26 Ocak 2011 Çarşamba

255-SENMANLIK ÜZERİNE SERENAT.

OSMMAN TÜRKOĞUZ
Çeşmealtı; 22 Haziran 2009-Tarihine dikkat.
                           

SENMANLIK ÜZERİNE SERENAT!

SENMANLIK üzerine biraz konuşmam gerektiğine karar verdim.
Eroin içenler, Eroinman; Kokain içenler, Kokainman; Sigara içenler de ‘Keş’ oluyorlar ve tedavileri yıllarca sürüyor.
Bu keyif verici maddeleri kullanmaya alışanlar, önce servetlerini, sonra da kişiliklerini yitiriyorlar. Bu maddelere ulaşmak için, neleri var, neleri yok satıyorlar. Kanlarını satıyorlar, sonunda da kendilerini satıyorlar. Amma, ölümden de çok korkuyorlar.
Uzun süren meslek yaşantımda gözlemlediğim sayısız olay oldu. Cenevre’de, B.M’DE KEYİF VERİCİ, ”BARBİTÜRÜK”, maddelerin kursunu gördüm.
Manisa İl J. Alay Komutanı iken de akıl hastanesinde birçok olaya tanık olduğum gibi; Sayın Ahmet Avcı da tanık oldu.
Sonraları da acı gözlemlerim oldu.
Bakıyordum; ruhun ve beyinin bir maddeye kilitlenmesini gözlemliyordum. Bir maddeye ve bir hedefe kilitlenmek; yalancı mutluluğa ve kendinden kaçışa kilitlenmek! Toplumla uyuşamamaya kilitlenmek. Ya, birisini ölesiye sevmek.

254-SAVUNMAMDIR.

                   OSMAN TÜRKOĞUZ
                   osmanturkoguz@hotmail.com
                   İzmir;14 Ocak 2010.Tarihine dikkat.    

                            SAYIN SİLİ HAN’IM EFENDİM;

         Kesinlikle bir tartışma yaratarak, KALEM KAVGASINA girme niyetim yoktur ve dahi olamaz da.
Bendeniz, kendimi değil de dayanmış olduğum, bendenizi söz konusu yazımı yazmaya ve utanmadan yaymaya iten bulgularımı arz etmek durumundayım.
Yalınız size peşinen söylemeliyim: Konu o kadar derin ki, neresinden ve nasıl başlayacağıma da karar vermiş değilim. Ama bir yerinden başlamak gerekir.
Önce, bir hususu açıklığa kavuşturmam gerekeceğine karar verdim: ECE, KRALİÇE VE GÜZEL demektir.
Benim köyümde en çok kullanılan bir kelimedir: Yapma ECEM, gel ECEM, ECEM benim gibi.
Evimizin oturma odasının penceresine, her sabah, gelen iki kumruya da seslenme sözümüz: ‘Geldiniz mi ECEM’DİR!

253-DOĞRU SÖZE NE DENİR?

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir; 26 Ocak 2011.
DOĞRU SÖZE NE DENİR!
Adaletten Kaçanlar Siyasi Partimizden bir Sayın Vekil Milleti, Eydirmiş ki:
“Sayın Recep Tayyip Erdoğan da, ATATÜRK gibi Türkiye’yi kurtarmıştır!”He Valla, Çok Doğri sülemiştir Arz edeyim:
*Atatürk, Türkiye’yi Düşman ordularından kurtarmıştı. Sayın Bay Recep Bey de, Türkiye’yi Türk Silahlı Kuvvetlerinden kurtarmıştır!
*Atatürk, Yüce İslam Dinini Hurafelerden ve Sömürücülerden kurtarmıştı. Sayın Bay Recep Bey de, Hurafeleri ve Din Sömürücülerini ATATÜRK’TEN kurtarmıştır.
*Atatürk, Türkçeyi diğer dillerin boyunduruğundan kurtarmıştı. Sayın Recep Bey de, Türk Milletini Türkçeden kurtarmıştır.
*Atatürk her türlü üretim araç ve gereçlerini ve toprak işgallerini Yabancılardan kurtarmıştı. Sayın Recep Bey de, her türlü üretim araç ve gereçlerini ve türlü çeşit toprakları Türk Milletinden kurtarmıştır.
Sayın Bay Recep Bey, Deniz Fenercilerini, Türkiye Büyük Milletvekilleri Meclisine sığınan Sanıkları, Devlet ihalesine giren Tanıdıklar ve tüm yakınlarını kurtarmıştır.

25 Ocak 2011 Salı

252-BİR ŞEHİRDE YAŞAMAK

OSMAN TÜRK OĞUZ
Çeşmealtı;25Mayıs2009

Bir şehirde yaşamak, en acıklı öyküyü,
Yaşanmış sevdaların en güzeli, büyüğü.
Aynı Güneşi görmek, aynı bulut altından;
Solgun ışıklarından Ay’ı arayıp, bulmak,
Bir şehirde olup ta, beraber olamamak.
Bir caddenin ucunda karşılıklı durup ta,
Aynı ıslak rüzgârı saçlarında duyarak,
Aynı ortak türküyü söyleyip, duyamamak.
Yaşam mı bunun adı, eziyet mi, sen söyle.
Bu acıklı halimiz sürüp, gider mi böyle!
Yüreğim sende atar, ayrı olsam da inan,
Seninle olmak için, sen de benim gibi yan.
Bin Mushaf olmuş adın, anıyor, anıyorum,
Kır yasak zincirini, yandırma duman, duman.
Sensiz yaşam cehennem, yanıyor, yanıyorum,
Dua yaptım adını, hep SENİ anıyorum.

251-AKSİ İLE KANIT

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir;06 Aralık 2010.
                                     SİNON, CONTRAİRE,
                              AU CONTRAİRE. ( AKSİYLE SABİT!).
                           “ İsviçre’de bir Allah kuruşum yok!”
                             Sayın Recep Tayyip Erdoğan.
                              “AKSİ!” VAROLANLAR, KULLARIN KURUŞLARINDAN MI?
“Korkutma esasına dayanan davranış kuralları(ETİK)bir erdem olmadıktan başka güvene de uygun değildir.”Mareşal Gazi Mustafa Kemal,1924,Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.
“Hiçbir ulus yoktur ki ETİK esaslarına dayanmadan yükselebilsin.”Mareşal Gazi Mustafa Kemal, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, c.2s.4.
“Etik kutsaldır; çünkü aynı kıymette eşi yoktur ve başka hiçbir kıymetle ölçülemez.”Mareşal Gazi Mustafa Kemal, Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri,”Atatürk Araştırma Merkezi, s.218.
“Ulusal davranış kuralları(ETİK),ulusal esaslarla ve özgür düşüncelerle beslenmeli ve destek olunmalıdır.”Mareşal Gazi Mustafa Kemal,25 Ağustos 1924,Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.
Hayatımda hiç param olmadı; bu nedenle de hiç eziklik duymadım. Hiçbir hediye almadım ve hiçbir kimse de rüşvet bile teklif edemedi. Her görevimde İTA ÂMİRLİĞİ DE YAPTIM. Konya Jandarma Bölge Komutanı bir jandarma Generali olduğu halde; Bölge komutanlığı dâhil,(8) il jandarma alay komutanlığı,(59)ilçe jandarma bölük komutanlığı ve (450)Bucak ve köy jandarma komutanlıklarının da ita âmirliği görevini büyük bir onurla yürüttüm. Emrimde Satın Alma ve dahi Emanet Komisyonları vardı.

250-lütfen altemur kılıç

OSMAN TÜRKOĞUZ
Çeşmealtı;19 Eylül 2010.
LÜTFEN ALTEMUR KILIÇ!
Politikacılar gelecek seçimleri; devlet adamları da gelecek nesilleri düşünürler!”
Prof.Dr. Maurice Duverger.
“Bir ülkede namuslular, en az namussuzlar kadar cesur olmazlarsa, o ülkede kurtuluş umudu yoktur!”
İsmet İnönü.
“Başkaları tarafından kurtarılmayı yalınız köleler bekler!” Romalı bir bilgin.
İlgi: ŞEKERSİZ VE BABASIZ BIRAKMAK. Ostüzü.
Blog adresim:http://osmanturkoguz.blogspot.com/
27 Ekim 1957 genel seçimleri çok sert ve çok ta tedirgin bir hava içersinde cereyan etmişti. Başvekil Adnan Menderes’in:”Tanrı, bir daha 27 Ekim gecesini yaşatmasın!” Dediği söylenmişti.1954 senesinden sonra; ekonomi ve sosyal yapımız iyice bozulmuş, başvekil Adnan menderes te daha fena bozulmuştu.1955 senesinde; kendisini çok sıkıştıran Demokrat Partisi Meclis grubunda; yelkenlerini milletvekillerine indirmişti:
“Siz o kadar güçlüsünün ki; isterseniz Hilafeti bile geri getirebilirsiniz!”Demek zorunda kalmıştı.
Rahmetli Osman Bölükbaşının sert ve cesur muhalefeti karşısında, Kırşehir’i ilçe yapmışlardı. Hiç unutmama imk3an olmayan bir durum da;27 Ekim 1957 Genel seçim günü seçim sonuçları saat 1430’dan itibaren Türkiye radyolarından ilan edilmeye başlanmıştı. Bir yandan da, Devletin Radyosunda saatlerce süren “VATAN CEPHESİ” ilanları ve Demokrat Partiye iltihaklar okunmaktaydı. Atlas Okyanustaki bir gemiden verilmiş olan Vatan Cephesine geçiş mesajı üzerine rahmetli Prof.Dr. Turhan Fevzioğlu’nun uyarısı üzerine, anılan gemide yapılan aramada çok sayıda kaçak eşya ele geçirilmişti!

249- BİN YILLIK SEVDA!

         OSMAN TÜRKOĞUZ
         osmanturkoguz@hotmail.com                               
         İzmir;11 Mayıs 2009–1995 Mersin

                                  BİN YILLIK SEVDA!
                                                        “Zaman farkı koyana bin lânet.”


                  VE SEN, EY GÜZEL,
                   DÜNYAMIZA İNİP, GELEN;
                   BİN BAHARDAN, BİN YAZDAN,
                   VE SEN,
                   KESİLEN KRİSTAL AYNA GİBİ,
                   GÜLÜŞÜ GÜLBAHAR,
                   ENDAMI SELVİ OLAN.
                   VE BİR IŞIK, NASIL SÜZÜLÜRSE CAMDAN,
                   GÜNEŞ NASIL DOĞARSA, UFUKTAN,           TANDAN
                   ÖYLESİNE SÜZÜLÜP, DOĞUYORSUN,
                   ESKİ RÜYALARDAN, GÖZBEBEKLERİME,
                   ESKİ ZAMANLARDAN.
                   VE BİR TÜL PERDE, NASIL KIVRILIRSA,
                   IŞIKTAN VE RÜZGÂRDAN;
                   ÖYLE GİRİYORSUN ODAMA,
                                      BİN ASALET,
                                                               BİN İŞVE,
                                                        VE BİN NAZDAN.
                   BAŞIM UĞULDIYOR, GÖZLERİM KARARIYOR,
                   BİR EVRENDEN, BİN EVRENE GEÇİYORUM,
                   SENİ GÖRDÜĞÜMDE BİN HAZDAN.
                   IŞIKLAR GETİRİYORSUN DÜNYAMA,
                   KARANLIK DEHLİZLERDEN,                        
                                      KUTUPLARDAN,
                                               AYAZDAN.
                   TÜM YARASALARIMI ALIP, BİRER, BİRER,
                   GÜVERCİN EDİYORSUN, PIRIL, PIRIL BEYAZDAN.
                    BİR GÖKTAŞI YANIYOR, SEMADA SANKİ
                   YÜZÜNDEKİ IŞILTIYLA GİRİYORSUN DÜNYAMA,
                   BİN KAPILI HAZDAN.
                   VE ÇIKIP TA GİDİYORSUN,
                   GÖKTAŞI GİBİ YANAN BENİM;
                   DÖN DE BİR BAK, PEŞİN SIRA BİN HAZDAN.
                   VE SONRA, SEVDALI BAŞIN, HÜZÜNLÜ YÜZÜN,
                   BULUTLAR ARKASINDAN ÇIKAN GÜNEŞ,
                   AYDINLANIYOR EVRENİM, AYDINLIĞA BİN EŞ.
                   KIRK SENEDİR DÜŞTE GÖREMEDİĞİM,
                   SENİ GÖRDÜĞÜMDE SORUYORUM.
                   DÜŞTE MİYİM; CENNETTE MİYİM?
                   MÜMKÜN DEĞİLDİR SENİN, CENNETTE OLMAN!
                   YA KAPARDI MÜMİNLER SENİ,
                   YA DA BIRAKIR HAVVAYI ÂDEM.

                   VE MERYEM TANRISINDAN OLURDU.
                   VE BEN, BEŞ DÜŞMAN SAHİBİ OLURDUM,
                   DÜŞLERİNDE BİLE SENİ GÖREMEYEN ADAM
                   VE SEN,
                   PEŞİNDE YÜZBİN SEVDALI DOLANAN,
                   ARMAĞANSIN AYDINLIĞA, NİCE BİN BAHARDAN,
                                                                           NİCE BİN YAZDAN.
                   VE EY GÜZELLİK VE EY IŞIK, BENİMSİN SEN,
                   SENİ BEKLİYORDUM BEN, BİN YILLIK SEVDADAN,
                   BİN YILLIK NİYAZDAN.
                  












                  
                  
                  
                  
                  
                  

24 Ocak 2011 Pazartesi

248-AKP'DEN NELER ÖĞRENDİK.

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir;24 Ocak 2011.
“AKP’DEN NELER ÖĞRENDİK!”
Vatan gazetesi Yazarı Sayın Can Ataklı;23 Ocak 2011 tarihinde, köşesinde bu başlıkla bir güzel analiz yayımladı.27 Mayıs 1960 Askersel darbeden sonra; bir trafik kazasında yitirmiş olduğumuz Rahmetli Amcası Kurmay Albay Mucip Ataklının adını çok duymuştum. Yeğen Sayın Can Ataklının kendine özgü yazısını okuyanlardan birisiyimdir. İş bu yazı “Hoşuma Gidenler” başlığı altında yayımlanmıştır:
“Bir dostum göndermiş. Muhtemelen internetteki mail zincirlerinde dolaşıyordur. Ama görmeyenler için burada da tekrarlamak istedim. Evet, gelin bakın 8 yılda AKP’DEN neler öğrendik, birlikte okuyalım:
*-Devletimizin Kofluğunu keşfettik ve Cumhuriyetimizle Rejimin kurumsallaşmadığını gördük.
*-Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yapılan türlü psikolojik operasyonlara karşı değil Devleti ve Ulusu, kendini bile savunmakta yetersiz olduğunu anladık.

247-ATEŞ İLE SUYUN ÖYKÜSÜ

OSMAN TÜRKOĞUZ
Çeşmealtı; 25 Mayıs 2010.
ATEŞ İLE SU!”

Konak subay orduevinin bitişiğindeki ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ’NİN önünde; resim ve heykel sergi salonu vardır. ATATÜRK’TEN KORKANLAR PARTİSİ iktidara gelmeden önce; burada görkemli bir yaratılış heykeli vardı. Bir yüksek kaide üstünde, bir tek sap ile kaideye tutturulmuş iki yaprak. Üşenmeden, bu heykelin önünde durur, gelen ve geçene bunun anlamını sorardım. Tanrıma şükürler olsun bunu bilene rastlayamadım. KADIN ve ERKEK BİR kökten türemiştir, hayata bir tek kökle bağlıdırlar! Adı AK, Ampulü de çağdaşlığa patlak siyasi parti iktidara gelir, gelmez bu heykel yerinden söküldü, kaidesi de bomboş kaldı. Bunu yerine büyük bir mermer parçasının içine bir sabun kalıbı sembolü konuldu. Müzeden içeri daldım; bir Erkekle iki Hanımın oturduğu odaya selamsız girdim:
“Buranın en büyüğü kim?” Diye sordum. Gururla, ben diyen Adama, bu heykelin İzmir il müftülüğünün ya da AKP il başkanlığının önüne dikilmesini anlattım.

246-BAB'I MEŞİHAT KALKMADI MIYDI!

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir;25 Ocak 2011.
BAB’I MEŞİHAT KAPANMADI MI?
Manisa Milletvekili, suikasttan zor kurtulan! Bülent Arınç Bey,”fetva aldım, ezan okunurken de konuşabilirim!” Buyurmuş.”Hoppala yavrum fetvalar geri mi geldi!”Dedim.
Diyanet işleri Eski başkanı Profesör Dr. Sayın Ali Bardakoğlu:
“Sosyal konular için DİB’ lığından fetva istemeyin!” Dediği için görevlerinden azat edilmişlerdi. Anayasamızın 136’ıncı maddesini açıp okudum:
“i.Diyanet İşleri Başkanlığı”
Madde136-Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, Laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.”Amir hükmünü taşımaktadır.

İzleyiciler

Blog Arşivi