6 Temmuz 2013 Cumartesi

1074/HATASIZ OLABİLMEK!


                           TC.                    

         OSMAN TÜRKOĞUZ

         TC:TC.osmanturkoguz@gmail.com

             İzmir;06Temmuz 2013

SAYIN HERŞEYİMİZ BAY RECEP TEYYİP ERDOĞAN: BİR TANE HATASIZ SÖZÜNÜZÜ VE DAVRANIŞINIZI SÖYLEYİNİZ DE BEN ÖLEM!

                            HATASIZ OLABİLMEK!

         “Benim de hatalarım olmuştur!”RTE! HÂŞÂ! PEYGAMBERLER HER TÜRLÜ SUÇ VE HATADAN ARÎDİRLER!

         “Darbeler DEMOKRASİYE VE HALKA KARŞIDIR!”

         “DEMOKRASİ BİZİM İÇİN AMAÇ  DEĞİL, BİR ARAÇTIR! DEMOKRASİ TRENİ İSTEDİĞİMİZ İSTASYONA GELDİĞİNDE İNECEĞİZ!

         “ BEŞŞAR ESAT, ÇOK KISA BİR SÜREDE DEVRİLECEKTİR!”

         “SEÇİMLE GELENLER,SEÇİMLE GİTMELİDİR!”

         “LAİKLİK İNANÇ HÜRRİYETİNİN TEMİNATIDIR!”2006 YILINDA; “LAİKLİKLE MÜSLÜMANLIK BAĞDAŞAMAZ. YA MÜSLÜMAN OLACAKSINIZ, YA DA LAİK OLACAKSINIZ!”“LAİKLİK GİDER DİYORLAR; HALK İSTERSE TABİİ GİDER KARDEŞİM!

 YEMİN RTESMİ ÇIKMADI!


BEN DE YANIT BİR YAZI YAZMIŞTIM:LAİKLİK NAH GİDER KARDEŞİM! BAŞLIĞI İLE.ONU YENİDEN BİLGİLERİNİZE SUNACAĞIM.YORUM SİZİN OLSUN!

YUKARIDAKİ İNCİLER SAYIN BAŞSAVCIMIZ, BAŞ YORUMCUMUZ VE BAŞIMIZIN EN BÜYÜK AĞRISI BAY RECEP TEYYİP ERDOĞANIMIZA AİTTİR.ANLAYINIZ ARTIKIN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ BU TOPLUMUN KİMLERE EMANET ETTİĞİNİ!

        

 

3 Temmuz 2013 Çarşamba

1073/YAĞMADAN PAY KAPMAK1


             TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


İzmir;03 Temmuz 2013

                   YAĞMAYI PAYLAŞMAK!

                   “Semerin ölçüsünü yalınız eşeklerin sahipleri alır!”Atasözü.

                   HZ. Muhammed’in süt Anası Halime’nin /HEVÂZİN Arap aşiretini/ aşiretine yapılan baskında 6000 Kadın-Erkek esir,44.000 koyun ve keçi,24.000 deve,600 okka gümüş ve 300 okka da altın yağmalanmıştı. Ahmet Cevdet Paşa, Kısas/Enbiya ve Tevarih/i Hûlafa, c.ı,s.309.

         Yağmanın paylaşımında Mekkelilerle Medineliler arasında büyük

bir tartışma ve kavga çıkması üzerine Hz. Allah devreye girerek Enfal suresinin(8’inci sure)Birinci ayetini yok sayarak ve  aynı sureye yeni bir yağma paylaştırma ayeti,41’inci ayeti ekleyerek sorunu çözdü!Hz.Muhamed’in Ebu Süfyan’a 120 okka gümüş ve 300 deve vermesi ihtilafa neden olmuştu.Ebu Süfyan Emevilerin reisi,Muaviye’nin babası Hz.Muhammed’in de kayınpederiydi ve çok ta güçlüydü!

         Bendeniz bu yağma kavgasından çok yararlanarak Güneydoğuda çok sayıda soyguncu yakalamıştım. Soyguncular,soygun mallarını paylaşırlarken mutlaka kavga etmektedirler.Soygunun büyüklüğünün ve küçüklüğünün önemi yoktur.Halkı soyanlar da devleti soyanlar da mutlaka paylaşma kavgasına tutuşmaktadırlar!

         Prof.Dr. Bay Burhan Kuzu’nun Türkiye Büyük Milletvekilleri Maclisi Başkanlığı adaylığının Sayın Recep Teyyip Erdoğan tarafından veto edilmesine isyanını okuyunca aklıma yukarıda yazdıklarım geldi. Başka bir cehalet daha geldi, onu da yazayım:

         Bağdat büyükelçiliği görevindeki başarısı nedeniyle Paris büyük elçiliğine atanan Bay Köksal Sönmez; Paris’te bir Yahudi işadamı ile evli bulunan Bayan Filiz Akın’ı görür,görmez eşini boşadı ve eşinden boşanan Filiz akın ile evlendi.MİT’E Başkan olarak gelen  Bay Köksal sönmez,Üniversiteden arkadaşı olan Başbakan Tansu Çiller’in eşi Bay Özer Uçuran Çiller’e özel bir brifing vermişti.İşte bu Bay Özer Çiller,eşinin tenkit edilmesi üzerine müthiş bir beyanatla onu savundu:SALTANAT HAKKI TANSU ÇİLLERİNDİR!Buyurmuştu.Üniversite mezunu bir Bey,saltanatın kaldırıldığından da habersizdi.Şimdi düşündüm ki oyun saltanat üzerinde dönmekte ve düğümlenmektedir:Osmanlı hayranlığı Osmanlının saltanatı içindir.Çünkü Cumhuriyetimizin seçimle gelen Büyükleri ,Osmanlı Padişahlarını kıskandıracak bir saltanat içinde masal anlatmaktadırlar.Bay Burhan Kuzu’nun şutlanmasına tepkisini bu açıdan görmek gerektir!Gazetelerimizin yazdıkları:

         “AKP’Lİ KUZU İSYAN ETTİ”

         OLDUKÇA KIRGINIM!”

“Meclis Başkanı olmak isteyen, ancak Erdoğan’dan veto yiyen AKP’NİN  ağabeyi Burhan Kuzu,SÖZCÜ’YE konuştu:”Ben partinin kurucusuyum.Başkanlık benim hakkımdı.Kırgınım”        

         “KUZU: OLDUKÇA KIRGINIM!”

         Meclis Başkan adaylığı Erdoğan’dan veto yiyen Burhan Kuzu’dan sitemli sözler:Sadece ben değil gruptaki arkadaşlar da çok kırgın”.TBMM Başkanlığı için adaylığı düşünen,ancak son anda Erdoğan’ın ricasıyla vazgeçen AKP’Lİ Burhan Kuzu,”oldukça kırgınım ama küskün değilim.Sadece ben değil grup ta kırgın.Kim gönüllü oy verdi ki?” SÖZCÜ’YE konuşan İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu,adaylığı ve Başbakanla yaptığı görüşme için şunları söyledi:

         “DİLEKÇEM HAZIRDI:Ben partinin kurucusuyum.partiye evladım gibi baktım.Milletvekili arkadaşlarım beni hem sever hem sayarlar.Önceki dönemde de sandıktan çıktım,dikkate alınmadı.Bu defa ne sandık konuldu,ne de ön seçim yapıldı.Dilekçemi hazırladım aday olacaktım.”

          “KİM GÖNÜLLÜ OY VERDİ?Ben bu yaşananlardan oldukça kırgınım.Sadece ben değil,gruptaki arkadaşlar da kırgın,Şimdi kim gönüllü oy verdi ki?Seçim mi oldu?Beraber yürüdük biz bu yollarda,beraber ıslandık.Ama bizim ıslaklığımız kurumadı.şu anda anayasa Komisyonu Başkanı olarak görevime devam ediyorum.Ekim ayında yeniden seçimler olacak.ne olacak ne bitecek Ekimi bir görelim.”Veli Toprak/Sözcü”.Tüm tarih boyunca Edirneli Spartaküs’ten başka hiçbir köle Efendisine Karşı gelememiş,kendi aralarında efendilerini çekiştirip durmuştur.Kişiliksiz,silik bir Milletvekili karakteri ortaya koymanızdan iğrendim.Türk Gençliğinin haklılığını siz de anlatmış oldunuz.Başkanlık sistemi üzerine attığınız perendeleri unutmadık ve kitaplığımdaki anayasa kitabınızı da yaktık!Başkan olmadan Bay Başsavcınızın vicdanlarınıza koymuş olduğu ipotek onu kabul edenlerin kişiliklerinin silikliğinin göstergesidir!Dedikodu yapacağınıza onur sahib olmanın gereğini neden yapmıyorsunuz!Ubudiyet Kölelere mahsustur, unutmayız! Hiç bir kimsenin O Meclisi kirletme hakkı da yoktur!Partiyi kurdum,yağmadan pay diyen siz; Türkiye Cumhuiyetini kuranları neden dışlama savaşındasınız?Neden vatan haini Şeyh Sait’in ve Türklük ve Din düşmanı Sait’i Norsinin dümen suyundasınız?Siz anayasamızı korumak için ant içmiş bir hukukçusunuz?h

Hadi canım sen de!

 

 

        

 

        

 

1 Temmuz 2013 Pazartesi

1072YASAL SAVUNMA HAKKI!


 


            OSMAN TÜRKOĞUZ

            osmanturkoguz@hotmail.com

             İzmir;01 Temmuz 2013

            Bendeniz bu yazımı Hukukçu geçinen korkaklarımıza ve çıkarcılarımıza ithaf ediyorum!

                                 MEŞRU MÜDAFAA HALİ!

                                   YASAL SAVUNMA!

   Uğranılan bir saldırı karşısında kişinin kendisini korumak için başvurduğu bir korunma yoludur!      

Yasal savunma (nedir ne demek)


  1. Yasada gösterilen biçimde bir kimsenin, kendisine, yakınlarına ya da mallarına karşı yapılmakta olan haksız bir saldırıdan korunmak, dokuncayı önlemek için işlemek zorunda kaldığı eylem ve yapmağa zorlandığı davranış.
  2. (en)Necessary defence, in self defence.
  3. (fr)Légitime défense.  
  4. 5237 sayılı Türk Ceza Kanuna göre,”Meşru savunma ve zorunluluk hâli:

  MADDE 250(1)Gerek kendisine gerekse bir başkasına  ait bir hakka yönelmiş,gerçekleşen,gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı  o andaki hâl  ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

·         (2)Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden  kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile  tehlikenin ağırlılığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”

Şimdi, bir de anayasamızın vatandaşlarımıza verdiği haklara bakalım: X.kanun önünde eşitlik

     MADDE 10-Herkes, dil, din,ırk

renk, ciniyet,siyasi düşünce,felsefi inanç,din,mezhep  ve benzeri  sebeplerle ayırım gözetilmeksizin  kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye,aileye,zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idari makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.”

XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

MADDE 11-Anayasa hükümleri,yasama,yürütme ve yargı organlarını ,idare makamlarını  ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kanunlar anayasaya aykırı olamaz.”

Anayasamızın 10,24,25/26/34’üncü maddeler amir hüküm olarak herkese fikirlerini bireysel olarak ve toplu olarak önceden izin almaksızın silahsız ve saldırısın bir hak olarak vermiştir.Bunun dışında herkes,Hükümetin her hangi bir icraatını ya da toplumun bir haksızlığını beğenmezse,protesto ve gösteri hakkını kullanır!Bir görevli bu haklarını kullananların karşısına geçip:”Hemen dağılmazsanız zorla dağıtılacaksınız!”Ültimatomunu neye göre çekmektedir?Anayasamıza inanmamaya ve köleliğine göre çekmektedir.Normal giden bir Protesto hakkını dağıtmak için zor kullanarak,göstericileri zora sokarsanız,bu Anayasal hakları elinden alınan herkes YASAL SAVUNMA HAKLARINI tecavüzün şiddetine eşit bir şiddette kullanır!

 

 

 

 

 

1071,ONBAŞI ADOLF HİTLERİ TAKLİT!


             TC.

OSMAN TÜRKOĞUZ


İzmir;29 Haziran 2013

                   “Halk, Delilerden Ne Dâhiler Yaratır!”Osman Türkoğuz.

                   “Dünya üzerindeki her pisliğin üzerindeki örtüyü kaldırırsanız, altından ya bir devlet ya da bir devletli çıkar! Ostüzü.

                   ONBAŞI ADOLF HİTLERİ TAKLİT;

                   ALÇAKÇA BİR PROVOKASYON/KIŞKIRTMA/

                  “Politika yalan sanatıdır. Ne kadar büyük yalan söylersen, inananlar da o kadar çok olur!”Onbaşı Adolf Hitler,Yahudi Kırması,insanlığın baş belası!

         “Sizden olmayanlara her türlü iftirayı atın. Bu bir din harbidir, harb-i hüdatudur. Harpte de  her türlü hilye mubahtır! İmam-Hatipliler, camilerde içki içiyor diyebilirsiniz”Süleyman Hilmi Tunahan, İnanacağımız Esaslar,1967.PS: Tanrımıza ve Mustafa Kemalimize binlerce şükür,Çapulcularımız! İmam-Hatipli değildirler!

         “Tophane camisine sığınan Çapulcular, ayakkabıları ile camiye girerek Bira içmişler ve seks yapmışlardır! Çapulcuların! Camideki içki içme görüntülerinin CD’SİNİ Büyük Elçilere de gösterdik!”Türkiye Cumhuriyetinin Başsavcısı ve Maydanozu!

         Sayın Başsavcımız ve USA askerlerinin de Baş duacısıydılar! Amerika Birleşik Devletleri Irak’a demokrasi getirmek için! Askerlerini botları ve her türlü silahları ile camilere soktuğunda, onların ülkelerine ve ailelerine salimen dönmeleri için Kurana göre dua etmiştiniz!Yani demem şu ki;Hıristiyan istilacı askerlerinin Camilere botlarıyla  girmelerinin İslam dinine göre bir sakıncası yok mudur?Can havliyle camiye sığınanların ayaklarındaki yarım pabuçlar mı dinen sakıncalı!

         “Gayeye varmak için Papaz elbisesi bile giyerim!”Bay R.Teyyip Erdoğan’ın Babaeski konuşması!

         “Politika hayatımda, dini yatırımın en büyük yatırım olduğunu gördüm!”Osman Bölükbaşı.

         “Caminin içinin resmini ve bir de Ezik Bira Şişesinin resmini gösterdiler.”CD gösterisini izleyen Büyük Elçilerden birisi!

         Sayın Bay Recep Teyyip Erdoğan Beyimiz; nedense her beyanınızda imamlıktan geldiğinizi belli ediyorsunuz. Cennette bir erkeğin Zekerine 72 Kadın, Yüz Huri ve Yüz Tüysüz Oğlan bağlayarak orasını genelevine çevirdiğiniz gibi,iftira  bile olsa,

  Fuhuşu sözünü camilerimize sokmamalısınız!

         “Dinin esası yalan söylememektir.Beni boşuna zorlamayınız!Camiye sığınan Gençlerin bira içip,seks yaptıklarını görmedim!”Dolmabahçe,Bezm’i Âlem Valide Sultan Camisi İmamı ve Müezzini Sayın Fuat Yıldırım!Dikkat:Bu imamı öldürebilirler!

“SAYGILAR,


O.TAN


18.44 - Günay'dan Erdoğan'ı kızdıracak Cami açıklaması!


“Eski Kültür ve Turizm Bakanı, AKP İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay Twitter hesabından Dolmabahçe Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii'ne sığınan eylemcilerle ilgili; "Can havliyle camiye sığınmış insanların tavrı bu kadar karalama konusu yapılmaz!"Dedi.

İstanbul - Eski Kültür ve Turizm Bakanı, AKP İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay; "Can havliyle camiye sığınmış insanların tavrı bu kadar karalama konusu yapılmaz! Bu tezvirat camiye saygı değil, nifaktır; ayıp ve günahtır!. Kiliseye sığınmış Filistinleri İsrail askerine teslim etmeyenler kadar insanlığımız, Allah korkumuz kalmamışsa vah!"Dedi.Politikada Fırıl,fırıl dönen Bay Ertuğrul

Günay’ın İzmir’den Milletvekilki seçilmesi ve Bay Recep Teyyip Erdoğan Beyimizi, şimdiden sonra, tenkit etmesi beni çok rahatsız ediyor!Bendeniz;1993 senesinde bu din koruyucumuza  büyük Türk ve Türklük düşmanımız

  Bay Recep Teyyip Erdoğan’ın ünlü yemin ve kasemini iletmiştim de! Ostüzü.


         Josef Stalin; İkinci Dünya Savaşında,Kızılordu Polonya topraklarına girdiğinde kendilerine sığınmış olan Yedi Bin/7.000/Polonyalı subayı Katya ormanlarında NKVD ajanlarına öldürtmüş,bunun sorumluluğunu da Adolf Hitlerin üzerine atmıştı.

         Führer/Almanya’nın ruhu ve gururu, Başbuğu/Unvanını alan

 Onbaşı Adolf Hitler; Alman Parlamentosu Rayştagı/Reichstag/ Yapımına 1884’te başlanan 1894 yapımı tamamlanan bir binadır. Bu bina aynı zamanda parlamento binasıdır. Onbaşı Adolf Hitler 17 Şubat 1933’tarihinde bu binayı yaktırarak bunun sorumluluğunu komünistlere yıkar. Yangın  haberini alan Alman Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı Dr.Joseps Goebbles,”bizim  çocuklar işi başardı!”Diye sevinç çığlıkları atar.Yangını Adolf Hitlerle birlikte seyreden Hitlerin Gestapo Şefi Rudolf Diels,bağıra,bağıra:

         “İşte komünist kalkışma başladı. Zaman geçirmeksizin her komünist bulunduğu yerde  gebertilecek!”Talimatını verir!Derhal  eski bir Komünist olan akıldan noksan Hollandalı Marinus Van Der Lubb  adlı bir genç ile Bulgaristan’ın Komünist Devriminin önderi Georgi Dimitrof tutuklanır,Leipzig’de üç ay sürecek özel bir mahkeme önüne çıkartılır.Yarı deli olan  Van der Lubb telkin ile ve işkence ile suçlamayı kabul eder ve hemen ölüme mahkûm edilerek kurşuna dizilir.Dimitrof tüm iddiaları çürütür,Müstafi Hava yüzbaşılığından  Mareşalliğe yükseltilen EROİNMAN  Herman Göring’i de sinirden kudurtur ve beraat eder.Bu yangının sonunda ne olduğunu Profesör dr. Papaz Martin Niemöllerin not defterini okuyalım:

         “önce sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım;

çünkü ben sosyalist değildim.Sonra sendikacıları topladılar,sesimi çıkarmadım;çünkü ben sendikacı değildim.Sonra Yahudileri topladılar,sesimi çıkarmadım;çünkü ben Yahudi değildim.Sonra beni almaya geldiler,benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı!”

         Weimar cumhuriyetini yıkan onbaşı Adolf Hitler; ihtiyar Mareşal Hindenburg’un onayı ile Alman demokratik Cumhuriyetini kurmuştu.Üst,üste yapılan genel seçimler sonunda,merkez sağ Partilerin desteği ile 444 milletvekili kazanmıştı.88 milletvekili çıkartan alman sosyal Demokratlarının Rayştag’a girmesini gestapo önlediğinden Onbaşı Adolf Hitler Alman parlamentosunun tüm yetkilerini almıştı.

         İkinci genel seçimde Türkiye Büyük Milletvekilleri Meclisinin ekseriyetine sahip olan Bay Recep Teyyip Erdoğan da Onbaşı Adolf Hitler taktiğini uygulamış,Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı subayların Hükümet darbesi yapacağını,

Derhal tahkikata başlanacağını,tahkikat nereye kadar giderse korkmadan oraya kadar gidileceğini,bu davanın Başsavcısının kendisi olduğunu ilan etmiştir.bir gece baskını ile muhalefetten habersiz anayasamızın 145’inci maddesi değiştirilmiş,subaylara Özel adliye mahkemelerinin yolu açılmıştı.Tarihimizde ilk defa Türkiye cumhuriyetinin İmamdan muhavvel bir Başsavcısı oluyordu!

          Bavullar dolusu darbe belgeleri bu iş için görevlendirilen Eski avukat yeni Özel Müddei hususiye yönlendirilmişti.03 Kasın 2003 tarihinde;İstanbul Birinci ordu karargahında icra edilen

Plan Tatbikatı eklemelerle şişirilmişti.Din değiştirerek Haham Yardımcısı olan bir Homoseksüel de İstanbul Emniyet Müdürlüğünde çok önemli bilgiler!Vermişti.Onbaşı Adolf hitlerin Gestaposunun yaptığını Recep Teyyip beyimizin Polisleri üslenmişti.Profesör Dr. Martin Niemöllerin anlattığı aynen ülkemizde de uygulanmış,en sonunda da genelkurmay başkanı Orgeneral İlker başbuğ terör örgütü kurma suçundan tutuklanmıştı.Onbaşı Adolf Hitler de;Alman Ordusunun en sevilen iki generalini güpegündüz eşleri ile birlikte öldürtmüştü.Alman Genelkurmay Başkanınızla isim benzerliği bulunan Homoseksüel 

Emekli bir  Yarbayı tutuklatarak, Genelkurmay, Başkanını Homoseksüellikle suçlayarak emekliye şevketmiş;sonra da ol Yarbayı öldürtmüştü.BAŞSAVCIMIZ! Recep Teyyip Erdoğan kendisine karşı çıkacakların bittiğinin hesabını yanlış yapmıştı: Mustafa Kemal’in Türkiye Cumhuriyetini neden Türk Gençliğine emanet ettiğini anlayamamıştı. Kuzey Afrika’da Cumbur cemaat gezideyken Türk Gençliği ayağa kalkmıştı.

         Führer Unvanını da alan Onbaşı Adolf Hitlerin kendisini göstermesi lâzımdı. İngiltere’nin aptal başbakanı Nevil Chanberlaynı Münih’te kandırarak Çekoslovakya’yı derhal işgal etmişti.

         Polonya ile de Danzig/Gdans/koridoru ihtilafı çıkartmış; Polonya’ya saldırmasını haklı göstermek için i de bir mizansen yaratmıştı. Bunu Nazi İmparatorluğu adlı eserin 810’uncu sahifesinden aynen almak istiyorum:

         “(,Naujocks 20 Kasım 1945’te,Nuremberk’te imzaladığı yeminli  ifadesinde aynen şöyle anlatıyor:” S.d.Şefi Heydrich,10 Ağustos 1939’da ya da o günlerde,Polonya sınırı yakınlarında Gleiwityz yakınlarında bulunan Alman radyo istasyonuna karşı bir hücum düzenlememi ve bu hücumu ,Polonyalılar yapmış gibi  göstermemi şahsen bana emretti.Heydrch ayrıca şunu da söyledi:”gerek yabancı basın ve gerekse Alman  propagandası için hücumun Polonyalılar tarafından yapıldığını isbat edecek pratik tanıtlar bulunmalıdır!

         Benim verdiğim talimat,radyo istasyonunu ele geçirmek ve istasyonu,emrime verilecek Polonya dili bilen bir Almanın radyoda konuşacağı süre Kadar elde tutmaktı.Heydrich bana,Almanlarla Polonyalıların artık çatışma zamanının  geldiği,radyoda yapılacak bir konuşma sırasında söylenmelidir dedi…Heydrich,aynı zamanda,Almanya’nın birkaç güne kadar Polonya üzerine yürüyeceğini sandığını da söyledi.Gleiwitz’e gittim ve orada Ondört gün bekledim..,23 Ağustosla 31 Ağustos arasında,o sırada Oppeln yakınlarında bulunan Gestapo şefi Heinrich Müller’i görmeye gittim.  Müller,benim yanımda Mehlhorn adlı birisi ile başka sınır olayına ait planları konuşuyordu.bu olayda Polonya askerleri  alman askerlerine hücum etmiş gibi gösterilecekti…Müller,elinde 12/13 mahkûm bulunduğunu  söyledi

Bunlara Polonya asker elbisesi giydirilecek,hücum ederken öldürülmüşler gibi gösterilmek üzere ,önceden olay yerinde öldürüleceklerdi,bunu sağlamak üzere Heydrich’in kullandığı bir doktor mahkumlara ölüm enjeksiyonu yapacaktı.Aynı zamanda vücutlarında mermi yaraları da açılacaktı. Olaydan sonra basın ve başka kimseler olay yerine getirilecek,ölüler gösterilecekti..Mueller,bu mahkûmlardan birini Gleiwitz harek3atında kullanılmak üzere bana verilmesi için Heydrich’ten emir aldığını söyledi.bu mahkûmlar için kullandığı şifre”Konserveler” idi.

S.D.DE Heydrich’ten sonra gelen S.s.Oberführer Dr.Mehlhors Schellenberg,(The Labyrinth. s.48-50) hatıralarında, Meylhorn’un 20Ağustosta Gleiwitz’e hücum tertibinin başına getirildiğini, ancak hasta taklidi yaparak bu işten kurtulduğunu kendisine anlattığını söyler. Meylhorn’un  midesi yıllar geçtikçe kuvvetlenmiş olacak ki sonradan savaş yıllarında,Polonya’da Gestapo terörünü yürütenlerin başına geçti.Himmler,Heydrich ve Muller,Hitlerin emriyle Almanya’nın Polonya’ya hücumunu haklı göstermek için “konserveler”’i nasıl  

kullanacaklarını düşünürlerken ,Führer de,daha büyük bir savaş ihtimaline karşı silahlı kuvvetlerini yaymak üzere ilk kesin harekete geçti.19 ağustos’ta –o gün de önemli günlerden biridir-Alman Donanmasına denize açılma emri verildi.Yirmi bir denizaltı,İngiltere adalarının Kuzey ve Kuzey doğusundaki

mevzilerine  geçecek, cep kruvazörü Graf Spee Brezilya kıyılarına gidecek,kardeş gemi Deutschland Kuzey Atlantik Denizindeki İngiliz yollarını kesecek bir durum alacaktı.”İngiltere’ye karşı muhtemel bir harekete geçmek için savaş gemilerine verilecek emrin tarihi önemliydi.Çünkü Sovyet hükümeti,Berlin’in birbiri ardına yaptığı müracaatlarla geçen bir haftanın sonunda,istediği cevabı vermişti.Denizaltılar 19 ve 23 Ağustos’ta,

 Graf Spee 21 Ağustos’ta, Deutschland 24 ağustos’ta denize açılmıştı”   

         BAŞSAVCIMIZ Sayın Recep Teyyip Erdoğan Onbaşı Adolf Hitleri taklit etmektedir.

         1-Önce Siyasi Parti ele geçirilmiştir,

         2-kendisine bağlı polis örgütü kurulmuştur,

         3-Silahlı kuvvetlerin itibarı kırılmıştır,

         4-Özel polis birliklerine Mareşalleri ve Orgeneralleri bile yakalama yetkisi verilmiştir, Parlamenterler ele geçirilmişti.Norveç’in istilasında hatalı bulduğu Genelkurmay Başkanı orgeneral Halder’in rütbesini Onbaşılığa indirerek kendisini de doğuya Rus  cephesine sürgün etmişti!

         5-Özel Mahkemeler kurulmuştur,

         6-Yaygın iftira ve karalama kampanyası yoğun olarak işletilmiştir,

         7-İmzasız ihbarlar hukuki delil sayılmıştır,

         8-İNSAN HARALARI KURARAK ALENEN İNSANLARI ÇİFTLEŞTİRDİ.Bizimkisi de Her aileye Üç çocuk emri verdi

9-Bizimkisi, Türkiye 25 eyalete bölünsün,merkezin bazı yetkileri eyaletlere verilsin buyurdu!’Biz bu numarayı yutmayız Sayın Başsavcımız;Anayasa bu önerinizi genel seçimden önce maddelerine alırsa siz sittin sene seçilirsiniz!Bu yol bölünme ve parçalanma yoludur.Bağımsızlığa gider,bağımsızlığa gideceklerin oyları da Türklere verilecek eyaletin oyundan çok olur!Tam ütopik düşünce!Yemezler!

         10--Her iki liderde “Aktive Narsizm”hastalığını göstermektedir. Psikolog Counter Aktive Narsizmin oluşumunu ve sonuçlarını incelemiştir:

         “Eziklik ve aşağılanmayla dürtüklemen bir kişilik yenilirse intihar eder!”

         11--Kendilerini göstermek,insanları ve inançları kullanmak tutkusundadırlar.Rahmetli Giardano Bruno,16 Şubat 1600’de Din adamlarınca yakılmıştır.”Tanrı kendi iradesini hâkim kılmak için iyi insanları kullanır.kötü insanlar da kendi iradelerini hâkim kılmak için tanrıyı kullanırlar!”demişti.Bayan demine Erdoğan Bay recep Teyyip Erdoğan için:”Tanrıya inanır ama güvenmez!”Demişti.

         12-ONBAŞI Adolf Hitler:”Ben dünyaya insanları güçlü yapmak için gelmedim. Onların güçsüzlerini kullanmak için geldim!”Demişti.

         Mustafa Kemal Atatürk, insanları özellikle de Kadınları ve ulusunu güçlü yapmak için dünyaya gelmişti!

         13-Onbaşı Adolf Hitler; Alman ırkından değildi.Ünlü Rokefeller ailesinden bir Yahudi’nin piçi olarak dünyaya gelmiş,çok sefalet çekmişti.Yahudiler lüks içinde yaşarlarken,onlar yüzünden alman kimliğinde yükselme olanağı da bulamamıştı.Almanlara da bu nedenle diş bilemekteydi.Almanya’da iktidarı eline aldığında her iki ulustan da intikamını alma olanağı buldu.Yahudileri gaz odalarında öldürttü.Almanya’yı da TÜM DÜNYAYA KARŞISINA ALARAK EZDİRTTİ.Almanya yenildiğinde de“Aykre”planını devreye sokarak tüm Alman halkının intihar etmesini emretti.Bizim Başsavcımız da Cumhuriyet Döneminde hor görüldüğüne inandığı imam-Hatipten ve başka bir unsurdan geldiği için,Türkiye cumhuriyetine ,Türk ve Türklüğe düşman kesildi.Üniter yapımızı bozma eylemine yöneldi.Nesebi için,Şimdi Esir kampında tutulan Sayın Ergün Poyraz’ın “Takunyalı Führer!”adlı eserinin 28’inci sahifesine bakılabilir.

         12-Başkanlık masalı ile Başbuğ(Führer) olmakla Onbaşı Adolf Hitlere eşit bir güce erişmek sevdasındadır!

         Tüm diktatör eğilimlilerde “Aktive Narsizimin” yanı sıra kan karışıklığı vardır.Daha ne yazayım Sayın Gezi Parkı sakinlerimiz!

 

        

 

        


 

30 Haziran 2013 Pazar

1070- YENİ MİLLETİNİZ VE MİLLİYETİNİZ HAYIRLI OLSUN!

                   TC.
            OSMAN TÜRKOĞUZ
         TC.osmanturkoguz@hotmail.com
          İzmir; 29 Haziran 2013
 YENİ MİLLETİNİZ VE MİLLİYETİNİZ
         HAYIRLI OLSUN

İngiliz Harp Tarihi: Türk askerlerinden bir grup Conkbayırına doğru kaçıyordu. Tepede bir atlı belirdi, emir verdiği kaçan askerler süngü takıp mevzi aldı, İngiliz askerleri de tam siper yaptı; böylece Birinci Dünya Savaşı da dört yıl uzamış oldu!”
”Bir İngiliz Teğmeni Dokuz yüz metre ilerideki Conkbayırı tepesinde beliren ve askerlerine emir verdiği anlaşılan atlıya ateş etti, vuramadı!” İngiliz belgeleri.
“Yirmi kadar Türk Askeri tepeye doğru kaçıyordu. Sebebini sordum: ”Efendim, düşman!” Dediler.
”Düşmandan kaçılmaz!” Dedim,
“Mermimiz bitti!” Dediler.
”Merminiz bittiyse kasaturalarınız var!” Dedim ve “süngü takk! komutunu vererek mevzi aldırdım.
Düşman askerleri de mevzi aldılar. Kazandığımız vakit bu vakitti; geriden, haber yolladığım birliklerimiz yetiştiler!” Erkan’ı Harp Kaymakamı,19’uncu Fırka  Komutanı Mustafa Kemal
TÜRK ORDUSU ÇANAKKALE’DE TARİHİ BİR DESTAN YARATMIŞTIR. Aşağıdaki W.Churchill’in itirafını Sayın Cansın Türkoğuz iletmiştir.
Türkiye Cumhuriyetinin Başsavcısı ve Tüm Anayasal Erklerimizin de sahibi ve tek kullanıcısı  Sayın Recep Teyyip Erdoğan Beyimiz buyurmuşlardır ki: ”Polisimiz Gezi yolunda anayasal Protesto haklarını kullanmak isteyenlere karşı BİR DESTAN YAZMIŞTIR!”
         ANAYASAL Protesto ve gösteri yapma haklarını kullanmak isteyen Türk İnsanına karşı; Biber gazlı, Tomalı, Coplu ve Tekmeli bir saldırı ile büyük bir başarı kazanan Sayın Başsavcımızın Milislerinin Komutanı Komiser: ”Sizinle gurur duyuyorum! İkinci bir Çanakkale Destanı yazdınız!” Demiş!
         Türk Ulusu kahraman Silahlı Kuvvetleriyle, Çanakkale’de; İngilizlere, Fransızlara diğer hempalarına karşı destansı bir zafer kazanarak Türk ulusunun Tarihine armağan etmişti.
Pekiyi, insana sormazlar mı?
Bu İkinci Çanakkale destanı Kime karşı ve kimler adına kazanılmıştır?
         Türk ulusuna karşı kazanıldığını övünerek anlattıkları bu Fistan!
         Dahili ve Harici Bedhahlarla Kürtler adına kazanılmıştır.
Hz. Ali’nin başını kestiği için övünerek gazel okuyan ilkel Araptan bunların farkları nedir?
İhanettir!


1069/DESTAN YAZAN YAZANA!


 

 
                           TC.

         OSMAN TÜRKOĞUZ

         TC.osmanturkoguz@hotmail.com

             İzmir;30 Haziran 2013


                   DESTAN YAZAN YAZANA!

         Kendi vatandaşlarına karşı destan yazanlar; Hainlerin kendi ulusuna karşı yazdığı destanlarda neden sus ve puslar!

         Büyük Ustamız ve ülkemizin Başsavcısı, Sayın Recep Teyyip Erdoğan buyurmuşlardı ki:”

         “Gezi Parkı eylemcileri Çapulculara! Karşı Polisimiz destan yazmıştır!”

         Anayasal Protesto haklarını kullanan Türk vatandaşlarına karşı; her türlü silah ve donanımla saldıran Bay

Recep Teyyip Erdoğan’ımızın  Militanlarının başı bir komiser de:”

         “Çok gururluyum; bugün ikinci bir Çanakkale destanı yazdınız!”Diyerek Militanlarını okşamıştı!

Sayın Beyler ve  Sayın Devletlilerimiz; sizler Türk halkına karşı destanlar yazarken, Güneydoğuda da Terör Örgütleri Karakol basarak, Güvenlik Güçleri kurarak ve aracını yaktığı bir Türk Uzman Çavuşunu kaçırarak kendi destanlarını dünyaya ilan etmektedirler. Neden susuyorsunuz? Gücünüz Anayasal gösteri haklarını kullanan silahsız Türk vatandaşlarına mı yetmektedir! Silahsız ve Tecavüzsüz Kendi vatandaşlarına karşı destan yazanlar, kendi ulusuna karşı olan hainler karşısında korkak ve korumacıdırlar! HİLAFET ORDUSU DA TÜRK ULUSUNA KARŞI DESTAN YAZMAK ÜZERE KURULMUŞTU. Türk Ulusu da bu hainleri iki ay içersinde ihanetlerinin batağında, tüm dünyaya rağmen, boğmuştu! Hainlerin sonu da hep boğulmak olmuştur1             

 

                           

                           

 

29 Haziran 2013 Cumartesi

1068/HİLAFET ORDUSU YA DA BOŞUNA İHANET!


 


         OSMAN TÜRKOĞUZ

         osmanturkoguz@hotmail.com

             İzmir;29 Haziran 2013

                           
        HİLAFET ORDUSU VE BOŞUNA İHANET!

Anadolu’da kurulan Kuvvayı Milliyeye karşı; İngiliz altınları ve silahları ile teçhiz edilen bir ihanet ordusunun adıdır: bu İhanet ordusuna Kuvvayı İnzibatiye de denilirdi. Bu Ordunun başına; İzmit Limanında demirli Yavuz Zırhlısında karargah kuran;Ünlü Benli Belkıs’ın babası,Süleyman  Şefik Paşa getirilmişti.20 Nisan 1920 tarihinde kurulmuş olan bu ihanet ordusu,İzmit,Adapazarı,Düzce ve Bolu ayaklanmalarında etkili olmuş,At cambazlığından Jandarma komutanlığına ve sonra da Paşalığı yükseltilen Çerkez Anzavur Ahmet çetesi de bu orduya katılmıştı.Subaylarının maaşları 150/250 ,Eratının maaşları da 15/25 Altın lira olan bu ihanet ordusu, yalınayak ve maaş alamayan Ulusal Güçlerimiz tarafından dağıtılmıştı.Bu nedenle de bu ihanet ordusu 20 Haziran 1920 tarihinde lağvedilmişti.Personelinin  bir kısmı esir edilmiş,bir kısmı silahları ile Kuvvayı Milliyeye katılmış,en hainleri de İstanbul’a kaçmıştı.

Şimdi de öğreniyoruz ki; Protestocu Türk Halkına her türlü zulüm ve işkenceyi lâyık gören ; Başsavcımız Sayın Recep Teyyip Erdoğan’a bağlı  Militan polislerin sayıları 250.000 ‘e çıkartılacağı gibi; Biber gazı,tazyikli su ve gaz fişeği ile Anayasal hakkını kullananları,yaralayan ve öldürenlere de 1000/5000TL.İkramiye verilecekmiş!Denenmişi yeniden denemek Akıllı insanların ve devlet adamların işi olmaması gerek!                                                    Yalınız ihaneti gelecek nesillerimize taşıyabilmek amacıyla bir önerim var:Anayasal haklarını kullanan Protestocu Çapulcularımıza!

        Saf nizamında saldıran Militanlara, üzerinde kurukafa işlemeli Gümüş madalya; Tazyikli suyla, Biber gazı, Cop ve tekme onları yaralayan,sakat bırakan ve hâtâ öldüren Militanlarımıza da üzerinde kurukafa resimli Altın madalya verilmelidir!

1067/ATMAYINIZ İRECEP TEYYİP PAŞAMIZ1


                   TC

         OSMAN TÜRKOĞUZ

         TC.osmanturkoguz@hotmail.com

             İzmir;29 Haziran 2013


                   ATMAYINIZ İRECEP TEYYİP PAŞAMIZ!

İngilizlerin çıkartmış olduğu 31 Mart 1909 olaylarında; Vatan haini Gericilerin toplanarak Türk Askerine silahla karşı koyduğu Topçu Kışlasını yeniden yaptırtma kaprisiniz sizleri,Militanlarınızı ve Ülkemizi ne hallere soktuğunu artık görmelisiniz!Hâlâ bir Kabadayı edası ile:

         “Taksimdeki Gezi yeri için Mahkeme nasıl karar verirse versin; Referanduma götüreceğim!”Diyorsunuz! Öncelikle Referandum ile Plebisit arasındaki ince farkı görmelisiniz! Saniyen, Mahkemenin vereceği kararı Halk oyuna götüremezsiniz!Neden mi götüremezsiniz?Mahkeme kararları, UÇAĞINIZA DOLDURARAK GEZİYE GÖTÜRDÜĞÜNÜZ YALAKALARINIZDAN DEĞİL DE ONDAN.Anayasamızın %92,07 halk oyu ile onaylanan Anayasamızın 138’inci maddesinin varlığını hiç duydunuz mu!beraberce okuyalım:

                            ÜÇÜNCÜ BÖLÜM”

                                       YARGI

         “1-Genel hükümler

         A.Mahkemelerin bağımsızlığı

         MADDE 138-“Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar,Anayasaya,kanuna  ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.

         Hiçbir organ, makam,merci, veya kişi,yargı yetkisin in kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez,genelge gönderemez;tavsiye ve telkinde bulunamaz.

         Görülmekte olan bir dava hakkındaYasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

         Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır;bu organlar ve idare,mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez”.

         Büyük ustalığınızı kullanarak, Ulusal İrade ile oluşmuş bir anayasa hükmünü yok sayamazsınız!Bizim bahçemizdeki kargaları bile güldürmekten vazgeçmelisiniz!

 

        

        

                  

 

25 Haziran 2013 Salı

1066/MİLLİ İRADEYE SAYGI!HADİ CANIM SİZDELER!


 

 

                     TC.

            OSMAN TÜRKOĞUZ

         TC.osmanturkoguz@hotmail.com

          İzmir;25 Haziran 2013

MİLLİ İRADEYE SAYGI!HADİ CANIM SİZDELER!

Anayasamız 7’inci maddesiyle yasama yetkisini Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine,Yürütme yetkisini ve görevini /8’inci madde/Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna,Yargı  yetkisini de/9’uncu madde/ Türk milleti adına bağımsız mahkemelere vermiştir.Bunlar ahenk içersinde ve biri birlerinin yetkilerine karışmadan çalışacaklardır.Nitekim Bay Recep Teyyip Erdoğan’ın zuhuruna kadar da böyle olmuştur.Bu Anayasamız %92,07 gibi yüksek bir katılım ile TÜRK ULUSUNUN ULUSAL İRADESİ OLARAK ORTAYA KONULMUŞTUR!

        Son genel Seçimlerde de Siyasi partilerimizin oy oranlarını Türk ulusal İradesi belirlemiştir. Çatma Dosyalar, maskeli çatma Tanıklar ve özel hukuk düzeni ile tutuklanan bazı kimseleri de Milletvekili olarak seçmiştir. Atatürk’ten Korkanlar Partisi “Milli İrade”gereği Meclise ve Bakanlar kuruluna yükselmiştir. Peki; masallarla esir kamplarında tutulan Milletvekillerimizi Türk Ulusunun Milli iradesi seçmemiş midir? Bunlar hapislerde çürütülürken, Utanmadan ve Sıkılmadan Milli iradeye Saygıdan söz etmenin siyasi ahlakla bağdaştırılması mümkün müdür!Acele tedavi önermekteyim,vakit geçmeden!

 

1065/ŞEYHÜLİSLAM MEHMETES SEYYİT AYINTAPLI EFENDİMİZ!


 

 

                     TC.

            OSMAN TÜRKOĞUZ

         TC.osmanturkoguz@hotmail.com

          İzmir;25 Haziran 2013

 

                   ŞEYHÜLİSLAM ES SYYİT MEHMET AYINTAPLI’DAN FETVA!

Bir zamanlar Sayın Başsavcımız R.Teyyip Erdoğan Bey;”türban kararını Ulemamız vermelidir!”Buyurmuşlardı! Atatürk’ten Korkanlar Partisinin Diyanet işleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez Efendi, bu sefer de Sayın Recep Teyyip Erdoğan Militanlarının Anayasal gösteri haklarını kullanan vatandaşlarımıza reva gördüğü gayrı insani muameleler üzerine fetvayı Şerif vermiştir!Biz enayi Müselmanlar fetvaların Kur’anı Kerime,Hadislere ve de icmayı ümmet kararlarına dayanılarak verileceğine inanırdık!

         AKP’NİN DİN VE DİYANET İŞLERİ BAŞKANI VERMİŞ OLDUĞU FETVA İLE

  Bizleri dalmış olduğumuz gafletten uyandırdı! Fetvanın özü:

         “Bütün dünya devletlerinde göstericileri dağıtmak için o ülkelerin polisleri Biber gazı, Tazyikli su, Cop ve her türlü aracı kullanmaktadırlar. Ülkemizde de polisimizin bu araçları kullanarak Protestocular üzerinde,ikinci bir Çanakkale Zaferi kazanmalarının Yüce  İslam dinince hiç bir sakıncası yoktur!”Gerçeği yalınız Türk ulusu bilir!”

         Pekiyi Sayın Şeyhülislamımız; Anayasal hakkını kullanan protestocuları öldürmek, yaralamak,kör ve sakat bırakmanın Hıristiyan ülkelerde yeri neresidir!

         Deniz, Feneri Soyguncularını Alman Adaleti Mahkûm etti, bu konudaki

Örnekleme eseri fetvanız nasıl olacaktır? Amerika Birleşik Devletleri, sizin fetvanıza uyarak öğrencilerin gözlerine Biber gazı sıkan polislerinin bu eylemleri için öprencileri 30.000 Dolar ödediği;Avusturya cumhuriyetinin de aynı suça uğrayan insanlarına Beşer Bin avro ödediği günümüzde,sizin Vicdani sağlığınız iyi mi?

 

                           

                           

 

İzleyiciler

Blog Arşivi