24 Ocak 2011 Pazartesi

246-BAB'I MEŞİHAT KALKMADI MIYDI!

OSMAN TÜRKOĞUZ
İzmir;25 Ocak 2011.
BAB’I MEŞİHAT KAPANMADI MI?
Manisa Milletvekili, suikasttan zor kurtulan! Bülent Arınç Bey,”fetva aldım, ezan okunurken de konuşabilirim!” Buyurmuş.”Hoppala yavrum fetvalar geri mi geldi!”Dedim.
Diyanet işleri Eski başkanı Profesör Dr. Sayın Ali Bardakoğlu:
“Sosyal konular için DİB’ lığından fetva istemeyin!” Dediği için görevlerinden azat edilmişlerdi. Anayasamızın 136’ıncı maddesini açıp okudum:
“i.Diyanet İşleri Başkanlığı”
Madde136-Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, Laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.”Amir hükmünü taşımaktadır.

23 Ocak 2011 Pazar

245 BİS.İNSAN OLAN YERDE!

OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;17 Aralık 2010.

İNSAN OLAN YERDE:
Kahramanlar hain, hainler kahraman olabiliyormuş!
196 sanlıklı Balyoz davasında, bir Jandarma Astsubayının da sanık sıfatı ile mahkemeye çağırıldığının anlaşılması üzerine ol mahkemenin yeni başkanı:
“İnsan olan yerde hatalar olabilir!”Buyurarak, kendiliğinden ol hayali sanık hakkında basmış aklama kararını.
Bence bu kararı sanıkların ve hainlerin tümüne teşmil etmeliyiz:
“Maskeli insanların olduğu yerde; Kahramanlar Hain, Hainler de kahraman olmaktadırlar!”

245-YENİDEN YARATILMAK

OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
Çeşmealtı;21 Mayıs 2010.

YENİDEN YARATILDIM!
Bir yıldız düştü gönlüme,
Gözlerim oldu.
Bir gül açtı bahçemde,
Sapsarı bir GÜL;
Hayatım GÜLLERLE doldu.
Bir rüzgâr esti delicesine,
Nefesim oldu.
Bir bahar geldi kalbime,
Taptaze bir bahar, hayatım doldu.
Uzaklarda, çok uzaklarda bir Melek,
Cennetleri bıraktı gönlüme kondu;
Kışlarım bahar oldu, yazlarım bahar oldu.


244-BİR İMAMDAN NE BEKLENİR.

osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;20 Ocak 2011.

BİR İMAMIN NE YAPMASINI İSTERDİNİZ! Bendeniz, günümüz Türk toplumunun davranışlarını anlayamadım gitti. İmamı Başbakan yapan sizsiniz; İçki Yasağını koyduran da O.Afganistan’da uygarlığı yasaklayan ve (80) metrelik tarihi Buda heykelini de salâvat getirerek dinamitleyen TALİBAN. Kars’taki İslam anlayışına sığmayan! İnsanlık Heykelinin yıkılmasını isteyen de TAYYİBAN. İki yönetim de biri birine uyaklı.
PS: Kürt İsyancısı Şeyh Rıza’nın heykeline ne karışıyorsunuz! O heykeli açanlar Vekillerimiz değil mi! Hem de o heykelcik uslu, uslu Kahramanlarımızın tutuklanmasını seyrediyor. Korkmayınız O isyan çıkartmaz!

243-ULUSAL KONGRELERİMİZ KUTSALDIR.

OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
Çeşmealtı;19 Haziran 2010.

ULUSAL KONGRELERİMİZ,
TOPLUMSAL SÖZLEŞMELERİMİZDİR;
KUTSALDIR!
Ülkemizde Kara ses adıyla ünlenen ve bugün de Erzurum mezarlığında, görkemli mezarında yatmakta olan, Cemalettin Kaplan;1970’li yıllarda, az kalsın Diyanet İşleri Başkanımız olacaktı. Yönetimin ve askerin gözüne girmek için, bir de Süleymancılar aleyhinde bildiri yayımlamıştı!
Süleymancıların 1967 senesinde yayımlamış oldukları”İnanacağımız Esaslar!” adlı bildirinin en can alıcı noktasına dokunulmamıştı:”Bu önemli! Madde, Halife ile ilgiliydi:
“HALİFESİ OLMAYAN ÜLKEDE CUMA NAMAZI KILINAMAZ!”

242-DİN ULULARININ HAREMLERİ.

OSMAN TÜRKOĞUZ
osmanturkoguz@hotmail.com
İzmir;21 Ocak 2011.

DİN ULULARININ HAREMLERİ!
“Bu işte en hızlı ERKEK!,17’inci asırda Kuzey Afrika’da yaşamış olan(667)çocuk sahibi bir İslam Sultanıdır! Sonra da(132) çocukla, beş Kardeş Katili, Yahudi Nurbanu’dan olma Üçüncü Murat gelir.”
En fakir harem sahibi de Cennet’te olduğu halde kendi, kaburgasından yaratılmış Havva ile iktifa eden Hz. Âdem Peygamberimizdir.”Ostüzü.
Bendeniz çok derinlere ve gerilere inmeyeceğim.”Muhteşem Yüzyıl” filmi nedeniyle, gümbürtüsü çok çıkan kurusıkı tüfeklerle ateş edenlere de seslenmeyeceğim. Ha onlara seslenmişim, ha başkaları tarafından doldurulan kurusıkı tüfeklere seslenmişim. Bendeniz, aklı olan, araştıran ve bir sonuca varan bizim çağımızın Aydın insanlarına sesleneceğim.

18 Ocak 2011 Salı

241- İÇMESİNLER DE NE YAPSINLAR!

                        OSMAN TÜRKOĞUZ
                  osmanturkoguz@hotmail.com
                 İzmir; 18 Ocak 2011.

                         İÇMESİNLER DE NE YAPSINLAR;
                         SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN BEY!
         Uzun seneler önceydi; Manavgat Orman İşletme Müdürü olan Sayın İsmail Zengingönül, Amerika’da bir tarımcılar kongresinde tanık olduğu bir olayı anlatmıştı:
        Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanı; kürsüye gelerek Amerika’nın tarım politikası üzerine sekiz dakikalık bir konuşma yapar ve kürsüden iner. Kürsüye çıkan her tarımcı, ağza alınmayacak küfürlü ve dahi hakaret dolu sözlerle Bakana yüklenirler.
En sonunda Bakan kürsüye gelir.
Sayın İsmail Zengingönül meraktan yerinde oturamaz. ”Şimdi bir söz düellosu dinleyeceğim”; derken, Ol Salak Bakan! İki dakika konuşur ve:
        “Yapıcı tenkitlerinizden çok yararlandım, saygılarımı sunarım!” Diyerek, alkışlar arasında kürsüden iner.
Sayın İsmail Zengingönül, yanındaki Amerikalı meslektaşına döner ve gayetle şaşırmış bir ses tonu ile:
        “Bu kadar hakaret sayın bakan neden karşılık vermedi?” der. Amerikalı Orman Mühendisi:
        “Aziz dostum, burası Türkiye değildir. Her çiftçinin söylemiş olduğu söz o çiftçiyi bağlar. Amerika Birleşik Devletleri adına kürsüye çıkan bakanın söyleyeceği söz de Amerika Birleşik Devletlerini bağlayacağından, bakanlar halk gibi konuşamazlar ve hakla atışamazlar!” Der.
        Şimdi dönelim Ülkemizin iktidar sahiplerine. Bir stadyumun açılışında yapılan ıslık ve alkışlı pretostaya:

240- ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA ULUSAL GÜÇLERİN KARŞILAŞTIRILMASI!-2


          OSMAN TÜRKOĞUZ
          osmanturkoguz@hotmail.com
          Çeşmealtı; 08 Haziran 2010.

                    ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA
                    ULUSAL GÜÇLERİN KARŞILAŞTIRILMASI! 2
                   
İKİNCİ BÖLÜM!
                    İLGİ: A. Bir ulusu ve bir dini bölen fetvalar,
                              B. İhanetin belgeleri,
                              C. Vatan hainliği suçları,
          D. Dövüşen iki kardeş kavmin tanrılarıdır.
E*Silahlı Kuvvetlere Müdahale, Ulusal Felaketlerin Habercisi midir?  Ostüzü.       
          Blog adresim: http://osmanturkoguz.blogspot.com/
                                                
          1854–1855 yıllarında Yunanistan’ın Atina Büyük Elçisi olan bir Fransız diplomatının anıları dilimize de terüme edilmiştir. Çok ilginç bilgiler içermektedir.
Yunanlıların, Batılıların bildiği gibi uygar insanlar olmadıklarını örnekleriyle açıklamaktadır bu kitap. Eflatun (Platon)’un Hindistan’da kaldığını biz de biliyoruz. Eflatun, Devlet isimli eserini Hindistan’dan aşırmıştır diyor bu kitap.
          Bizim Aydın geçinenlerimiz de; Atina’yı ve dolayısıyla Yunanistan’ı aydınlatan Anadolu kültürünün mirasını yok farz ederek, Türklerin Anadolu’daki tarihlerini 400 çadırlık bir aşiret göçüne bağlamaktadırlar!
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; bu bilimselliğe! Gerekli tokadını vurmuştur.
          Mareşal Gazi Mustafa Kemal; devrimlerini uygulamaya koyduğu sıralarda; tüm TÜRK aydınlarının düşüncelerine asırlık bir kuruntu egemendi: ”Arabınkini Arap’a, Aceminkini Aceme, Batı’nınkini de Batı’ya geri versek; bize uzun kollu bir Buhara hırkasından başka bir şey kalmaz!”
          Divan’ı Lugat’it Türkî; Kutadgu Bilik, İbni Sina; Farabi, El Buruni, Secerey’i Terakime, Ali Şir Nevai ve Dedem Korkut’tan haberi olmayan bu kuruntu sahiplerine bugün acıyarak bakmaktayız!
         

17 Ocak 2011 Pazartesi

239- ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA ULUSAL GÜÇLERİN KARŞILAŞTIRILMASI


TÜRKOĞUZ                                        osmanturkoguz@hotmail.com
Çeşmealtı; 01 Haziran 2010.
ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA,
ULUSAL GÜÇLERİN KARŞILAŞTIRILMASI!
                    BİRİNCİ BÖLÜM!

Ulusal Kurtuluş savaşındaki kahraman Yiğitlerimizin
  Tanrısal öykülerinin anısına.
“KAHRAMANI olduğu kadar GAFİLİ’DE, HAİNİ DE çok milletiz!”BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL. Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler, s.555.

          Efendim, bendeniz bu başlık altında bir kitap yazmayı amaçlamıştım. Bu işin zorluğundan yılmadım ve yılmam da. Yazmış olduğum kitaplar raflarda, ya da alanların elinde kaldı.
          Ulusumuzun kahramanlıklarını ilgilendiren konularda sürekli konuşanları dinlediğimde, bunların üç grupta toplanmış olduklarını gördüm:
                    1*Hiçbir gerçekçi bilgisi olmadan; yalan ve yanlış, kulak dolgunluğunun vermiş olduğu cesaretle konuşanlar;
                    2*Hainler ve Ajan Provokatörler!
                    3*Yunanistan’ı hafife alanlar;
                    4*Türk Ordusunu ve Türk Ulusunu bugünkü seviyesinde sananlar. Atatürk devrimine inanmayanlar.
                    GENEL DURURUMUZ!
          30 Ekim 1918 tarihinde; Limni adasının Mondros Limanında; Agamemnun savaş gemisinde, zorla imzalamış olduğumuz Ateşkes antlaşmasının 7’inci maddesine göre ülkemiz işgal edilmişti.
İstanbul, İzmir, Aydın, Antalya, Konya, Ayıntap, Urfa, Mersin; Adana; Mardin, Maraş, Samsun; Ankara, Eskişehir, İzmit, Balıkesir, Bursa, Bandırma ve çok sayıda kasaba ve köylerimiz, İngiliz, Fransız , İtalya ve Yunanistan tarafından işgale uğramıştı.
Doğuda da Ermeniler Kars’ı işgal ettikleri gibi, Doğu vilayetlerimizde de egemendiler. Karadeniz kıyılarında da Rum-Pontus işgali vardı.
Güneyimizde de Fransız kontrolünde, Ermeni Milisleri katliamlar yapmaktaydılar.
          Yaralı bulunan Yavuz savaş gemimiz İzmit körfezinde bağlıydı. Donanmamızı oluşturan gemiler de Haliç’e çekilmişti.
Bütün denizlerimiz; İngiliz, Fransız, İtalyan ve yunan donanmasının kontrolü altındaydı. Elimizde sağlam bir gemi yoktu.           Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra; Saman pazarındaki bir kiralık binada, 22 deniz subayı toplanarak TÜRK DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINI OLUŞTURMUŞTU!
          Teşkilat’ı Mahsusa dağıtılmıştı. İstanbul’da birbirinden bağımsız haber alma grupları oluşturulmuştu.

238-TUNUSLULAR NEDEN ALLAH'A HAVALE ETMEDİLER!

        OSMAN TÜRKOĞUZ
        İzmir; 17 Ocak 2011.
                
TUNUSLULAR NEDEN ALLAH’A HAVALE ETMEDİLER!

        Bendeniz, ”Ne Allah’a Havale, Ne de Sandığa Gömme!” Başlıklı bir yazı yayımlamıştım. Hiçbir meraklı Arkadaşım çıkıp ta, “yahu Osman, sen ne demek istiyorsun?” Demedi.
        Eşim Sayın Majeste Hamret Hanım:
        “Sormazlar, okuyup ta geçerler. Soru sormak için insanda iki şey gereklidir. Onların ne olduğunu sen benden iyi bilirsin!” Dedi, topu da taca attı.
        1958 senesinde Uluborlu İlçe Jandarma Bölük Komutanıydım. Mustafa Koç adlı bir Aydın İlkokul öğretmeni arkadaşım, Eğridir’de yayımlanan bir gazeteye yazılar yazardı. Okuduğum, “Toplum olarak her şeyi Allah’a havale etmemizi” eleştiren bir yazıdan O arkadaşıma söz etmiştim. Bir hafta sonra arkadaşım üzgün bir halde:
        “Komutanım anlatmış olduğunuz o fıkrayı yazdığımdan dolayı Eğridir Cumhuriyet Savcısı aleyhimde soruşturma açmış, Ulıborlu ilçe merkezindeki gericilerden de tehditler alıyorum!” Dediydi. O arkadaşı teskin ederek kaynak kitabı eline verip bir de güzel bir savunma yazdıydım.

İzleyiciler

Blog Arşivi