3 Kasım 2013 Pazar

1176/DİN ULULARININ HAREMLERİ!


 

                          DİN ULULARININ HAREMLERİ.


OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;21 Ocak 2011./10 Haziran 2013.
VE İHANETLER SÜRDÜKÇE!
                Hiç tanımadığım Adamın birisi, elinde Türkçe Kuranı Kerim, bana göstereceği ayetinin de altını çizmiş, önümde dikildi!”Şu ayeti bir oku ve benim sorularıma da doğru yanıt ver!  Her kime size soracağım soruyu sorsam yanıt alamıyorum!”Dedi.
”İmamlara da sordunuz mu?”Dediğim de, elini ensesine doğru sallayarak,”hemen, hemen hepisi de AKP’NİN doğrultusunda!”Dedi.”Ben, hiç camiye de gelmedim, ilahiyat ta okumadım, neden ille de ben?”Dediğimde çok ilginç bir yanıt aldım:”Sizin camilere gitmeye ihtiyacınız yok. Biz, sizi çok iyi biliyoruz ve tanıyoruz. Hatır, gönül için de iş yapmadığınızı da biliyoruz. Doğru kabul ettiğinizden hiç korkmadan ayrılmazsınız!”Dedi.4’üncü Nisa suresinin 3’üncü ayetini yüksek sesle okudum:”Eğer yetimlerin haklarını gözetemeyeceğinizden korkarsanız, size helal olan kadınlardan İKİŞER; ÜÇER, DÖRDER nikâh edin, eğer bu suretle adalet yapamayacağınızdan korkarsanız,o zaman bir tane veya milkiniz(kendinize ait birer)cariye alın-ağmamanız(zulmetmemeniz)için bu daha muvafıktır-ve alacağınız kadınlara mehirlerini efendice verin;şayet ondan birazını kendileri gönül hoşluğuyla bağışlarlarsa ,onu da içinize sine,sine yeyin!”ELMALILI Hamdi Yazır,Kuranıkerim ve izahlı meâli.

        “Müslümanların inancına göre bu ayeti Allah, Hz.Muhammed’e göndermiş! Siz, Hz. Muhammed’in 24 karısının adlarını da yayınladınız. Sonra;Osmanlı Saraylarında olsun,diğer Müslüman hükümdarının saraylarında olsun,bu denli çok kadın ve cariyeler NEDEN BU AYETE AYKIRI OLARAK ÇOKTUR?”

        “Beyefendi, ben sizin aklınızı daha çok karıştıracağım. Erzurumlu İbrahim Hakkı, Marifetname’nin yazarı, beş kadınla evlendiğin de bu ayeti ileri sürenlere, bu beş kadınla evlenmem tamamen dinimizin emrine göredir,amma bunun sebebini siz anlayamazsınız!”Buyurmuştu!

Öce iki ayete bakalım, dedim ve42’inci Şura suresinin 72inci ayetini okudum:”Ve işte böyle sana-Muhammed’e-Arabî bir Kuran vahyetmekteyiz ki Umm’lul Kura’yı(Mekke şehrini) ve çevresindekileri sakındırasın ve o toplama günü’nün dehşetini haber veresin-onda şüphe yok;bir fırka cennet’te ,bir fırka sair’de(çılgın ateş içinde)Elmalılı Hamdi Yazır.S.G.K.s.482.

Maide 5’inci sure 67’inci ayet:”ey Resul! Rabbinden  sana indirileni tebliğ et.Eğer bunu yapmazsan O’NUN vermiş olduğu peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun.Allah seni insanlardan korur.Allah,küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez!”

KURAN’I Kerim, önce Mekkelileri sonra da Medinelileri kapsamına aldı. Daha sonra da istila ettiği üstün kültürlü Ulusları da kapsamına zorla sokmak istedi ve Kuran patladı, değişik kültürlü Arap toplumlarında mezhepler ortaya çıktığı gibi İslamlaştırılmış başka uluslarda da tarikatlar, cemaatler ve Hz. Muhammed’in sidiğini lıkır, lıkır içirten  Sakalı Hocalar meydana atıldılar. Halk cahil bırakıldıkça din de katılaştı ve masallaştı! Kurandaki dar çerçeveyi yalan ve yanlış hadislerle genişletmeye çalıştılar. Değişik inanç grupları bitmeyen ve hâlâ da sürdürülen kanlı bir savaşa tutuştular. Müslümanlık kadın düşmanlığına ve Cennet vaadine gelerek dayatıldı. Bu dünya’da yasak sayılan her insani davranış cennetle misli ile insanlara VAAT EDİLDİ.Akdeniz bölgesindeki Üç büyük dinin de Allahı aynı Allah olduğuna göre;neden Üçünün de kuralları birbirine ters ve biribirine düşman!İki dindeki kadınlara erkeklerin haklarını veren ve tek eşliliği emreden Allah,insanlık ilerlediği halde,İslam dinini erkek dini olarak nasıl emreder!Görülen odur ki;her milletin tanrısı ve peygamberi o milletin kültürü düzeyindeki kültüre ve bilgiye sahiptir!Son okuduğum ayette.”Rabbinden sana indirileni tebliğ et!İlahi emri var!Bizzat sen de uygula emri yok.”Onun için Hz. Muhammed’e sayısız Kadını kullanma yetkisi verilmiş sayılıyor.Padişahlar da Peygamber postunda oturduklarına ve kul taifesinden de olmadıklarına göre,zilullahi Ruyu zemin olarak canını istediği çocuk yaşındaki kızların da ırzlarına geçebilirler! “Tek kadın!” söylemi var ya, Eski Türklerde tek kadın evliliği vardı; biz, Mustafa Kemal sayesinde o geleneğimizi sürdürmekle yükümlüyüz!”Bakara/İnek/suresinin 25’inci ayetinde cennette de tek eşlilik anlatılmaktadır.95’inci Tin suresinin 5’inci ayetinde:”Gerçekten biz insanları noksansız olarak mükemmelen yarattık!”Söylemi vardır. Kadınlarımız Allah’ımıza en yakın insanlardır…”Dedim birçok konudaki sorularını yanıtladıktan sonra; adamcağızın yalpalayarak gidişini seyrettim. Adamcağız, geri dönerek,”bu konuştuklarımızı da o yazınıza ekleyerek yayınlarsanız sevinirim!”Demeyi de ihmal etmedi! Ben de,

“ size Büyük bir Türk filozofunun, hem de Seyyit olan RAHMETLİ CEMİL SENA ONGUNUN bir saptamasından da söz etmek istiyorum. Biraz daha oturmaz mısınız?”Dediğim de usulca yanıma oturdu.

“Ünlü Alman filozofu Wilhelm Frederik Nietzitch-Nişi-“Zerduş Böyle Buyurdu” adlı dev bir eser Yazmıştı. Türk Filozofu Rahmetli Cemil Sena Ongun da ona nazire olarak, o dinin tanrısının ağzından daha görkemli bir eser bırakmıştır:”Ahuramazda Böyle dedi!”Orada gerçeği öğrenmek için tanrıyı arayan 50 kişiden geri kalan Altı kişinin öyküsü anlatılmaktadır. Bu Altı kişi bir yere geldiklerinde parlak bir buluttan tanrısal bir ses yükselir:

        “Ey insanoğulları neye geldiniz?”Sesi duyanlar yere kapaklanırlar, meraklılardan en Genci,”gerçeği öğrenmek için size geldik!”Der ve susar. O ses daha da güçlü olarak:”Gerçek sizlerin gözü önünde ve ye yüzünde. EK./Jean Meslier

-Aklıselim1731,Le bon Sans / Sizler yaptığınız her kötü işi benim üstüme yıkan sizler, demediklerimi bana dedirten sizler, kuşlardan ve çocuklardan neden ibret almıyorsunuz? Ben kimseyi benim adıma konuşması için göndermedim,kimseye de elçilik vermedim.Sizi yarattığıma bin kez pişmanım ey insanoğulları!”Der ve ışıkta kaybolur;o altı kişi de korkudan bayılır.Ünlü Alman Şairi ve yazarı Goethe de;Genç Werther’in Acıları” adlı eserinde aynı tepkiyi ortay koyar:”İnsanlar,neden çocuklardan ve kuşlardan ibret almıyorları!”Ben sustuğumda,ol Adamcağız da sus ve pus olmuştu!

Söz vermiş bulundum bir kere, Ol konuşmamızı ekleyerek istemiş olduğu yazımı yeniden yayınlayacağım:

                        DİN ULULARININ HAREMLERİ!
           “Bu işte en hızlı ERKEK!17’inci asırda Kuzey Afrika’da yaşamış olan(667)çocuk sahibi bir İslam Sultanıdır! Sonra da(132) çocukla, beş Kardeş Katili, Yahudi Nurbanu’dan olma Üçüncü Murat gelir.”
En fakir harem sahibi de Cennet’te olduğu halde kendi, kaburgasından yaratılmış Havva ile iktifa eden Hz. Âdem Peygamberimizdir.”
Ostüzü.
       
Bendeniz çok derinlere ve gerilere inmeyeceğim.”Muhteşem Yüzyıl” filmi nedeniyle, gümbürtüsü çok çıkan kurusıkı tüfeklerle ateş edenlere de seslenmeyeceğim. Ha onlara seslenmişim, ha başkaları tarafından doldurulan kurusıkı tüfeklere seslenmişim. Bendeniz, aklı olan, araştıran ve bir sonuca varan bizim çağımızın Aydın insanlarına sesleneceğim.
          Hz. Davut, Golyat’ı sapan taşı ile öldüren koyun çobanı bir Yahudi’dir. Tevrat’a göre Tanrımız O’NA Peygamberlik vermiştir. İslam dini de böyle kabul etmektedir. Bir gün; sarayının balkonundan dünya güzeli bir kadını görür, ol kadını sarayına çağırarak onunla bir olur. Bu beraberlikten gebe kala ol kadın, cephede savaşan Hititli General Uria’nın karısıdır. Acele ile izinli olarak Kudüs’e çağrılan General Uria, karısı ile yatmadan cepheye savaşa döner. Yanında taşıdığı Hz. Davut’un mektubunu da Yahudi Başkomutanına verir. Bu mektupta; General Uria’nın savaşın en şiddetli yerine yalınız başına sürülerek öldürülmesi istenmektedir ve Uria öldürülür. Tevrat olayı böyle anlattıktan sonra:
28-“Ve Kral Davut cevap verip: Bat-Şeba’yı bana çağırın “ dedi. O’DA Kralın önüne geldi ve Kralın önünde durdu.”29- “ve Kral and edip dedi: Canımı bütün sıkıntılardan kurtaran hay olan RABBİN hakkı için” ,30”benden sonra mutlaka senin oğlun Süleyman Krallık edecek ve benim yerime tahtıma o oturacak, diye İsrail’in Allah’ı Rabbin hakkı için gerçek sana nasıl and ettimse, gerçek bugün böyle yapacağım.”Tevrat,1Kırallar 1, s.342.
“Süleyman onlara sevgi ile yapıştı.3”ve O’NUN-Süleyman’ın—(700) Yediyiz Karısı kral kızı olup(300) Üçyüz de cariyesi vardı”Tevrat,1Kırallar11, Bap11,s.356.
İSLAM PEYGAMBERİ HZ.MUHAMED’İN EŞLERİ VE HAREMİ!
                Hz. Muhammed’in eşlerinin sayısında anlaşmazlık var. Bu anlaşmazlığın nereden kaynaklandığını anlatmak istiyorum. Hz. Muhammed, Yeğeni Zeynep ile nişanlanmış olduğu halde evlenememişti. Zeynep Hz. Muhammed’in azatlı Kölesi ve Oğulluğu Zenci Zeyd bin Haris ile evlendirilmişti. Zeynep, Zeyd’in evde olmadığı bir zamanda Zeydin evine gelen Hz. Muhammed’in, çamaşır yıkamakta olan Zeyneb’e söylediği güzel sözleri /
Seni yaratan Allah’a kurban olayım!/övünmek için, Zeyd’e aktarması ile tatsız bir durum ortaya çıkmıştı. Hz. Muhammed, kendisine gelen Zeyd’e, Zeynep’te gözü olmadığını ısrarla söylemişti. Bu olay üzerine Kur’anı Kerim’in AHZAP Suresinin—33’üncü sure—37’inci ayeti nazil olmuştu. Bu ayeti Ünlü Din Bilginimiz Rahmetli Elmalılı Hamdi Yazır’ın Kur’anı Kerim ve İzahlı Meali adlı eserinin 422’inci sahifesinden aynen alalım:
33/37–38-“Hem hatırla o vakit ki o kendisine hem Allah’ın in’am(ihsan) ettiği, hem senin in’am ettiğin kimseye Zevceni kendine sıkı tut(boşama) ve Allah’tan kork” diyordun, nefsinde Allah’ın açtığı şeyi gizliyordun, nasıl insanları sayıyordun; hâlbuki Allah kendisini saymanı daha gerekti. Sonra vakta ki Zeyd kadından ilişiğini kesti, biz o’nu sana terviç eyledik. Ta ki oğulların ilişiğini zevcelerinde müminlere bir darlık olmasın. Allah’ın emri de fiile çıkarılmış oluyor(gerçekleşiyor)”.-“Sonunda Zeyd eşi ile ilişkisini Zeyneb’i seninle evlendirdik. Allah ve Peygamberi bir şeye hükmettiği zaman, inanan erkek ve kadına artık işlerinde başka yolu seçmek yaraşmaz.”Ayetlerden çıkmış olan sonuç budur.
Araplarda üvey oğul da öz oğul gibi sayılıyordu. Bu ayetle oğlun boşadığı kadınla babanın evlenme yolu da açılmış oldu.
Zeyd’in boşadığı Zeynep ile evlenen Hz. Muhammed, Kölesi Baraka adlı Kadını da Zeyd ile evlendirdi. Ölümüne yakın Zeyd’in Baraka’dan olma 22 yaşındaki Oğlu Usame’yi Suriye’yi işgal edecek orduya Başkomutan olarak atadı.
Kur’anı Kerim’in 4’üncü Nisa Suresinin 3’üncü ayeti:
“Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kadınlardan İKİŞER, ÜÇER, DÖRDER nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla.”Âmir hükmü vardır. Zeynep ile evlenme ayeti nazil olduğunda, Hz. Muhammed ile evli bulunan 14 Kadın esas alınmaktadır. Aslında bu sayı 24’tür.
Bu ayetle nikâhlanacak kadın sayısı (4) ile sınırlanmıştır. Dörtten fazla kadınla nikâhlanmak ta mümkün görülmemektedir. Efendim; falan Hükümdar ya da filan Şeyh 12 karısını da nikâhladı derlerse, karşımıza bu ayeti kerime çıkmaktadır.
Şimdi de, Hz. Muhammed’in eşlerinin adlarını verelim:
1-*Hatiçe binti Huveylit, iki eşi de ölmüş,44 yaşlarında bir kadındı. Hz. Muhammed 25 yaşındaydı ve Hz. Hatice’nin ticaret işleriyle ilgileniyordu. İki Erkek ve 4 kızları oldu. Hz. Hatice 65 yaşında öldü. Çocuklarının adları:
1+Kasım,
2+Tahir, Tayyip, Abdullah,(Abu Manef).
1-Zeyneb,
2-Rukiyye,
3-Fatma,
4-Ümmü Külsüm.
Rukiyye, Hz.Muhammed’in amcası Ebu Lehep’in oğlu Utba(Otba) ile evlendirildi. Diğer Kızı Ümmü Külsüm de Ebu Lehep’in diğer oğlu Ukbe’ye verilmişti. Hz.Muhammed’in Müslümanlığı yayma girişimine öfkelenerek iki oğlunu da boşattı. Emevi Soyundan Osman önce Ümmü Gülsüm ile o öldüğünde de Rukiyye ile evlendi. Osman’ı öldürenler, Rukiyye’nin de iki parmağını keserek açık duran Kur’anı Kerim’in içine düşürdüler. Ayşe Tecimer’in çalınmasına adının karıştığı Kur’anı Kerim bu Kur’anı Kerimdir.
Amca Ebu Lehep’in Ümmü Külsüm ve Rukiyye’yi oğullarından boşatması üzerine de altı ayetli TEBBET SURESİ nazil olmuştur:
“1-Elleri kurusun Ebu Lehebin; zaten kurudu ya.”
“2-Ne malı kurtardı onu, ne kazandığı.”
“3-Alevli bir ateşe yaslanacaktır o.”
“4-Karısı da öyle.”
“5–6-Odun hamalı olarak. Gerdanında bir ip olacaktır onun, en sağlam fitillisinden.”Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Kur’an-ı Kerim Meali,(Türkçe çevirisi).
14 yaşındaki Fatma da 20 yaşındaki Hz. Ali ile evlendirilmişti. Bu evlilikten de:
1-Hasan,
2-Hüseyin,
3-Muhsin(Muhassin),
4-Zeynep,
5-Ümmü Külsüm doğdu.
2*-Zem’a bin Kays bin Abdi Ved’l Vud’l bin Nasır’ın kızı Sevde; Hz. Hatice’nin ölümünden bir yıl sonra evlendi.(M.S.644’te öldü.)
3*-Hz.Aişe, Ebu Bekir’in kızı,(6) yaşında nişanlandı,(9)yaşında evlendi.680’de öldü. En önemli kaynak: Sahihi Buhari, Muhtasar, c.2.S.78.İmamı Gazali, İhya’u Ulum’it Din,1951 DİB. Tercümesi C.1.S.1451,
4*-Hz. Ömer’in kızı Hafize(Hafsa),M.S.605’te doğdu. İlk eşi Huneys Bedir’de Şehit olduğunda; Hz. Ömer, Hz. Ebu Bekir’e ve Osman’a Dul kalan kızını almasını söylediyse de onlar da bu teklife olumlu yaklaşmayınca, Hz. Muhammed ile evlendirildi.(644’de öldü?).
5*- Zeyneb,-yoksulların Anası Ümmü’l Mesâkin-İlk Kocası Abdullah Bin Ceys, Uhut Gazasında Şehit düşünce, Hz. Muhammed ile evlendi, evlendikten üç ay sonra da vefat etti.
6*-Ümmi Seleme; Babası Ümeyyet’ül Mahzûmi,-Ebu Ümeyye bin Mugire’nin Kızı- Annesi de Abdulmuttalib Kızı Atike’dir. Adı Hindidir. Ebu Seleme Uhut Gazasında yaralanarak öldüğünde Ümmü Seleme Hamile idi. Son derece Akıllı olup, Hudeybiye bunalımını bu Kadın çözmüştür. Hz.Muhammed’in eşlerinden en son ölendir.( M.S.685).
7*-Zeyneb; Esedoğullarından Cahş bin Ribab’ın Kızıdır. Annesi de Abdulmuttalib Kızı Meymûne’dir. Hz.Muhammed’in Yeğeni ve nişanlısıyken, Zeyd İbn’i Haris ile evlendirilmiştir. Kur’anı Kerim’in 33’üncü El-Ahzap Suresi,36-38’inci ayetlerinde anlatılan olayın kahramanıdır.28.29.38.39.50.51.52 ve 53’üncü ayetler de okunmalıdır derim!
8*-Cüveyriyye; Mustalak oğullarından, Musevilerin Reisi Haris’in Kızıdır. Aşireti basılarak Kays Bin sabit tarafından esir alındığında (13) Onüç yaşındaydı. Hz. Muhammed tarafından bedeli ödenerek satın alınmıştır. Gerdanlık olayının gerdeğe girme aceleciliği nedeniyle olduğu iddia edilmektedir. M.S.672’de vefat etmiştir.
9*-Ümmü Habibe, İsmi Remledir Ümeyye—Emevi—Oğullarının Reisi Ebu Süfyan’ın Kızı ve Ünlü Muaviye’nin de Kız Kardeşidir. Esedoğullarından Ubeydullah bin Cahş’ın Karısıydı. Habeşistan’a gitti. Cahş Hıristiyan olunca, boşanan Ümmü Habibe ile evlenmek için, Hz. Muhammed, Habeş Valisini vekil tayin ederek nikâhlarını kıydırdı. Habeşistan’da bulunan Hz. Ali’nin üvey Kardeşi Cafer Tayyar, yeni Gelini Medine’ye getirdi. Ümmü Habibe’ye Hz. Muhammed adına Amr bin Ümeyye-ül Mahzûmi dünürcü olarak gitmişti. Ümmü Habibe M,S.666’da vefat etti. Nikâhı bir Müslüman din adımı değil de Hıristiyan bir yönetici kıymıştı.21’inci asırda ve Laik Türkiye Cumhuriyetinde”Nikâhı imamlar kılsın” diye yırtınan İmamlıktan gelme Başbakanımızın kulakları çınlasın!
10*-Meymûne, Haris bin Hûz’un Kızı Hindi’den olma.
Birinci Kocasından boşanmış, İkinci Kocası da ölmüştü.658/673’te vefat etmiştir.
11*- Safiye, babası Nadiroğulları Reisi Ahtab oğlu Hayıy’dir. Annesi de Kureyza oğullarının Reisinin kızıydı. Hendek Gazasından sonra; Kureyza Yahudi Kabilesinin tüm Reşit erkekleri öldürülmüş, kadınları ve çocukları da esir olarak satılmıştı. İlk kocasından ayrılmış olan Safiye, Hayber Yahudi Kabilesinin Beyinin oğlu ile evlenmişti. Kayınbabası ve kocası saklı hazinelerinin yerini söyletmek için öldürülmüştü. Dıhye adlı Müslüman Arap’a esir düşen Safiye’yi Hz. Muhammed, başka bir esir kadın vererek kendisine almıştı. Devenin üzerine yapılan bir kapalı mekânda gerdeğe girdikleri anlatılmaktadır.658’de vefat etmiştir.
12*- Mariyya; Mısır valisi Mukavkıs Mariyya ve şirin adlı iki Kıpti Cariyeyle Düldül adlı bir Katırı Hz. Muhammed’e armağan olarak göndermişti. Çok Güzel olan Mariyya’yı Hz.Muhammed kendisine nikâhladı, Şirini de Şair Hassana verdi. Mariyya’dan olan İbrahim adlı erkek çocuk ta 18 ay yaşadı.Mariyya638’de öldü. Çok konuşulmuş ve yazılmış olan Mariyya ve Hafize arasında geçmiş olan olayı bendeniz burada yazmayayım. Düldül adlı Katırı Hz. Ali’nin rüzgârlarla yarışan Küheylanına çevirdiler.
13*-Raydana, Beni Kureyzadan Zeyd’in Kızı, Kureyza Yahudi Kavminin uğradığı felaketi görmüş olan 13 yaşındaki Raydana Hz. Muhammed ile evlenmeyi reddettiğinden Cariye olarak alınmış ve üç gün sonra da ölmüştür. Bir
Hadis:”Eşlerinizi cariyelerinizi dövdüğünüz gibi dövmeyiniz!”
Bu liste Rahmetli büyük İslam bilgini Abdulbaki Gölpınarlı’nın “Hz. Muhammet ve İslam” adlı eserinin 181-206’ıncı sahifesinde yayımlanmıştır. Biz diğer kaynaklarda yayımlanan listelerle yazımızı sürdürelim:
14*-Cuveyde; Haris bin Ebu Züar’ın Kızı.
15*-Neşat, Rıfaa’nın Kızı.
16*-Şenbe, Amr’ın Kızı.
17*-Gaziyye, Cabir’in Kızı.
18*-Şerafi, Dihye bin Halife Kelbi’nin Kız kardeşi.
19*-Aliye, Zeyba’nın Kızı.
20*-Kutayle, Kays in Ma’di Ker’bin Kızı.
21*-Fatma, Şurayh’ın Kızı.
22*-Havle, Huzeyl bin Hubeyre’nin Kızı.
23*- Leyla, Hazreç’in Kızı---9 yaşında-- nikâhtan sonra pişman olarak pencereden kaçtığı söylenmektedir. Yahudi asıllıdır-
24*- Umre, Yezit’in Kızı. Taberi, Milletler ve Hükümdarlar Tarihi,5cilt.Merhum profesör Dr. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın,3/d.Ve diğer kaynaklar.
Son Halife Hz. Ali’nin eşi ve Haremi.(598–661).
Tüm İslam âleminin dürüst, Yiğit, İslamın yücelmesi için çıkar gözetmeden gayret eden, Emeviler ve Haşim’lerden Abbasiler döneminde Soyu en çok zulme uğrayan bir İslam Devlet adamıdır. Büyük oğlu Hasan Karısı tarafından zehirlenerek öldürülmüştür. Küçük Oğlu Hüseyin de Kerbela’da şehit edilmiştir. Bir tepsiye konularak Emevi Hükümdarı ve Halifesi Yezit’in huzuruna getirilmiş olan kesik başının dişlerine sopa ile vuran Yezit:
“Bedir’in intikamı alınmıştır!” demiştir. Öldüğü zaman tüm varlığının (7) YEDİ Dinar olduğu görülmüştür. Öldürülen üçüncü Halife Osman’ın da (1.000.000.000) Dinarından söz edilmektedir. İslam’da ilk rüşvet, Halife Osman’ın Mihmandarı tarafından Uhut’un muzaffer süvari komutanı Halit bin Velit’ten, Halife Osman ile konuşturulması için alınmıştır.
Hz: Muhammed’in Kızı Hz. Fatma, Babasından (93) gün sonra ölmüştür. Hz. Fatma’nın sağlığında hiçbir kadınla ilgisi ve ilişiği olmayan Hz. Ali’nin ( On) Kadından (14 Oğlan) ve (17 kızı )olmuştur. Önce; Hz. Ali’nin künyesini görelim:
Abdul Menaf=Abu Talib, Abdul Menaf Oğullarındandır.
1*Abd al Muttalip bin Haşim bin Ebu Talip bin Ali.
2*-Anası Fatıma binti Asad binti Haşim, Abu Turap. Babası Ebu Talip.(17 Ramazan Hicri 40-Miladi 24 Ocak 661,201–22 Ramazan 40 Cuma akşamı, zehirli bir kılıçla başından, Amr’ın yaraladığı yerden, almış olduğu bir kılıç yarası ile ölmüştür.
HZ. Fatma’dan sonra aldığı kadınlar.
2-Ummal al Banin binti Hizamdan olan çocukları:
1*-Abbas,
2*-Cafer,
3*-Abd’Allah,
4*-Osman.(Abbas’ın dışındakiler Kerbela’da öldürülmüşler, Abbas Evlat bırakmıştır.)
3-Leyla binti Mas’ud binti Halid.
1-Ubayd Allah,
2-Abu Bekr.
4-Asma bint Umays al Haş’amiye.
1-Yahya,
2-Küçük Muhammed(Cariye oğlu).
3-Avn.
5-Halid bin Velid’in Ayn-al Tamar’da esir aldığı Al-Şahba mahlaslı, Umm Habib binti Rabia:
1-Omar,
2-Rukayya.
6-Anası Hz.Muhammed’in kızı Zeynep olan umama binti Abul Aşi binti al-Rabia.
1-Ortanca Muhammed.
7-Havla binti Caf’ar.
1-Muhammed,(İbn al Hanafiya künyeli).
8-Umm Sa’id binti Urva Mas’ud al Sakafı.
1-Umm al hasan,
2-Büyük Ramla.
9-Mahyat binti İmre.
1-Küçük yaşta ölen bir kız çocuğu.
10-Muhtelif kadınlardan:
1-Umm Hani,
2-maymuna,
3-Küçük zaynap,
4-Küçük ramla,
5-küçük Umm Gülsüm,
6-Fatma,
7-Umama,
8-Hadica,
9-Umm al Kiram,
10-Umm Salama,
11-Umm Cafer,
12-Cumama,
13-Nafisa. Bunlardan aşağıda adları yazılı Beş Oğul çocuk bırakmamıştır:
1-Hasan,
2-Hüseyin,
3-Muhammed bin al-Hanafiya,
4-Omar,
5-Abbas.
Bunlardan Hüseyin kolu en ünlüsüdür, doğruca Hz. Ali’den inmektedir. Oniki imam koludur. Hüseyin’den inenlere SEYİD denilir:
1*-Ali Zeynal Abidin,
2*-Muhammed el Bekr,
3*-Cafer el Sadık,
4*-Musa el Kâzım,
5*-Ali al-Rıza,
6*-Muhammed el-Cevad,
7*-Ali al-Hadi,
8*-Hasan al-Askeri,
9*-Muhammed al-Mehdi,
10*-al –Mehdi.
Haremdeki çok sayıda kadınlar arasında kavga ve niza olmaz mıydı? Osmanlı Haremine seçilen cariyelerin Bakire olması ve yaşlı olmaması esastı. Sayıları BİN’İ aşan Haremdekileri korku sessiz tutardı. Yanlış iş yapanlar, bir çuvala konularak denize atılırdı.
Hz.Muhammed’in Haremindeki Kadınlar, tek kişilik odalarda kalırlardı. Hz. Ayşe’nin ve Hz. Ümmü Seleme’nin başını çektiği iki gruba ayrılmışlardı. Hz. Seleme Hz. Muhammed ile bir olma sırasını Hz. Ayşe’ye vermişti. Bu tutumu Tanrı katında da kutsanmıştı. Bunları da Allah korkusu sakinleştirirdi.
Bir Hadisi Şerif:
“Vallahi Ayşe’den başka hiçbir kadının ridası altında bulunduğum halde bana vahiy nazil olmadı.” Sahihi Buhari, Muhtasar,1X s.407.”
“Bana Cehennem gösterildi. Bir de gördüm ki ehli Cehennemin ekserisi kadınlardır.”Sahihi Buhari, Muhtasar, IX.40 hadis 1340.
“Bir sefer Cehennemin kapısında durdum, oraya girenlerin çoğu kadınlardı.”Sahihi Buhari, Muhtasar XI. S.314.Hadis numarası 1819.
“ Ey! Kadınlar, bana cehennem halkı gösterildi, çoğu sizler idiniz.”427.
“Siz kadınların çoğu Cehennem kütüğüdür.”428.Sahihi Buhari, Muhtasar, C.ı.S.41.Hd. No=27.Bir soru:Tüm kadınlar cehennem ehliyseler her Müslüman erkekine 72 /Yetmişiki/kadın nereden verilmektedir!OSTÜZÜ!
Ahzap Suresinde de Kadınlara yönelik ayetler vardır.OTOKONTROL!OSTÜZÜ!
“30-
Ey peygamber hanımları, sizden kim açık/kanıtlanmış bir edepsizlik yaparsa, kendisi için azap iki katına çıkarılır. Ve bu, Allah için çok kolaydır.”
“37-“Allah’ı ve resulünü incitenleri Allah dünyada da ahirette de lanetlemiştir. Onlar için alçaltıcı bir azap hazırlanmıştır.”EK: Osmanlı sarayında sayıları zaman, zaman 1000-1500’e ulaşan cariyeler, Padişahı Zişanı kızdırdıklarında ya da yaşlandıklarında bir çuvala konularak Kızkulesi açığından denize atılacaklarını bilmezlerdi. Ama bugün bizler çok şeyler bilmekteyiz.Mustafa Kemal Atatürk’ün sayesinde!
“64-Hiç kuşkusuz, Allah inkârcıları lânetlenmiş ve onlar için çılgın bir ateş hazırlanmıştır.” Profesör Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Kur’an-Kerim Meali.

 

2 Kasım 2013 Cumartesi

1174/BÜYÜKLERİMİZE MASALLAR!


              TC.                                BÜYÜKLERİMİZE MASALLAR!

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;02 Kasım 2013.
            Mezarlıklarda bağırsanız, çağırsanız, ana avrat sövseniz yalınız mezarlık bekçisinden tepki alabilirsiniz. Tepki yok.Ölüyü,keserler

biçerler hiçbir tepki alamazlar!.Birey ve Toplum kendilerine yöneltilen hakaretlere,yalanlara ve kötü girişimlere hiçbir tepki veremiyor ve vermiyorsa orada canlılıktan söz etmek boşunadır.Memleketi derinden sarsan asıl büyük tehlike geniş kitlelerin suskunluğudur!”Demiş Büyük Atatürk.İslamın “Ulul emre itaat!”Felsefesidir Müslüman toplumları kaderciliğe ve suskunluğa iten.”Nasıl olsa Allah sorar!”Aldatmacası ile kendimizi        uyuşukluğa mahkûm etmekteyiz.Bir büyük düşünür,”insanlar en çok kendilerini aldatırlar!”Demiş.

         Avrupa Yataklı Vagonlar Şirketinde çalışanlardan bir Fransızın, Türkçe konuşanlara müdahale etmesinin duyulması üzerine Türk Gençleri Karaköy’deki Yataklı Vagonlar Şirketinin yönetim binasını taşa tutmuşlar. Olay; Dolmabahçe Sarayında bulunan Mustafa Kemal’e:“Komünistler, Yataklı Vagonlar Şirketinin idare binasını taşa tutuyorlar!”Şeklinde aksettirilmiştir. Olaya yerine hemencecik gelen Mustafa Kemal, olayın nedenini de öğrenmekte gecikmemiştir. Kendisine olayı  ters anlatanlara bir siktir çektikten sonra:”Bunların hepsi de birer Mustafa Kemaldir!”Demiştir.Mustafa Kemal  yanılmadığını Devrimlerini Türk Gençliğine emanet etmekle de göstermiştir.Benim şansımdan mıdır,yoksa yazılarıma tepki gösterenlerin yönlendirilmesinden midir!Bugünlerde tepkili vatandaşlarımızla karşılaşmaktayım.Birisi son iki yazımın çıktısı ile yolumun üzerine dikildi ve:”Beyefendi;yani Sayın AKP’L İLER hep tarih bilmeden mi konuşuyorlar?Dediğinde;”genele gitme,özelden sor!”deyince:”İkinci Abdülmecit’e söylemediğinizi bırakmamışsınız!Ne demek karılarıyla ayşınuş!Etmek.Bu bir Padişah için söylenecek söz müdür?”Dedi.Siz çok akıllı birisine benziyorsunuz!Sizi neden Akil adamlar güruhuna seçmemişler?Abdülmecit’in 22 karısı ve sayısız da cariyesi vardır.Çok Genç yaşta veremden ölmüştür.Karılarımın ve Kızlarımın üzüntüleri beni öldürecek!”Diye de çok dert yanmıştır.Karıları,kızları ve de cariyeleri

 Beyoğlu sarraflarından devletin hazinesini kaldıramayacak kadar borcuna mücevherat satın almışlardır. Bir kızının hiç bir özelliği olmayan kocasını Sadrazam yapmış, Karadağı kaybetmişiz: Damadı olan  Sadrazama herkesin içinde” Eşek Herif!”Diyerek hakaret etmiştir.İstanbul’un iki önemli fahişesine Onar Bin altın ödeyerek sarayına kapatmıştır.Çok Yakışıklı bir Ermeni Gencine âşık olan Fahişelerden birisi  saraydan kaçmış ve Ol Ermeni Genci de tabancayla vurularak öldürülmüştür.Gencin ailesinin şikayeti de havada bırakılmıştır.Osmanlı Bankasından ilk borç parayı Birinci Abdülmecit almış,Dolmabahçe Sarayı dahil bir çok sarayların yapımında kullandırmıştır. “Demem kalmadan adamcağız:”Allah! Allah neler duyuyorum?”Diyerek yolumun üzerinden kenara çekildi. Ama ben,kendi kendime vermiş olduğum görevimden çekilmeyi bile hiç düşünmedim.Saygılarımla .

 

 

1173/İKİNCİ ABDÜLHAMİT!


TC                          İKİNCİ ABDÜLHAMİT!

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;03 Kasım 2013

II. ABDÜLHAMİT HİÇ TOPRAK KAYBETMEDİ Mİ!

               Hâlâ bu iddiaları savunan, akılları kulaklarında olan Salaklara ne demeliyiz?”Ula Oğlum, bu denli aptal olmak zorunda mısınız?

                Abdülhamit’i Saniye, Bağdat demiryolu için, gıyabında Doktora veren Kara-Bük üniversitesinin Türk Tarihinden habersiz Akademisyenlerine ithaf olunur! Ostüzü.

        “Sait Paşa; elimden gelse bu Milletin/Türk Milletinin/ dilini Arapça yapardım! İkinci Abdülhamit

        “Padişahım; siz o zaman küçük bir Arap kabilesinin Şefi    olurdunuz!” / Eğinli /Kemaliyeli/ Küçük Sait Paşa.


      30 Eylül 2012 tarihli Yeniçağ Gazetesi’nde Altemur Kılıç’ın, “Ulu Hakan mı-Kızıl Sultan mı?” başlıklı bir yazısı var.  Sayın Kılıç yazısında: “Bir başka gerçek de otuz üç yıl süren saltanatı boyunca imparatorluk mülkünden bir karış toprak vermemişti.” diyor II. Abdülhamit için. Gerçekten doğru mu bu, II. Abdülhamit döneminde Osmanlı Devleti, hiç toprak kaybetmedi mi?  

Pts 26 Ekim 2009, 11.58  
“Abdülhamid Han bir karış toprak vermemiş mi? O zaman 1877-78 Osmanlı Rus savaşında Ayestefanos u sonra Kıbrıs’ı İngilizlere vererek Berlin Mütarekesini imza ederek Balkanlardaki Osmanlı varlığını yok ederken, Sırplara, Yunanlılara, Bulgarlara, Romenlere ( o zaman adı Eflak ve Boğdandı ) ve de Bosna Hersek in Avusturya idaresine bırakan başka bir 2. Abdülhamid Handı. Abdülhamid Han evet büyük bir liderdi, toprakları uzunca bir süre büyük kayıplar yaşamadan baskı ve İngiliz desteğiyle yönetti, batılı kavramları ve kurumları geliştirdi ancak iktidara geldiği 1877 yılından tahtan bir darbeyle indirildiği 1908 yılına kadar toprak kaybı olmamıştır demek yanlıştır hatta çoğu tarihçi tarzı siyaset diye bir Osmanlılıktan İslamcılığa en son kendisinin tahtan indirilmesiyle gelişen veya dahada gelişme imkânı bulan Türkçülük akımına vurgu yaparlar bununda sebebi yaşanan büyük toprak kayıpları neticesinde değişen nüfus yapısıdır. 1908 yılında 2.Abdülhamid henüz tahta iken Makedonya’da çıkan ayaklanmanın yarattığı karışıklık sırasında

 Bulgaristan’ın Doğu Rumeli’yi, Yunanistanin Giriti, İngilizlerin Kıbrısı, Bosna Hersekin Avusturya Macaristan tarafından ilhak edildiğini de eklersek Abdülhamid Hanin yani 2. Abdulhamidin büyük toprak kayıpları yaşatığını görürüz. Osmanlı Devleti Balkanlar üzerinde en büyük 2. gerilemeyi 2. Abdülhamid döneminde yasamış ve kendisi tahtan indirildikten sonra sonunda Balkan Savaşıyla Makedonya ve Trakya’yı da kaybederek Balkanlar siyasetinden çekilmiştir. Kaynak benim kendi yazdığım Doktora tezimdir, 1817-1914 Osmanlı Balkan Siyasi haritasındaki değişimler, 2008 Prag Charles Üniversitesi”            

    “II. Abdülhamit, 1876’da Padişah oldu, 1909’da tahttan indirildi. Otuz üç yıl padişahlık yaptı. Bu yönüyle Osmanlı tahtında en çok oturan padişahlardan biridir. Uzun süren yönetiminde Osmanlı Devleti’nin hangi toprakları yitirdiğine bir göz atalım:

 4 Haziran   1878’de imzalanan Berlin Antlaşması’yla Bulgaristan Prensliği kuruldu. EK: İngiltere Rus tehlikesine karşı Kıbrısı istediğinde, Osmanlı Hariciye Nazırı Saffet Paşa, Yaverine:”Eyvah! Kıbrıs ta gitti elimizden!”Diye dövünmüştü. Ostüzü. Bulgaristan’ın devlet olma yolundaki en önemli adım atıldı.Yine Berlin Antlaşması’yla Sırbistan, Romanya ve Karadağ bağımsızlıklarına kavuştu. Aynı antlaşmayla Bosna Hersek’in yönetimi geçici olarak Avusturya’ya bırakıldı. Kars, Ardahan, Batum Rusya’ya; Tesalya Yunanistan’a verildi.       

    Berlin Antlaşması’ndan sonra Kıbrıs, İngiltere’ye üs kurmak amacıyla bırakıldı. Böylece İngiltere hem Doğu Akdeniz’i hem de Süveyş Kanalı’nı kontrol altında tutacak bir olanağa kavuştu. Bundan sonra Kıbrıs bir daha geri gelmedi. 1974’teki “Barış Harekâtı” ile Türk varlığı yeniden söz konusu oldu Kıbrıs’ta.    

     Tunus, 1881’de Fransa; Mısır, 1882’de İngiltere tarafından işgal edildi.     

     1885’te Doğu Rumeli, Bulgar Prensliği ile birleşti.  

    Osmanlı Devleti, 1897’de Yunanistan’la yaptığı Dömeke Savaşı’nı kazanmasına karşın, imzalanan İstanbul Antlaşması ile Girit’e özerklik verilerek, yönetim de bir Yunanlı prense bırakıldı. Böylece Girit de kaybedildi.     

    II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Bulgaristan, bağımsızlığını ilan etti; Bosna Hersek Avusturya, Girit de Yunanistan tarafından işgal edildi.        

    Unutmadan şunu da söyleyelim. 1881’de Düyun-u Umumiye İdaresi kuruldu ki bu, Osmanlı’nın iflasının resmen kabul edilmesidir.   

     Şimdi önümüze bir harita açıp II. Abdülhamit döneminde Osmanlının elinden çıkan topraklara bakalım. Bu dönem, Osmanlı Devleti’nin en çok toprak yitirdiği dönemdir. Küçük bir araştırmayla bu gerçeğe ulaşmak varken şehir efsanelerini bilgiymiş gibi sunmanın gereği var mı? 1950’den sonra kasıtlı olarak Osmanlı’nın son dönemiyle ilgili yalan yanlış bilgiler üretildi. Olmayan şeyler, olmuş gibi gösterilmeye çalışıldı. Bilgi ve belgenin yerini, söylentiler aldı. Söylentilerle bir tarih yazılmak istendi.      

     Yılların gazetecisi Sayın Kılıç’ın tarihsel gerçeklere dayanarak II. Abdülhamit’le ilgili yazması herkesi mutlu ederdi. Ps: FARK ETMEZ, HERKESİ ERMENEKLİ ETTİKTEN SONRA!

    Rahmetli Uğur Mumcu: “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmamalı.” demişti. Ne kadar doğru bir söz… Bilgi olmadan tarih doğru kavranmaz, anlaşılmaz, tarihten ders de çıkarılmaz. Demek ki önce bilgimiz olacak, sonra da o bilgiler üzerinde düşüncelerimiz oluşacak.

                                                                           Adil Hacıömeroğlu

                                                                            5 Ekim 2009

Benim yaptığım bir hesaba göre; Abdülhamit’i Sani zamanında Osmanlı Devleti tam 243.000 Kilometre kare toprak kaybetmiştir. Şimdi de gelelim Bağdat Demiryolunun inşaatı için Almanya’ya verilen ödünlere:Bu konuda meraklı olanlarımıza sayın Dr. Mustafa Albayrak’ın çok mükemmel 37 sahifelik  araştırmasını iletebilirim.Bağdat Demiryolu inşaatı için,Almanya,İngiltere ve Fransa arasında çok sıkı bir rekabet vardı.Rusya ise Osmanlı Devletinin demiryolu ağına sahibolmasını askeri açıdan aleyhine değerlendiriyordu.Alman İmparatoru olan Aptal Wilhelm İstanbul ziyaretini Kudüs’e kadar uzatmış,İstanbul’a Almanya’da yaptırtmış olduğu Alman/Kayzer/Çeşmesini de armağan etmişti.Osmanlı Ordusu Alman yapımı 88 Model Piyade tüfeğinden sonra,daha gelişmişi olan 98 modeli Mauserle donatılmıştı.Haydarpaşa-Bağdat demiryolunun yapımını, finansmanını da Alman Bankasının karşıladığı,Alman şirketi üslenmişti.Almanlar,anlaşmaya aykırı olarak Demiryolunun bazı bölümlerini inşa etmemişlerdi.Almanya ile Osmanlı Devleti arasındaki anlaşmaya göre:

         A-Almanya,demiryolunun iki kenarındaki arazilerin  Yirmişer Kilometresinde:

         1-Ormanlardan, madenlerden, yer altı ve yerüstü

değerlerden yararlanabilecekleri gibi, ruhsat almadan kazı da yapabileceklerdi.

         2-Kum,Çakıl ve taşocaklarını da ruhsatsız kurabileceklerdi.

         3-İhtiyaçlarına göre iskele ve Antrepolar inşa edebilecekleri gibi, demiryolu için gerekli lokomotif, vagon ve makine aksamını da gümrüksüz getirebilecekler ve bunlara ait depolar yapabileceklerdi.

         4-Almanya yapılacak demiryolunu 99 sene kullanabilecekti.

         5-Almanya demiryollarını satabilecekti,

         6-Demiryolları satışa sunulduğunda kilometresi için önce 7.500 Frank, daha sonra da değer artışı nedeniyle 15.000

 Frank ödenecekti.   

         6-Alman sanayi malları kullanılacaktı. Dikiş makineleri ve Alman pullukları Osmanlı sınırlarını kolayca aşmıştı.

         7-Osmanlı devleti %30 kâr garantisi vermişti!

         Ey! Dombalak kafalılar,sizler Abdülhamit’in bu marifetine Fahri doktorluk vereceğinize;Padişah Abdülaziz’in iki Cariyesini öldüler numarası ile nasıl

Analığının etekleri altına saklayarak kullandığına Fahri doktorluk verseniz!

 

 

 

1 Kasım 2013 Cuma

1172/BİR ESKİMO ÖZDEYİŞİ!


               TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV.İZMİR;02 Kasım 2013

                           BİR ESKİMO ÖZDEYİŞİ!

         Sene 1950;Demokrat Parti 27 senelik Cumhuriyet Halk Partisini yenerek iktidara gelmiştir. Demokrasi geldi diye şarkılar söylenmeye başlamıştı. Herkes, bu yeni iktidardan bir şeyler kopartma yarışına girmişti. Kaymakamlarımızdan birisinin, çok eski ve suyu akmaz bir çeşmeyi bir güzel onarttırarak deposunu ve havuzunu su ile doldurtup büyüklerimizin görüşüne sunması sonucu vali yapıldığı anlatılmıştı. İyiye ve güzele sahip çıkarak, kötüleri de eskilerin üstüne atmak Şark Kurnazlığı olarak hâlâ yaşatılmaktadır. Üsküdar-İstanbul arasında 29 Ekimde açılışı yapılan Tüp Geçite, Adalet ve Kalkınma Partisi başından sonuna kadar sahip çıktı. Göğüsleri kabartan en kuru gözleri de yaşartan nutuklar söylendi, Abdülmecit ile Abdülhamit göklere çıkartıldı ve Bu Asrın Mucizesi! Tüp Geçit Projesi Birinci Abdülmecit’e ihale edildi. Abdülmecit’in kadınlarla ayşı nuş etmekten, Abdülhamit’in de jurnal okumaktan vakitleri mi varmış! Şom kalem sahipleri durur mu hiç! Eski Resmi Gazeteleri tarayarak 05 Şubat 2000 tarihli ve 23965 sayılı Resmi Gazetemizin 141’inci sahifesindeki 2000/63 numaralı Hükümet kararına ulaştılar. Hükümet Olarak koalisyon hükümetinin yetkililerinin, Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel tarafından onaylanan bir kararnamesi.Başbakan Bülent Ecevit,  Devlet Bahçeli,

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı ve diğer ilgililerin imzaları! Bu kadar yalan ve sahtekârlığa politika yapmak mı denir? Onbaşı Adolf Hitler,”Politika yalan söyleme sanatıdır!”Diyerek bizimkileri mi tanımlamıştı! Ne ise uzatmayalım,bu yalanlarla sahip çıkmalar hatırıma bir Eskimo atasözünü getirdi.Günümüze tam uyan o sözü yazayım:

         “TARLANDAKİ EKİN SENİNDİR,  ONU KİM EKERSE EKSİN!/DOĞACAK ÇOCUK TA SENİNDİR KARINI KİM ŞAPARSA ŞAPSIN!”Şimdi mezarındaki iki ölü kalkarak Allah adına doğruyu söyleyemeyecekleri gibi, halkımız ne mi der?Gaflet uykusundan ses çıkar mı?

30 Ekim 2013 Çarşamba

1171/BİRİNCİ ABDÜLMECİD'İN VE İKİNCİ ABDÜLHAMİD'İN HAREMLERİ!


              TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


TV. İZMİR;31 Ekim 2013

    ATATÜRKTEN KORKANLARIN GÖKLERE ÇIKARDIKLARI BİRİNCİ ABDÜLMECİD VE İKİNCİ ABDÜLHAMİD’İN AŞKLARI VE KÖKENLERİ!

        Birinci Abdülmecid’in Haremi!(1823-1861)Anası, Bezmi Âlem Sultan. Küçük yaşta esirciler tarafından saraya cariye olarak getirilen bir Gürcü kızı olduğu bilinmektedir[2] [3]. Yahudi asıllı olduğuna dair bir iddia da ortaya atılmıştır. Yahudi olduğu düşüncesi ise Gürcü Yahudi’si olabileceğinden gelir. Abdülmecit tahta çıktığında 16 yaşında, kendisi de 32 yaşındaydı Küçük Oğlunun hükümdarlığı döneminde, öldüğü tarihe kadar 14 yıl süreyle (1839-1853) Valide Sultan oldu. Oğluna Tanzimat'ın ilanı konusunda Mustafa Reşit Paşa'ya güvenmesini tavsiye ettiği söylenir. Ayrıca Abdülmecit'in annesini çok sevdiği, hükümetteki nazırları (bakan) seçerken annesine danıştığı bilinmektedir.

Bezmiâlem Sultan 2 Mayıs1853 tarihinde Dolmabahçe Sarayı'nda vefat etti ve Divanyolu'ndaki II. Mahmut Türbesine gömüldü. Garabet Balyan'ın mimarlığı altında inşaatına başlattırdığı Dolmabahçe Camii henüz bitmemişti. Camiyi oğlu Sultan Abdülmecit annesinin anısına 1855 yılında tamamlattırarak Bezmialem Valide Sultan Camii adı altında hizmete açtı. Cami zamanla Dolmabahçe Sarayına yakınlığı nedeniyle Dolmabahçe Camii olarak anılmağa başladı.

Kadın Efendileri

  1. Servet-seza Baş Kadın Efendi
  2. Şevk-efza Valide Sultan: Sultan V. Murad'ın annesi ve İkinci Kadın Efendi
  3. Hoş-yar İkinci Kadın Efendi
  4. Tir-i Müjgan Valide Sultan: Üçüncü Kadın Efendi ve II. Abdülhamid'in annesi
  5. Verd-i Cenan Üçüncü Kadın Efendi
  6. Gül-cemal Dördüncü Kadın Efendi
  7. Rahime Perestu Valide Sultan: Dördüncü Kadın Efendi ve II. Abdülhamid'in manevi annesi
  8. Gülistu (Gülistan) Dördüncü Kadın Efendi
  9. Düzd-i Dil Üçüncü Kadın Efendi
  10. Bezmi (Bezmara)Altıncı Kadın Efendi
  11. Mahitab Beşinci Kadın Efendi

İkballeri]

  1. Nalan-ı Dil Hanımefendi: Üçüncü İkbal
  2. Ceylan-yar Hanımefendi: İkinci İkbal
  3. Ayşe Ser-firaz Hanımefendi: İkinci İkbal
  4. Nergis (Nergizu) Hanımefendi: Dördüncü İkbal
  5. Navek-misal Hanımefendi: Dördüncü ikbal
  6. Nesrin Hanımefendi: İkinci İkbal
  7. Şayeste Hanımefendi: Dördüncü İkbal
  8. Nükhet-seza Hanımefendi: Baş İkbal

Gözdeler

  1. Yıldız Hanımefendi: 2. Gözde
  2. Saf-derun Hanımefendi: 4. Gözde
  3. Hüsn-i Cenan Hanımefendi: 3. Gözde

Erkek çocukları V. Murat

  1. II. Abdülhamit
  2. V. Mehmet Reşat
  3. Ahmet Kemaleddin Efendi
  4. Mehmet Efendi
  5. Burhaneddin Efendi
  6. Ahmet Efendi
  7. Süleyman Efendi
  8. VI. Mehmet Vahdettin

Kız çocukları

  1. Fatma Sultan
  2. Refia Sultan
  3. Cemile Sultan
  4. Münire Sultan
  5. Behice Sultan
  6. Seniha Sultan
  7. Nadile Sultan
  8. Mediha Sultan
Ahmet Cevdet Paşa (Sadeleştiren: Yusuf Halaçoğlu) (2010) Sultan Abdülhamid'e Arzlar (Ma'rûzât), İstanbul: Babıâli Kültür Yayıncılığı, ISBN 978-9944-118-95-8, s.45

İkinci Abdülhamid’in Haremi(1842-1918)          Anası Ermeni Verjin! II’inci Abdülhamit'in Annesi Ermeni KÖLE Kız Verjin Hanım

Eşleri Kadın Efendileri

  1. Nazik-eda Baş Kadın Efendi
  2. Bedr-i Felek Baş Kadın Efendi
  3. Safi-naz Nur-Efsun İkinci Kadın Efendi
  4. Bidar İkinci Kadın Efendi
  5. Dilpesend Üçüncü Kadın Efendi
  6. Mezide Mestan Üçüncü Kadın Efendi
  7. Emsal-i Nur Üçüncü Kadın Efendi
  8. Ayşe Dest-i Zer Müşfika (Kayıhan) Dördüncü Kadın Efendi

İkballeri

  1. Saz-kar Hanımefendi: Baş İkbal
  2. Peyveste Hanımefendi: İkinci İkbal
  3. Fatma Pesend Hanımefendi: Üçüncü İkbal
  4. Behice (Maan) Hanımefendi: Dördüncü İkbal
  5. Saliha Naciye Hanımefendi: Dördüncü İkbal

Gözdeleri

  1. Dürdane Hanım: Baş Gözde
  2. Calibos Hanım: 2. Gözde
  3. Nazlıyar Hanım: 3. Gözde

Erkek çocukları

  1. Mehmet Selim Efendi, Bedr-i Felek Kadın Efendi'nin oğlu
  2. Ahmet Nuri Efendi
  3. Mehmed Abdülkadir Efendi
  4. Mehmed Burhanettin Efendi
  5. Şehzade Abdürrahim Efendi, Peyveste Hanımefendi'nin oğlu
  6. Ahmet Nureddin Efendi
  7. Mehmet Bedrettin Efendi
  8. Mehmet Abid Efendi, Saliha Naciye Hanımefendi'nin oğlu

Kız çocukları Refia Sultan

  1. Ayşe Sultan, Ayşe Dest-i Zer Müşfika (Kayıhan) Kadın Efendi'nin kızı
  2. Şadiye Sultan
  3. Naile Sultan
  4. Fatma Naime Sultan
  5. Zekiye Sultan
  6. Ulviye Sultan
  7. Hatice Sultan, Fatma Pesend Hanımefendi'nin kızı
  8. Aliye Sultan (y.1900). Bebekken ölmüştür.
  9. Cemile Sultan (y.1900). Bebekken ölmüştür
  10.Saliha Sultan

 

 

1170/SAVAŞ VE BARIŞ!


 

 

              TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ

Osmanturkoguz@gmail.com

TV. İZMİR;27 EKİM 2013.

AKILLARINI KULLANAMAYANLAR, BAŞKALARININ AKILLARININ SİLİK BİR KOPYASI OLARAK YAŞARLAR! OSTÜZÜ.
                  İNSANLIK TARİHİ BOYUNCA; ALLAH, PEYGAMBER VE DİNLER, İNANANLARA DEĞİL DE, ONU KULLANANLARA HİZMET ETMİŞTİR! Bilinen tarihten bu yana yaklaşık olarak yapılan 14.000 adet savaşta harcanan paralar, altın olarak, Ekvatoru çevrelen Sekiz Metre genişliğinde ve Dört Metre yüksekliğinde bir duvar oluştururdu!

SIFFİN’DE MIZRAKLARIN UCUNA Kuran sahifeleri bağlayan Muaviye, inanmış Ali’ye karşı zafer kazanmıştır.
                   MS.1119 Senesinde, Fransız Asili Hugues de Payen tarafından kurulan ve bankacılık işlerinde çok zenginleşen Tapınak/Mabet/Şövalyeleri; Fransız kıralı 1V’ÜNCÜ PHİLİPPE VE PAPA V’İNCİ CLEMENS’İN anlaşması ile 1312 yılında bir genel baskınla çökertilerek tüm mensupları  KILIÇTAN GEÇİRİLDİ.Ele geçirilen başkanları Jacgues de Moley ve adamları da 19 mart 1314’te Paris’te,Allah ve Hıristiyanlık adına, Papanın fetvası üzerine kazıklara bağlanarak yakıldı.
                Reformcu John Calvin, Hıristiyanlık ve Tanrı adına İspanyol Doktoru Filozof Michael Servetius’u yaktırtmıştır! Papalık, Allah ve Hıristiyanlık adına 16 Şubat 1600’de Büyük
Gök bilgini Papaz Giardano Bruno’yu yaktırtmıştır. Fransızların Ulusal Kahramanı Jean d’Ark ta din ve Allah adına papazlarca yaktırılmıştır.
                   Büyük filozof Sokrates te (MÖ.469/399); Anitos,Likos ve Meletos adlı üç Soytarının ihbarı üzerine tanrılara saygısızlık suçu ile Büyük Baldıran zehri içirtilerek öldürülmüştür!Ya Müslümanlıkta Allah,Din ve Muhammet adına HÂLÂ öldürülenlere ne dersiniz?
İskenderiye’de papazlar tarafından Dinsizlik ve şeytanlıkla suçlanarak, Allah ve Hıristiyanlık adına taşlanarak öldürülen Bilim kadını Rahmetli HYPATAİ. MS.(370/415/O’NU çok takdir eden İskenderiye Valisi bile kendisini kurtaramıştır! Beş kişiden oluşan Bir Papazlar çetesi;
Onun evinin önüne pusu kurarak, akşam evine dönen bu çok Görkemli Bilim Kadınını  Kaçırarak bir kiliseye götürüp anadan doğma soyup, taşlayarak parçalamışlardı. Allahı, dini ve Peygamberi kullananlar, her çağda Zavallı inanç sahiplerini sömürmüşledir,günümüz İslam dünyasında olduğu gibi!?

 

İSKENDERİYE’DE DİN ADINA PARÇALANARAK ÖLDÜRÜLEN BİLİM KADINI HYPATİA

 

SAVAŞ, TANRIMIZIN ve PEYGAMBERİN EMRİYSE,

                      BARIŞ TA MUSTAFA KEMALİMİZİN EMRİDİR!

“Hoşunuza gitmemekle birlikte, Savaş üzerinize yazılmıştır(Farz kılınmıştır)!”Kur’anı-ı Kerim, Bakara(İnek)suresi 216’ıncı ayet.

         Yahudi’yi, Hıristiyan’ı, Müslüman’ı da yaratan aynı Tanrıdır. Aralarına nifak sokan  peygamberler ve din ulularıdır!”Simavnalı Şeyh Bedrettin( 1365?-1421)Serez’de asılarak öldürüldü. Osmanlı Padişahı Birinci Mehmet:”İdama mahkûm edildikten sonra, huzuruna aldığı Rahmetli Bedrettin’e:”Şeyhim neden yüzünüz sararmış?”Dediğinde şu tokatla sarsılmıştı:”

“Sultanım, Güneş te batarken sararır!”                                                            “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh!”Mustafa Kemal Atatürk.

 “Peace at home peace earth!” “Le paix dans la patrie le paix dans le         monde!”

“Son Haham, Son Papaz ve Son İmam öldüğünde, dünya yüzündeki savaşlar da biter!”Lev(leo) Nikolaviç Tolstoy.( 1828- 1910).

“Son Havra, Son Kilise ve Son Cami yıkıldığında; insanlık ebedi Barışa kavuşacaklardır!”Lev Nikolaviç Tolstoy.”Savaş ve Barış’ın yazarı Büyük Rus!

 “Türk severse yer, sevmezse öldürür! Hadis!

“Kıldan ayakkabı ve çadır yapan, kırmızı çipil gözlü, yassı, yayvan kösele suratlı Türkleri yenmeden zaferden söz edilemez!”Hadis!                             “Türk baban bile olsa öldür!”Hadis!

“Hz. Muhammed’in büyük aptesti kokmazdı; sidiğini de lıkır, lıkır içerlerdi!”Sakallı Ahmet Hoca! İnternette dolaşan bir iğrenç vaazı! Aynı zamanda; Müslüman erkeklerin Maslahatlarına cennette;72 kadın,100 Huri ve 100 Gılman/Tüysüz oğlan bağlayan Sapık! Ekim 2013!

“Yahudilere karşı savaşmadıkça ve bu savaşlar, bir kaya parçası, gerisinde saklanan Yahudi için :”Ey Müslüman, benim arkamda bir Yahudi var ÖLDÜR O’NU! Deyinceye kadar sürdürülmedikçe(kıyamet)hüküm günü gelmiş olmayacaktır! Hadis,”Sahihi Buhari.

“Türklere karşı zafer kazanılmadıkça hüküm günü gelmeyecektir!”Hadis.

“Küçük gözlü, Kırmızı yüzlü,Basık burunlu ve suratları kalın deriden yapılmış kalkana benzeyen  TÜRKLERE karşı savaş yapılmadıkça hüküm günü gelmiş olmayacaktır!Hadis.Ebu Hureyra.”Kıldan sandalet ve çadır yapanlar!”İlavesiyle bu hadis çok kişiler tarafından doğrulanmıştır.

Şimdi anlatabildim mi TÜRK ve TÜRKLÜK ve ATATÜRK Hainlerinin neden bu Üç Kavrama düşman olduklarının sebebini! Ostüzü.

“İsrail oğulları, yaptıkları her türlü toplumsal olayları, tanrılarının emir ve desteklerine dayandırmaktadırlar.

Bu konularda, Tevrat’a bir göz atmak yeterlidir sanıyorum:

         “İsrail, Doğu Filistin’i tamamıyla ele geçirmek için giriştiği savaşların en zorlusunu bundan sonra yapar. Midyani’lere karşı imha savaşı! Lut’un torunları oldukları söylenen Moab’lılarla hısım sayıldıkları için İsrail oğulları onları esirgemektedir, ama Midyani’lere karşı amansızdırlar. ”H.Örs, Musa ve Yahudilik. S.135-136.”

Şimdi; Tevrat’ın Sayılar bölümü 31-7-19’uncu ayetlerini hep birlikte okuyalım:

         “Ve Rabbin Musa’ya emrettiği gibi, Midyan’a karşı cenk ettiler ve her erkeği öldürdüler…

İsrail oğulları, Midyan kadınlarını ve onların çocuklarını esir aldılar ve bütün hayvanlarını, bütün sürülerini ve bütün mallarını çapul ettiler ve içinde oturdukları bütün şehirleri ve bütün obaları yaktılar.

Savaş sonrası; savaşçılar, aldıkları ganimetleri ve esirleri getirince, Musa’nın tepkisi çok korkunç oldu:

         “Musa onlara dedi:”Bütün kadınları sağ mı bıraktınız?” İşte, İsrail Oğulları’nın, Peor-Baal- meselesinde Balam’ın öğüdü ile Rabba karşı tecavüz etmelerine bunlar sebep oldu. -Hâlbuki daha önce, Balamın İsrail’e iyilik dilemekten başka bir şey yapmadığını gene Tevrat anlatmıştı—Ve böylece Rabbin cemaati arasında veba oldu.

“Ve şimdi, çocuklar arasındaki her erkeği öldürün ve erkekle yatmış olarak erkek bilen her kadını öldürün. Ve erkekle yatmış olmayarak bilmeyen bütün kadın ve çocukları kendiniz için sağ bırakın.” Sayılar:31-7-19.”

         “Ve bütün İsrail, orada onun ardınca zina ettiler ve Gideon’a ve ev halkına bir tuzak oldu.” Hâkimler,8-27, Bütün bu tecavüzler ve yıkımlar; bir melek aracılığı ile emirlerini ileten Yahve’nin emirleriyle olmaktadır.

         Tevrat, İsrail Oğulları’nın bir bakıma tarihleridir. Tevrat’ın hangi bölümünün hangi tarihte yazıldığı bilinmektedir.

         Tevrat’ta; her sefer dönüşü; ”binbaşıların, ganimet olarak yağmalanan altın ve kıymetli eşyaları çadırlarında oturan Hahamlara verdiklerini”  yazmaktadır.

         Kuran’ı Kerim’in sekizinci Enfal suresinin ilk ayetinde: ”ganimetin, Tanrı ile peygambere ait olduğu”, yazılıyken; Hüneyin gazvesinde; elde edilen:

         1- 24.000 deve,

         2- 44.000 davar,

         3- 6.000 esir;

         4- 300 okka altın, -Sayın Ş.Keçeli,4,000 okka altın ve gümüş diyor.-

         5- 600 okka gümüşün paylaşımda büyük tartışma çıktığı için; aynı surenin 41’inci ayetinde, yağmadan elde edilen ganimetin (8) zümreye paylaştırılması emredilmiştir. Bir SAHEBE, Hz. Muhammed’e gelerek:”Ya Resulullah, Ganimet kadınlarla yattığımızda gebe kalanları esir pazarında fazla para etmiyor. Ne önerirsiniz?”Dediğin de şu hadisle müjdelenmişti:”İçine boşaltmayınız, azlediniz!”

Hüneyin gazasını Allahın yardımı ile kazandıklarını ifade eden ayetler de var.Allah,esir düşen zavallı kadınların ırzlarına geçilsin ve esir pazarlarında hayvanlar gibi satılsın diye mi galiplere Yardım etmiştir!

Hz. Muhammet’in sütannesi Âlime de ganimet olarak esir alınan kadınlar arasındaydı. Hz. Muhammet, çocuk iken verildiği bu kadının yanında en mükemmel Arapçayı da öğrenmişti…”Osman Türkoğuz,”Dövüşen İki Kardeş Kavmin Tanrılarıdır!”

“Muharebelerde öldürülen Türklerin haddi hesabı yoktu. Nitekim bu

Vahşetten adeta gururlanan bir Arap şairi Kaah el-Aşkari şöyle haykırmıştır:

“Kazan ve Facfac önlerinde korkudan birbirlerine sarılmış zavallı

Türkleri öldürdüğünüz geceleri hele bir hatırlayınız.

Herkesi kılıçtan geçirdiniz. Sadece ata dahi binmeyecek yaşta küçük

Çocuklar kaldı. Binenler de o hırçın atların sırtında sanki bir yük

Gibiydiler. ( Sayfa 314 )”

1.Semerkant Araplara her sene 2.200.000 altın ödeyecektir..

2.Bir defaya mahsus olmak üzere 30.000 Türk gencini esir olarak

Verecektir.

3.Şehirde Cami yapılacaktır.

4.Şehirde eli silah tutan kimse dolaşmayacaktır.

5.Tapınak ve putlardaki tüm mücevherler Kuteybe'ye teslim

edilecektir.

Daha sonra Kuteybe, altından yapılan putları erittirerek alır ve

Merv'e geri döner. Dönerken kardeşi Abdurrahman bin Müslim’i

Semerkant'ın başına vali olarak bırakır.”

“Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah haksız saldırıda bulunanları sevmez!”2/190’ıncı ayet.

Talkan şehri meliki Sehrek,

Kuteybe'nin gelişinden önce şehri terk eder. Şehre hiç savaşmadan

giren Kuteybe'nin adamları şehirde eli kılıç tutabilen ne kadar erkek

varsa hepsini kılıçtan geçirirler. Bu katliam o zamana kadar

yapılanların en büyüğüdür. Kuteybe bu katliamı diğer beyliklere ibret

olması için yapar.. Kuteybe'nin askerleri öldürebildikleri kadar

öldürürler, geri kalanları da, Talkan yolu üzerindeki ağaçlara

asarlar. Bu yolun 4 fersah ( 24 Km.) mesafelik bölümü Türklerin

ağaçlara asılan cesetleri ile doludur.. Talkan katliamı tarihe,

Arapların o güne kadar yaptıkları katliamların en büyüğü olarak

geçmiştir. Halk, Müslüman Araplarla savaşmadığı halde, Kuteybe ve

askerleri sırf diğerlerine örnek olsun diye 40.000 kadar kişiyi

Kılıçtan geçirmiş, ağaçlara asmıştır. Bütün bunlar hep ALLAH VE Müslümanlık adına yapılmıştır.

“Bundan dolayı onları harpte, yakalarsan,kendilerinden sonrakilere de gözdağı olacak şekilde ağır bir cezaya çarptır!”8/52’inci ayet.

Ostüzü: Hz. Ömer zamanında, İran Hükümdarının üç kızı Mekke Esir pazarına getirilerek satışa sunulur. Kızların asaletleri nedeniyle, diğer esir kadınlardan farklı olmalarına Halife Ömer karar vererek yeni bir fiyat listesi hazırlar. Kızların ikisinin bedellerini kesesinden ödeyen Hz. Ali, kızların birisini oğlu Hasan’a, diğerini de Hz. Ömer’in oğluna armağan eder. Hasanın soyundan gelen kişiler bu İranlı esirden olanlardır.

Hz. Muhammed, Medine’ye sığındığında, MS. 622,Yahudilerle 65 maddelik bir antlaşma yapmıştı.-Taha Akyol; Medine’den Lozan’a-
Bu anlaşmaya göre; Hz. Muhammet, kervan basma gibi eylemlere girişmeyecek, Medine’deki huzuru koruyacaktı.
Bedir Gazasında; kendisini Beni Nadir Yahudi aşiretinin öldüreceğini öğrenen Hz. Muhammet; Beni Nadir Yahudi aşiretinin tüm mallarına el koyarak, kendilerini Medine’den sürgün etti.
Uhut Gazasından sonra da; Beni Luka Yahudi aşiretini, 24 saat içersinde, bir deve yükü eşya alarak Medine’yi terk ettirdi.
Bir kış günü; Müslümanlığı kabul etmemiş Kureyşlilerin, 10,000…..”

 “Bir gün atomun enerjisini serbest bırakacağız. Gezegenler arasındaki yolculuklar gerçekleştireceğiz. Ömrü uzatıp, kanseri bile tedavi edeceğiz. Ancak”kendisini Mesih(insanüstü)vehmeden “en düşük seviyeli kişiler tarafından yönetilmiş olmanın sırrını asla çözemeyeceğiz!”Jean ROSTAND.

         Bendeniz, “Geride Kalan”adlı bir şiir kitabımda Molla Ahmedin Boz eşeği üzerinden bir şiirimi yayınlamıştım.

                “Tenakuzlar sistemi içinde yüzersiniz,

                   Sizler insan olarak ne herzeler yersiniz,

                   En aptalınıza eşek, eşeğe de filozof dersiniz!

 Bok yiyen tavuğu yerde etimi yemezsiniz!”

         Birkaç sene önceydi;Genç bir Rus Profesörü Atatürk üzerine konuşurken şöyle demişti.

         “Bugünkü insanlığın uğraştığı tek şey, Atatürk’ün yıllarca önce söylemiş olduğu “Yurtta sulh, cihanda sulh”ilkesine ulaşabilmektir!”

 

 

İzleyiciler

Blog Arşivi