pandora’yı neden yarattığı incelenirse Eger, Zeus’un ateşini Prometheus’un kardeşi Epimetheus kendisinden çalmıştır ve çalınan bu ateş Epimetheus tarafından insanlara verilmiştir. Zeus, bu duruma oldukça kızmıştır ve insanlardan intikam almak için Pandora’yı yaratmıştır. Yunan mitolojisindeki inanış bu şekilde kendini göstermektedir. Zeus tarafından intikam almak için yaratılmış olan Pandora’ya, ateşi Zeus’ tan çalan Epimetheus âşık olur. Kardeşi Prometheus kardeşini oldukça fazla uyarmıştır fakat bu uyarılara rağmen Epimetheus, Pandora ile evlenmiştir. Eski Yunan Medeniyetindeki bu efsane bu evlenmeyle başlamış bulunur ve aynı zamanda bu efsane binlerce yıl öncesinden günümüze Kadar gelebilmeyi başarmış durumdadır. Mitolojide Pandora'nın kutusu

Zeus Pandora'nın eline kapalı bir kutu verir ve onu Prometheus'un kardeşi Epimetheus'a gönderir.

Olacakları önceden görebilen kâhin Prometheus bunun üzerine kardeşi Epimetheus'u Zeus'tan gelecek hiçbir hediyeyi almaması hususunda uyarır. Fakat Epimetheus hediyeyi elinde tutan güzel Pandora'yı görünce kardeşinin nasihatlerini unutur ve bunun karşılığında insanlığa en büyük kötülüğü getirir. Epimetheus, Pandora'nın çekiciliğine karşı koyamaz ve yapacağı en son şeyi ilk sıraya koyarak onunla evlenir. O zamana kadar erkekler kötülüğü, hastalığı, sıkıntıyı, yalanı bilmiyorlardır. Yeryüzüne bütün kötülükler Pandora ile birlikte bu kutuyla gönderilmiştir. Tek yapılmaması gereken ise bu kutunun açılmasıdır.

Zeus'un eline tutuşturduğu kutuda ne olduğunu merak eden Pandora bu merakına daha fazla dayanamayarak bu kutuyu açar. Bu kutu açılınca ne kadar kötülük, dert, kıskançlıklar, hastalıklar, açlık, yaşlılık, delilik, ahlaksızlık varsa yeryüzüne yayılır. Pandora bu kutunun kapağını kapatmak istese de çok geç olmuştu artık yeryüzü bu kötülüklerle olumsuzluklarla çevrelenmiştir. Buna rağmen Pandora, kutunun kapağını son hamleyle kapatır. Kutunun içindeki tüm hastalıklar ve kötülükler dışarı fırlar,acele ile Pandora’nın kapattığı  kutunun içinde yalınız UMUT kalır!”Şimdi bu  Efsaneyi Rahmetli  Azra Erhat’ın MİTOLOJİK SÖZLÜK adlı eserinden okuyalım:

            PANDORA: Hesiodos’un/Foçalı Çok tanrılı dinlerin peygamberi, Ostüzü/  hem “Theogonia” hem de “İşler ve Günler” adlı eserlerinde uzun uzadıya anlattığı Pandora efsanesi Ortadoğu ve özellikle Samî kaynaklı olsa gerek; çünkü ilk kadının yaratılışı, yani adem’le Havva  Efsanesinin Yunan Mitosuna aktarılmış bir kopyasına benzer.Kadını her kötülüğün ,her dert ve belanın başlangıcında görmek Yunan görüşlerine pek uymaz.Nitekim Hesiodos’tan sonra bu efsaneyi işleyen pek olmamıştır.Yunan yazınında Homeros şiiri ve onun dile getirdiği iyimser,gülümser dünya görüşü ağır basmış,karamsarlığı olduğu kadar kadın düşmanlığını da silip süpürmüştür.Hesiodos’un yansıttığı akım başka çağ ve ülkelerin sanatını etkilediği içindir ki,Pandora Efsanesini buraya almayı uygun gördük.Aşağıdaki anlatım,”İşler ve Günler’deki anlatımdır,Pandora ve Prometheus efsanelerinin bir karışımını verir:

Tanrılar, yeraltına gizlemiş besinleri. /Yoksa insan bir  gün çalışıp rızkını sağlar,/ Sonra bir yıl sırtüstü yatardı,/ Asar bırakırdı sabanını ocak başında,/ Çözerdi çiftini, çubuğunu,öküzlerini./

Zeus kızınca Prometheus’a/Kendini aldatan o sivri akıllıya,/Sakladı varını, yoğunu insanlardan./O gün bugündür dertlere boğdu insanoğlunu./

         Zeus gizledi besini insandan,/Ama İapetos’un güçlü oğlu Prometheus/Çaldı Zeus’un ateşini insanlar için/Sakladı onu Narthes kamışının işçinde./kızdı bulut devşiren Zeus, dedi ki ona./”İapetos oğlu, sivri akıllı kişi seviniyorsun ateşi çaldın,beni aldattın diye,/Ama bil ki dert açtın kendi başına da:/Aldığın ateşe karşı bir bela/Öyle bir bela sokacağım ki insanlara,/Sevmeye,okşamaya doyamayacaklar bu belayı”/böyle dedi ve kah!kah güldü insanların ve tanrıların babası./Namlı,şanlı Hephaistos’u çağırdı hemen,/EK:Zeus’un topal oğlu Aphrodit’in  kocası ve Demirciler tanrısı.Ostüzü./”Bir parça toprak al,suyla karıştır dedi,/içine insan sesi koy,insan gücü koy,/Bir varlık yap ki yüzü ölümsüz tanrıçalara benzesin./

 

“Bedenini güzelim genç kızlara./Athena, sen de ona elişlerini öğret dedi/Renk, renk kumaşlar dokumasını öğret./Nur topu Aphrodite, sen de büyülerini kuşat ona./İstekler,arzularla tutuştur gönlünü/yüz gözlü devi öldüren Hermales,sen de /Bir köpek yüreği,bir Tilki huyu koy içine./”Böyle dedi  Zeus,onlar da yaptılar dediğini/ :/Koca Hephaistos topal tanrı hemen/Bir kız biçimine soktu toprağı./Gök gözlü Athena süslü kuşağını sarıverdi beline.

 

“O canım Kharitler ve o güzelim Pettho/Altın gerdanlıklar taktılar boynuna./Horalar bahar çiçekleriyle donattılar saçlarını.

 

“Hermelas doldurdu göğsüne yalanı, dolanı,/Uzaktan gürleyen Zeus’un oluyordu isteği./Ses koydu içine o Tanrılar kılavuzu ve PANDORA adını taktı./PANDORA demek bütün tanrıların armağanı demekti,/Çünkü bütün Olimposlular insanların başına bela etmişti onu./Tanrıların babası kurunca bu düzeni,/Epimetheus’a gönderdi Pandora’yı kılavuz tanrı Hermelas’la ./Epimheteus unuttu Prometheus’un  dediğini:/Zeus’tan armağan alma demişti ona Ptometheus, alırsan ölümlüleri derde sokarsın demişti,/Armağanı aldı ve alınca anladı başına bela aldığını./eskiden insanoğulları bu dünyada dertlerden kaygılardan uzak yaşardı, bilmezlerdi ölüm getiren hastalıkları,/Pandora açınca kutunun kapağını, dağıttı insanlara dertleri,acıları./Bir tek umut kaldı dışarı çıkmadık,kapağı açılınca dert kutusundan./Umut tam çıkacakken Pandora kapamıştı kapağı,böyle istemişti bulutlar devşiren Zeus./O gün bugündür insanların başı dertte,toprak bela doludur,deniz bela doludur,geceleri dert doludur,gündüzleri dert dolu,belalar başı boş dolaşır sessizce ölümlülerin çevresinde;Derin düşünceli Zeus ses vermedi onlara sessizce gelişlerini duymasın  diye insanlara,/Görüyorsun ya Zeus’un dilediğine karşı konmaz!”SGK.S.236/237.

         Burada anlatılan masaldaki  Pandoranın kutusu ile içinden milyonlarca Dolar ve Avro çıkan  Ayakkabı kutusunun kaderleri örtüşmektedir: Kutunun içine  konulan her türlü şerefsizlik,yalakalık,vatan hainliği Allah ve din ile aldatma,bir ulusu ve onun kurmuş olduğu onurlu devleti yıkma,içilen andlara ihanet suçları kutunun açılması ile dışarı çıkmıştır.Sayın Bay Recep Beyimizin kutuyu acilen kapatması ile de kendileri ve daha büyük ihanetler kutunun içersinde kalmıştır. Kutuyu bu hali ile unutulmuşluk lağımına gömmek murat edilmektedir,tıpkı Deniz Feneri ve ötekiler gibi.Ama,Türk toplumu uyanmamakta direnirse kutudan dışarıya akan pislik onu boğmaya yetecektir.Kutuyu yaratanın  da baş tanrı Fethullah ve Harici bedhahların olması düşünülebilir Garik!

 

 

/

1199/PANDORANIN KUTUSU VE AYAKKABI KUTUSU!


         TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;20 Aralık 2013/Lütfen, her iki öyküyü de aynı mantık ölçüsünde değerlendirir misiniz? Gerçek Ayakkabı kutusunu masallarla karıştırtmamalısınız? Sanık ördekler götleri ile dalmaya başladılar! HAZIRLIK SORUŞTURMASINDA CUMHURİYET SAVCISININ EMRİ GEÇERLİDİR.Polis ilk defa onurlu bir soruşturma yapmıştır!Panik te bundandır!

                             PANDORANININ KUTUSU= MASAL!

                                               VE

                                AYAKKABI KUTUSU!= GERÇEK!

HER İKİSİ DE İNSANLIĞI VE ULUSLARI YIKAR, ATAR! NAMUSLULAR VE YİĞİTLER HAPİSLERDE YATAR! BU NEDENLE DA SOYGUNCU KAHPE DÖLLERİ ORTALIKTA FİNK ATAR. KOYUNLAŞAN TOPLUM DA YALACILARININ AĞZINA BAKAR!

“Zeus, Eski Yunan   uygarlığında en önemli tanrı olarak görülmektedir. Pandora ise, Zeus ile ilgili bir kapaavramdır. Eski Yunan Medeniyetindeki inanışa göre Zeus, kötülük yapan insanları cezalandırmak için çok güzel bir kadın olan Pandora’yı yaratmıştır.

Pandora kelimesinin anlamı ise, Tanırların hediyesini ifade eder. İnanışa göre Zeus’un insanoğlunu cezalandırmak için çok güzel bir kadın olan Pandora’yı neden yarattığı incelenirse Eger, Zeus’un ateşini Prometheus’un kardeşi Epimetheus kendisinden çalmıştır ve çalınan bu ateş Epimetheus tarafından insanlara verilmiştir. Zeus, bu duruma oldukça kızmıştır ve insanlardan intikam almak için Pandora’yı yaratmıştır. Yunan mitolojisindeki inanış bu şekilde kendini göstermektedir. Zeus tarafından intikam almak için yaratılmış olan Pandora’ya, ateşi Zeus’ tan çalan Epimetheus âşık olur. Kardeşi Prometheus kardeşini oldukça fazla uyarmıştır fakat bu uyarılara rağmen Epimetheus, Pandora ile evlenmiştir. Eski Yunan Medeniyetindeki bu efsane bu evlenmeyle başlamış bulunur ve aynı zamanda bu efsane binlerce yıl öncesinden günümüze Kadar gelebilmeyi başarmış durumdadır. Mitolojide Pandora'nın kutusu

Zeus Pandora'nın eline kapalı bir kutu verir ve onu Prometheus'un kardeşi Epimetheus'a gönderir.

Olacakları önceden görebilen kâhin Prometheus bunun üzerine kardeşi Epimetheus'u Zeus'tan gelecek hiçbir hediyeyi almaması hususunda uyarır. Fakat Epimetheus hediyeyi elinde tutan güzel Pandora'yı görünce kardeşinin nasihatlerini unutur ve bunun karşılığında insanlığa en büyük kötülüğü getirir. Epimetheus, Pandora'nın çekiciliğine karşı koyamaz ve yapacağı en son şeyi ilk sıraya koyarak onunla evlenir. O zamana kadar erkekler kötülüğü, hastalığı, sıkıntıyı, yalanı bilmiyorlardır. Yeryüzüne bütün kötülükler Pandora ile birlikte bu kutuyla gönderilmiştir. Tek yapılmaması gereken ise bu kutunun açılmasıdır.

Zeus'un eline tutuşturduğu kutuda ne olduğunu merak eden Pandora bu merakına daha fazla dayanamayarak bu kutuyu açar. Bu kutu açılınca ne kadar kötülük, dert, kıskançlıklar, hastalıklar, açlık, yaşlılık, delilik, ahlaksızlık varsa yeryüzüne yayılır. Pandora bu kutunun kapağını kapatmak istese de çok geç olmuştu artık yeryüzü bu kötülüklerle olumsuzluklarla çevrelenmiştir. Buna rağmen Pandora, kutunun kapağını son hamleyle kapatır. Kutunun içindeki tüm hastalıklar ve kötülükler dışarı fırlar,acele ile Pandora’nın kapattığı  kutunun içinde yalınız UMUT kalır!”Şimdi bu  Efsaneyi Rahmetli  Azra Erhat’ın MİTOLOJİK SÖZLÜK adlı eserinden okuyalım:

            PANDORA: Hesiodos’un/Foçalı Çok tanrılı dinlerin peygamberi, Ostüzü/  hem “Theogonia” hem de “İşler ve Günler” adlı eserlerinde uzun uzadıya anlattığı Pandora efsanesi Ortadoğu ve özellikle Samî kaynaklı olsa gerek; çünkü ilk kadının yaratılışı, yani adem’le Havva  Efsanesinin Yunan Mitosuna aktarılmış bir kopyasına benzer.Kadını her kötülüğün ,her dert ve belanın başlangıcında görmek Yunan görüşlerine pek uymaz.Nitekim Hesiodos’tan sonra bu efsaneyi işleyen pek olmamıştır.Yunan yazınında Homeros şiiri ve onun dile getirdiği iyimser,gülümser dünya görüşü ağır basmış,karamsarlığı olduğu kadar kadın düşmanlığını da silip süpürmüştür.Hesiodos’un yansıttığı akım başka çağ ve ülkelerin sanatını etkilediği içindir ki,Pandora Efsanesini buraya almayı uygun gördük.Aşağıdaki anlatım,”İşler ve Günler’deki anlatımdır,Pandora ve Prometheus efsanelerinin bir karışımını verir:

Tanrılar, yeraltına gizlemiş besinleri. /Yoksa insan bir  gün çalışıp rızkını sağlar,/ Sonra bir yıl sırtüstü yatardı,/ Asar bırakırdı sabanını ocak başında,/ Çözerdi çiftini, çubuğunu,öküzlerini./

Zeus kızınca Prometheus’a/Kendini aldatan o sivri akıllıya,/Sakladı varını, yoğunu insanlardan./O gün bugündür dertlere boğdu insanoğlunu./

         Zeus gizledi besini insandan,/Ama İapetos’un güçlü oğlu Prometheus/Çaldı Zeus’un ateşini insanlar için/Sakladı onu Narthes kamışının işçinde./kızdı bulut devşiren Zeus, dedi ki ona./”İapetos oğlu, sivri akıllı kişi seviniyorsun ateşi çaldın,beni aldattın diye,/Ama bil ki dert açtın kendi başına da:/Aldığın ateşe karşı bir bela/Öyle bir bela sokacağım ki insanlara,/Sevmeye,okşamaya doyamayacaklar bu belayı”/böyle dedi ve kah!kah güldü insanların ve tanrıların babası./Namlı,şanlı Hephaistos’u çağırdı hemen,/EK:Zeus’un topal oğlu Aphrodit’in  kocası ve Demirciler tanrısı.Ostüzü./”Bir parça toprak al,suyla karıştır dedi,/içine insan sesi koy,insan gücü koy,/Bir varlık yap ki yüzü ölümsüz tanrıçalara benzesin./

 

“Bedenini güzelim genç kızlara./Athena, sen de ona elişlerini öğret dedi/Renk, renk kumaşlar dokumasını öğret./Nur topu Aphrodite, sen de büyülerini kuşat ona./İstekler,arzularla tutuştur gönlünü/yüz gözlü devi öldüren Hermales,sen de /Bir köpek yüreği,bir Tilki huyu koy içine./”Böyle dedi  Zeus,onlar da yaptılar dediğini/ :/Koca Hephaistos topal tanrı hemen/Bir kız biçimine soktu toprağı./Gök gözlü Athena süslü kuşağını sarıverdi beline.

 

“O canım Kharitler ve o güzelim Pettho/Altın gerdanlıklar taktılar boynuna./Horalar bahar çiçekleriyle donattılar saçlarını.

 

“Hermelas doldurdu göğsüne yalanı, dolanı,/Uzaktan gürleyen Zeus’un oluyordu isteği./Ses koydu içine o Tanrılar kılavuzu ve PANDORA adını taktı./PANDORA demek bütün tanrıların armağanı demekti,/Çünkü bütün Olimposlular insanların başına bela etmişti onu./Tanrıların babası kurunca bu düzeni,/Epimetheus’a gönderdi Pandora’yı kılavuz tanrı Hermelas’la ./Epimheteus unuttu Prometheus’un  dediğini:/Zeus’tan armağan alma demişti ona Ptometheus, alırsan ölümlüleri derde sokarsın demişti,/Armağanı aldı ve alınca anladı başına bela aldığını./eskiden insanoğulları bu dünyada dertlerden kaygılardan uzak yaşardı, bilmezlerdi ölüm getiren hastalıkları,/Pandora açınca kutunun kapağını, dağıttı insanlara dertleri,acıları./Bir tek umut kaldı dışarı çıkmadık,kapağı açılınca dert kutusundan./Umut tam çıkacakken Pandora kapamıştı kapağı,böyle istemişti bulutlar devşiren Zeus./O gün bugündür insanların başı dertte,toprak bela doludur,deniz bela doludur,geceleri dert doludur,gündüzleri dert dolu,belalar başı boş dolaşır sessizce ölümlülerin çevresinde;Derin düşünceli Zeus ses vermedi onlara sessizce gelişlerini duymasın  diye insanlara,/Görüyorsun ya Zeus’un dilediğine karşı konmaz!”SGK.S.236/237.

         Burada anlatılan masaldaki  Pandoranın kutusu ile içinden milyonlarca Dolar ve Avro çıkan  Ayakkabı kutusunun kaderleri örtüşmektedir: Kutunun içine  konulan her türlü şerefsizlik,yalakalık,vatan hainliği Allah ve din ile aldatma,bir ulusu ve onun kurmuş olduğu onurlu devleti yıkma,içilen andlara ihanet suçları kutunun açılması ile dışarı çıkmıştır.Sayın Bay Recep Beyimizin kutuyu acilen kapatması ile de kendileri ve daha büyük ihanetler kutunun içersinde kalmıştır. Kutuyu bu hali ile unutulmuşluk lağımına gömmek murat edilmektedir,tıpkı Deniz Feneri ve ötekiler gibi.Ama,Türk toplumu uyanmamakta direnirse kutudan dışarıya akan pislik onu boğmaya yetecektir.Kutuyu yaratanın  da baş tanrı Fethullah ve Harici bedhahların olması düşünülebilir Garik!

 

 

/

1198/ETME VE EYLEME BEKR!


               TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;19 Aralık 2013

         ALLAHIMA KURBAN OLAYIM; ŞAŞIRTTIĞI KULUNU BEYGİR GİBİ OSURTAN ALLAHIMA!

                                  ETME VE EYLEME BEKR!

                   “Kılıç çeken kılıçla ölür!”Hıristiyan atasözü!

                   “Ne ile suçlarsanız, onunla da suçlanırsınız!”Ostüzü.

                   “Efendim; bir soruşturmayı Başbakanımız Televizyon öğrenirse,bunun açıklanacak bir tarafı yoktur!”Bekir Bozdağ! Sayın Şaşkınlarımız; bizce ve hukuk sistemimizce de bu durumun  açıklanacak yanları çoktur! Ostüzü. Abdülhamit için söylenmiş bir tekerleme vardır:”Kendi sui tedbirimle bombok oldu her işim;/Hem ağzıma sıçtı Felek, hem sikildi geçmişim!”Polisi Fethullah Gülenin emrine vermek,Amerika Birleşik Devletlerinin emrine vermektir!

         Bendeniz ne acemi pehlivanlar bilirim; kendisine denk pehlivanlar beğenmezken, en alt kademede güreşen bir pehlivan adayına tuşla yenilmiş!

         Kolluk Kuvvetlerini Adli Kolluk ve Önleyici kolluk olarak iki gruba ayırırız. Önleyici kolluk kuvvetleri Mülki âmirlerin emirlerindedir.Adli kolluğa Cumhuriyet Savcıları hazırlık soruşturması görevini verdiklerinde,Adli Kolluk güçleri onların emir ve talimatlarına tabiidirler.Cumhuriyet Savcıları,hazırlık soruşturmasının hiçbir kimseye açıklanmamasını emrettikten sonra,hazırlık soruşturması çok gizli olarak yürütülür.Kendisini Türkiye Cumhuriyeti Başsavcısı zanneden kişiye de ifşa edilemez.Bekr Beyin beyanı da bir  şaşkınlık sayıklamasıdır.Sonracıma;”hazırlık soruşturması gizlidir,ifşa edilmesi de suçtur,ihbar ediyorum!”İtirafı da kendilerin açığa düşürmekten öte bir hukuki anlam ifade etmez!Çatma dosyalarla ülkemizin Kahramanlarına ve Aydınlarına yükletilmek istenen iftiralar her türlü yayın kuruluşlarına hemen yansıtılmadı mı?Hadi oradan bağırsakları boşaltılanlar,yettiniz gari!

        

19 Aralık 2013 Perşembe

1197/çÇOCUKLAR BABALARININ GENLERİNİ TAŞIRLAR!


               TC,

OSMANTÜRKOĞUZ


TV.İZMİR;20 Aralık 2013

 

 

                              OĞULLAR BABALARININ GENLERİNİ TAŞIRLAR!

            Alman Cumhurbaşkanının beleş uçak biletiyle seyahati tepetaklak olmasına fazlası ile yetmişti. Küçücük bir Baltık ülkesinde bir alış-veriş marketinin çatısının çökmesi o ülkenin İş İşleri Bakanının istifasına neden olmuştu. İngiltere’de bir serserinin bir askeri öldürmesi İngiliz İç İşleri Bakanının istifasına yetmişti. Newyork eyalet valisinin Beş adet beleş bilet ile maç seyretmesi valilikten azledilmesine yetmişti.

         Ülkemizde soygun, rüşvet,talan,adam kayırma,çatma delillerle ulusal kahramanlarımızı ve aydınlarımızı tutuklattırıp,hainlerimizi de kahraman yerine koyma rezaleti yaşandığı halde,ülkemizin dinamik güçlerinin ve dahi halkımızın gıkı çıkmamakta.

         Ülkemizde her pislik deşildikçe; İleri Demokrasinin ve Açılımın bağırsakları boşaldıkça, Sayın Bay Recep Beyimiz mağduru oynamakta ve herkesi suçlamakta. “En iyi savunma, karşı taarruzdur!”İlkesini kullanmaktadır. Karşı taarruz için elde taarruza kaldırılacak kuvvetler gerekir. Recepkolar ancak ve ancak kendi halkına karşı İkinci Çanakkale Destanını  yazabilmekte. Kendi halkına biber gazı yedirtenler alabildiğine rüşvet yemekteler. Benim üzüldüğüm bir nokta var:14 Mayıs 1950 senesinde;Demokrat Parti iktidara geldiğinde,Oxfort’ta okuyan bir Türk öğrenci “demokrasi geldi” diyerek dans ederken bir İngiliz Profesörün söylediği sözün gerçekleşmesi:

         “Sayın Bayım, o kadar keyiflenerek sevincinden dans etme. İktidara oyla gelenler,oyla giderlerse sevincinden  oynayabilirsin.Şarkta oy ile gelenlerin dipçikle gittiklerini de hiç aklından çıkarma!”

         Deniz Fenerini söndürme taktiği başlatıldı bile: Soruşturmayı  yapanlar, görevlerini ihmal suçu işlemişler!?Bağlı oldukları makamlara bilgi vermemişler.Hani Erkler ayrımı vardı ve Yargı da bağımsızdı!Kendisini Başsavcı ilan edene neden bilgi verilmemiştir!İç İşleri Bakanına da bilgi vermek gerekirmiş!?

         Şimdi ne mi olcek? Soruşturmayı yapanlar ,rutinmiş gibi nakle tabi tutulacak,,Dört Bakan da Belediye Başkanı seçimlerine aday olma iddiası ile görevlerinden istifa edecekler.Kaptan gemimi kurtardım diye sevinirken, gemisi içindekilerle birlikte  kayalara çarparak batacak,halkımız da şehitlerinin arkasından ağlaşacak!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İzleyiciler

Blog Arşivi